Konyada ek iş imkanları gübre serpme makinaları
 
  Anasayfa    |   Künye    |   İletişim  
 

Konya'nın Güçlü ve Tarafsız Haber Gazetesi
 
 
 
Güncel Yaşam Spor KONYA Siyaset Ekonomi Röportaj Eğitim Sağlık Dünya Kültür Sanat  

 
Irak'ın kuzeyinde 7 terörist etkisiz hale getirildi      YHT kazasında flaş gelişme!      Bayraktar Deniz Kuvvetleri için uçmaya başladı      MEB, "LGS raporu" hazırladı      İçişleri Bakanı Soylu: ABD beslediği adamlarla bizi yıldırabileceğini düşündü      Sanayi üretimi ekimde bir önceki aya göre azaldı      TSK'nın göz bebeği MPT-55, yurt dışına göz kırpıyor      Hafız kızlar Konya'yı gururlandırdı! Çin'deki robot yarışmasında ödül aldılar      Cahit Turhan'dan Konya raylı sistemi açıklaması      Hulusi Akar: Terör örgütünde ciddi kırılmalar meydana geldi      Mevlana'nın "Mesnevi"si 26 dilde hoşgörüye çağırıyor      Bir tıkla zenginlik hedefleyenlerin mesleği: Youtuberlık      Mini Ada’ya 3 bini aşkın kişiden 'geçmiş olsun' ziyareti      Terör örgütü PKK'ya kış darbesi!      Abdurrahman Büyükkörükçü: Günde 50 dakikanı Allah’a ayır      Fatih Çıtlak: Hz. Mevlana’nın sözleri yanlış yorumlanıyor      Meram'da esnafa kira zammı yok      Etyemez: Kangren haline gelen sorunları çözdük      Leyla Şahin Usta: Güzel yarınlar inşa edeceğiz      Konya'daki aday tanıtım toplantısı iptal! Erdoğan tüm ilçeleri aynı anda açıklayacak     

Keneler Temmuz ve Ağustos aylarında etkinliğini artırıyor

07.07.2017
  
 
Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Uslu, kenelerin “ixodidae” ailesinde bulunan “Hyalomma marginatum marginatum” türünün, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’ne (KKKA) neden olduğunu belirterek, “Ülkemizde çok sayıda bulunan Hyalomma marginatum marginatum, nisan ve ekim ayları arasında, özellikle sayısal bakımdan temmuz-ağustos aylarında kırsal alanlarda insan ve diğer canlıların vücuduna tutunarak tehdit oluşturmaktadır” dedi. 
 
Prof. Dr. Uslu yaptığı açıklamada, Hyalomma marginatum marginatumun, iki konaklı keneler olduğunu, dişi kenelerin, 100 ile 5 bin arasında değişen, kehribar renginde 0,4-0,5 milimetre büyüklüğündeki yumurtalarını, ağaç kovuklarının altına, taş aralarına bıraktığını söyledi. KKKA’nın, Türkiye’de ilk defa 2002 yılında görüldüğünü ve 2003’te teşhisinin konulduğunu ifade eden Prof. Dr. Uslu, Türkiye’de Kelkit Vadisi, Tokat, Yozgat, Çorum’da, özellikle kırsal ve ormanlık alanın kesiştiği bölgelerde KKKA’nın ortaya çıktığını, virüsün de bu bölgelerdeki hayvan hareketleriyle ülkenin farklı yerlerine taşındığını belirtti.

“İNSANLAR VÜCUTLARINDA KENE OLDUĞU HİSSİNE VARAMIYOR”

KKKA’nın, kenenin direkt olarak insan kanını emmesiyle gerçekleşebileceğini dile getiren Prof. Dr. Uslu, virüsün hayvanlardan süt sağımı esnasında kenelerin ezilmesi sonucunda bulaşabileceğini, kesilen küçükbaş ve büyükbaş hayvanların etlerine temasıyla da gerçekleşebileceğini anlattı. Prof. Dr. Uslu, kenelerin genellikle insanların diz kapağının arkasında, kasık bölgelerinde, göbek çevresinde, koltuk altlarında, boyun ve enselerinde, kulak arkalarında,  derilerinin ince olduğu bölgelerde tutunma olasılığının fazla olduğunu belirterek, “KKKA’ya sebep olan ve ülkemizde çok sayıda bulunan Hyalomma marginatum marginatum, nisan ve ekim ayları arasında, özellikle sayısal bakımdan temmuz-ağustos aylarında kırsal alanlarda  insan ve diğer canlıların vücuduna tutunarak tehdit oluşturmaktadır. Bunun en önemli özelliği kenenin vücuda tutunduktan sonra insanlarda kenenin tutunduğuyla ilgili herhangi bir belirti göstermemesi. Çünkü kene tutunduğu zaman kenenin salgıladığı anestezik bir madde sayesinde insanlar kenenin vücuduna tutunduğu hissine varamıyor. Kene, insanlarda tutunmasının ardından, 24 saat üzerinden geçmişse insanlarda gribal bir enfeksiyon gibi kendini göstermektedir. İlk etapta, ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma olabileceği gibi ishalle de kendini gösterebilmektedir” şeklinde konuştu. 



