İŞTE HADİSENİN GERÇEK YÜZÜ
27 Temmuz 2010, Salı 11:35:38
Hadise, Elle dergisine Belçika’daki yaşamını, korkularını, sahne ışıklarının ardındaki genç kadını anlattı Belçika’da Popstar yarışmasından sonra çıkarttığı albümlerle müzikteki başarısını sahnesi, samimiyeti, stili ve hadiselerden uzak yaşam seçimiyle kanıtlayan Hadise, “Çok çalışıyorum. Hayatımda anlamlı şeyler yapmak istiyorum.
Parasını sadece Chanel çantalara ve pırlantalı saatlere harcayan biri değilim” diyor. Belçika’da neler yapıyorsun? Ailece Belçika’da yaşıyoruz. İşimiz olunca, Hülya’yla Türkiye’ye geliyorum. İşimizin olmadığı dönemlerde her aile gibi biz de Belçika’da evde televizyon izliyor, marketten alışveriş yapıyor, kendi aramızda küçük kavgalar ediyoruz. Kısacası klasik bir aile profilinde ne yaşanıyorsa, biz de aynısını yaşıyoruz. Ablan Hülya, menajerin. Nasıl bir çalışma düzeniniz var? Hülya bir menajerin yapabileceği her şeyi hatta daha da iyisini yapıyor. Kardeş olmamızın verdiği rahatlıkla daha iyi çalışıyoruz birlikte. Menajerlik aslında sanatçının vizyonunu anlayıp onu, ona göre yönlendirmek. İmaj yaratmak, styling ve sahne. Kısacası sanatçının her şeyiyle ilgilenmek demek. Ama maalesef Türkiye’de buna sadece sanatçıya iş bağlamak olarak bakılıyor.
Hülya benim her şeyimle ilgileniyor. Belçika’da sokakta seni görünce buradaki gibi (aşırı) tepki veriyorlar mı? Onlar da ünlü birini görünce tepki veriyorlar ama Türkler daha sıcak ve içten. Burada görünce dokunmak, sarılmak istiyorlar. Çok yoğun çalışıyorsun. Evet! En son Mısır’da bir devlet bakanının eşinin özel isteği üzerine Kahire’de 50 bin kişilik konser verdim. Oradan Endonezya sonra Amerika derken, dünyayı gezerek çalışıyoruz. Sonra Belçika’ya evimize dönüp annemin kısırlarıyla lezzetli yemeklerini yiyip keyif yapıyoruz. Belçika’daki Popstar yarışmasından sonra hayatın değişti.
Bu değişime sen nasıl alıştın ya da alışabildin mi? Alıştım. Belçika’daki Popstar yarışmalarının ilkiydi. 16 yaşıma yeni girmiştim ve yarışmaya katıldım. İnanılmaz bir izlenme rekoru vardı o dönem. Son 25’lik grupta elendim. O anda çok büyük hayal kırıklığı yaşamıştım, müziğin benim için bittiğine inanamamıştım. İyi ki de inanmamışım çünkü plak şirketleri bana ulaştı ve müziğe istediğim gibi devam edebildim. Bu iş için yaratıldığıma inanıyorum. Türkçe beste yapmıyorsun sanırım? Ben haddini çok iyi bilen biriyim. Türkçe şarkı yazmak için kendimi yeterli hissetmiyorum. İngilizce yazıyorum.
Türkçe albümlerinde Türk bestecilerle çalışıyorum. En çok nelere yatırım yapıyorsun? Çok çalışıyorum. Hayatımda anlamlı şeyler yapmak istiyorum. Parasını sadece Chanel çantalara ve pırlantalı saatlere harcayan biri değilim. Kazandıklarımla biraz daha kalıcı şeyler yapmak istiyorum. Mesela? Nerede ihtiyaç varsa, oraya kendi paramla okul yaptırmak istiyorum. Kariyerinde neler hedefliyorsun? Dünyaya açılan ilk Türk kızı olarak, büyük müzik listelerinde yer almak istiyorum. Buna çok inanıyorum, dolayısıyla şu anki başarılarımla yetinmek istemiyorum. Takıntılı mısın? En çok iş konusunda takıntılarım var. Her ne kadar bunun mümkün olmadığını bilsem de, her şeyin mükemmel olmasını bekliyorum. Fazla düşünürüm, fazla soru sorarım. Eğer aklımda bir soru işareti varsa onu çözmeden asla uyuyamam.
“BALMAIN ELBİSELERE BAYILIYORUM”
Türkiye’den kiminle düet yapmak isterdin? Kesinlikle Nilüfer’le düet yapmak isterim. Onun kitabını okudum yakın zamanda. Nilüfer’in sahneye ve işine saygısı, her şeyden uzak olması ve çalışma stili... Her yönüyle beni çok büyüledi o kitap. İyi bir moda takipçisisin. Evet, modayı çok seviyorum. Özellikle pahalılığıyla bilinen Balmain elbiselerin çoğunlukta. Nasıl kıyıyorsun o kadar paraya? Evet, Balmain’e bayılıyorum. Balmain kıyafetlerimi yirmi sene sonra bile giyebilirim; zaten onun için satın alıyorum. Styling’imi Mahmut Karadağ yapıyor.
Onun yönlendirmesiyle Balmain tutkum başladı. Ama yeni albümde farklı markalarla çalışıyoruz. Balmain’i terk mi ediyorsun? Birçok kişi giymeye başlayınca biraz değişmek zorunda kaldık. Şimdi biraz Alexander Wang ve Emilio Pucci tasarımlarıyla çalışıyoruz. Ama en son uçakta Elle okurken bir Balmain ceket gördüm. Cekete aşık oldum! Hemen almak istiyorum. Sahne dışında, en çok nerelerden alışveriş ediyorsun? Bu aralar Isabel Marant, Proenza Schouler ve Chloé’yi de çok beğeniyorum.
Ama aynı zamanda Zara, Mango ve H&M’i de çok seviyorum. Gardırobun nasıldır? Çok düzenli. İki ayda bir, günlük kıyafetlerimi tekrar gözden geçirir, giymeyeceklerimi anneme ya ya da onun arkadaşlarına hediye ederim. Gardırobumla kendim ilgilenirim. Kendine en son ne aldın? Belçika’dan çok güzel küpeler ve yine oradaki Zara’dan yazlık elbiseler aldım.
|
|
|
|
|
||
|
||
|
||
|





