“KENE TÜRÜNÜN BELİRLENMESİ TEDAVİ SÜRECİNE ETKİ EDİYOR”

Vaka sonrasında hastanın, keneyi kendi imkanlarıyla çıkarmaması gerektiğini, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Prof. Dr. Uslu, “Tek bir hamlede tutulup çekildiği zaman özellikle kene, tükürük bezlerindeki virüsü anında insana bulaştırabilmektedir. Onun için kenenin vücuda yapışık olan en yakın bölgesinden tutulup, hafifçe biraz çektikten sonra bir dakika kadar beklenmesi gerekmektedir. Çünkü kene, hipostomun üzerinde bulunan diş benzeri yapılarını bir dakika içerisinde kapatıyor. Kapattıktan sonra ise tek, ani darbeyle kenenin hipostomunu içeride, vücutta kalmayacak şekilde çıkarılıp alınması gerekmektedir. Kene çıkarıldıktan sonra Hyalomma marginatum marginatum olup olmamasının belirlenmesi için kenenin öldürülmemesi ve ezilmemesi gerekmektedir. Kenenin, parazitoloji laboratuvarına gönderilip larva mı, nimf mi, erişkin mi olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Tedavinin nasıl yapılacağı, tedavi şeklinin kararlaştırılması açısından kene türünün belirlenmesi önem arz ediyor” diye konuştu.

“İLAÇ KULLANIMINDA ÇEVREYE DUYARLILIK GÖSTERİLMELİ”

Prof. Dr. Uslu, hayvanlarda kenelerin genellikle kasık bölgesi, kuyruk altı, göğüs çevresi, kulak içerisi, tırnak araları, boyun bölgesi, baş kısmının ulaşamayacağı bölgelerde çok sayıda bulunabileceğini ifade ederek, “Bunun için özellikle sütü sağılan hayvanlarda süte geçmeyen ilaçların kullanılması gerekmektedir. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar ilaçlanmalıdır. Hayvan hareketlerinde o bölgedeki virüsün diğer bölgelere taşınmaması büyük önem arz ediyor. Onun dışında çevre ilaçlaması da yapılması gerekir fakat; ilaçlama yapılırken insana, hayvana, bitkiye zarar vermeyen, kalıcı etkisi fazla sürmeyen ilaçların kullanılması hassasiyetle belirlenmelidir” dedi.

“İNSANLARIN HİÇ GİDİLMEMİŞ BÖLGELERE GİTMEMESİ GEREKİR”

Kişisel koruma yöntemlerinin bilinçli şekilde uygulanmasının önemli olduğunu anlatan Prof. Dr. Uslu, “Kırsal alana çıkmadan önce kene kovucu spreyler uygulanmalı. Ultrasonik dalga yayıcılar da 100 metrekareye kadar keneye karşı etkili olabilmektedir. Onun haricinde, maliyeti oldukça yüksek nanoteknolojik materyalden üretilmiş pantolon, atlet, çorapların tercih edilmesi de kene vakalarına karşı tedbir olabilmektedir. Kırsal alanlarda açık renkli elbiseler giyilmeli ve özellikle pantolon paçalarının çorap içerisine konulması gerekir. İnsanların bakir alanlara, hiç gidilmemiş bölgelere gitmemeleri tavsiyeler arasında sayılabilir” ifadelerini kullandı.

“BEÇ TAVUĞU, KEKLİK MÜCADELEYE UYGUN DEĞİL”

KKKA ile biyolojik mücadele kapsamındaki çalışmaları değerlendiren Prof. Dr. Uslu, “Bunun için avcı böcekleri, kene mücadelesinde kullanılabiliyor. Onun haricinde yine entamopatojen nematodlar dediğimiz Heterorhabditis bacteriophora kenelerin larvalarını yemekte, mücadelede kullanılabilmektedir. Fakat bu yöntemin, entamopatojen nematodların kullanılabilmesi için özellikle ortamın nemli olması gerekmektedir. Aksi takdirde laboratuvarda ürettiğimiz nematodlar ölmektedir. Yine mücadelede kullanılan beç tavuğu veya keklik, belirli miktarda keneyi yedikten bir süre sonra kendisi kene toksikasyonundan, kene felcinden hayvanımız ölmektedir. Dolayısıyla bunlar, keneyle mücadelede uygun bir yöntem değil” diye konuştu.

Prof. Dr. Uslu, keneyle mücadelede, Sağlık Bakanlığı ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın aşı çalışmalarının hızla devam ettiğini, kısa sürede sonuç alınacağı umudunda olduklarını da sözlerine ekledi.

 
 
 
 
 
       
 
  Toplam 0 adet yorum.  
 
Sağlık
» Sağlık Bakanlığı har
» Bakan Koca'dan sağlıkta
» Minik Furkan, anne karnı
» Plastik cerrahlardan ’Y
» Doktorlara hızır acil g
» Konya'da 514 gram doğan
» Sosyal medyada tütün ü
» Sağlık Bakanı Koca'dan
» ASELSAN'dan bir ilk! Sire
» Yaklaşık 1 milyon öğr
» Koltuğunuzu koridordan a
» Konya'daki acil servisler
» Sağlıkta yıpranma pay
» Cumhurbaşkanı Erdoğan
» Sağlık alanında düzen
»  "Türkiye'de 10 reçeten
» Beyşehir'de 'vefa gecesi
»  Bakanlıktan ilaçta tek
»  Anne oğluna, ağabey ka
» Yeni yasayla sigara paket
»  Sigarada "düz paket"e b
»  Hindistan'da kök hücre
» Sağlık Bakanlığınca
» "Hekime giden hasta yanı
» Sağlık Bakanlığından
»  Sigaraya karşı yeni ka
» Kanser taramada Konya pil
» "Sağlık turizmi ile Kon
» Acil servislerde sistem s
» Konya'da yürüyüş etki
»  Kronik hastalara ekim ve
»  "Türkiye'de hasta memnu
»  İthal 20 biyoteknolojik
» Artık e-reçete: İşyer
» Kızılayın hedefi "her
» 'Sağlık market' yerli
»  Güvensiz ürünü ifşa
» Konya'da bir kişinin akc
»  Hükümet'ten bir müjde
»  Aşı reddine karşı "y
» Sağlıkta şiddetin önl
» Sağlık Market ile maliy
» İlaca, dövizdeki hareke
»  Sinek larvaları hastala
» Konya'da "borlu" gargara
» Konya’daki böbrek nakl
» Sağlık Bakanlığından
»  Hükümet düğmeye bast
»  İnmelerin yüzde 30'u h
»  Meslek hastalıklarına
»  Bebek mamalarına yeni d
»  Kamuda nitelikli işler
» Kanser hastalarının ted
» Bayram ikramlarında öl
»  Oruç tutanlara öğle s
»  Sigara yasağına uymaya
» Dağılan yüzü, vücudu
» 'Aşı konusunda bize gü
» Bakan Demircan açıklad
» Mahmut Sami Ramazanoğlu
» Karatay'dan 'ramazana su
» SGK 18 ilacı geri ödeme
» Meram Tıp'ta aynı gün
» Aile hekimi aciline giden
» Sağlık Bakanı Ahmet De
» Konya’da doğan yapış
» Selçuklu'ya 29 kütüpha
» Sağlık çalışanların
» Taklit ve tağşiş yapan
» Meram’da pembe tırla k
» 5 kanser ilacı geri öde
» 4 kanser ilacı geri öde
»  Sağlıkta yeni dönem b
» Konya'da başarılı oper
»  Konya'da bu merkez alzay
»  Prof. Dr. Karatay: Diyab
» "Yumurta tüketmek göz s
» Sağlık Bakanı Demircan
» Konya'da 12 yaşındaki k
» Konya'da bir kişinin gö
»  Deterjanlarda "çocuk"
»  Böbrek ameliyatını "c
» Sağlık Bakanı Demircan
» Konya'da 7 hastane 'dijit
» Konya'daki saldırıda ha
» Konyalı LYS birincisi g
» Afgan Muhammed'in dünyas
»  Uzmanlardan aşı uyarı
» Sorgun'dan Konya Numune H
»  Kornea nakli ile 4 karde
 
 
 
 

 

Şehir Seçiniz
 Untitled Document
Şehir : Konya  
 
 
Anasayfa      Güncel      Yaşam      Spor      Siyaset      Ekonomi      Röportaj      Eğitim      Dünya      Kültür Sanat     
 
 Copyright © 2015 haberliyorum.com design by phpyazilim.com