23 Mayıs 2012, Çarşamba 05:48:07

DEVLET KONYA OVASI'NA DESTEĞİNİ ARTIRMALI



DEVLET KONYA OVASI'NA DESTEĞİNİ ARTIRMALI

Selçuklu Ziraat Odası Başkanı Faruk Çöklü, Türkiye’nin tarım politikalarında Konya’nın üstlendiği görevleri, tarımda yeni hamle ve açılımlarla ilgili ne yapılması gerektiğini açıkladı.

Küresel ısınmanın etkisinde olan dünyanın son yıllarda açlık ve yoksulluğa doğru sürüklendiğini belirten Çöklü şunları söyledi, “Kısa vadede ekmek ve su konusundaki mücadeleler daha da sertleşecek. IMF ve Dünya Bankası Bangladeş, Mısır, Sudan, Etiyopya ve Güney Amerika'daki artan yoksulluğun daha da ciddi boyuta ulaşacağını ve bunun sosyal sorunlara neden olabileceğini belirtiyor.

Buna karşılık az gelişmiş ülkelerde kontrol altına alınamayan nüfus artışı, tarımda verimin artırılması olanaklarının zorlaşması ve biyoteknolojinin istenilen düzeyde verim artışı sağlayamaması kaygıları artırıyor. Bu noktada üretim daha da önem kazanıyor. Tarımsal üretim denilince de akla gelen ilk bölge Konya Ovası’dır. Bu şimdi veya son birkaç yılda kazanılmış bir özellik değildir. Binlerce yıllık geçmişiyle Konya, hep bir üretim merkezi olmuştur. Bilinen en eski yerleşim merkezi olan Çatalhöyük’te 6 bin yıl öncesine ait ekmeklik buğday daneleri bulunmuştur.

Dolayısıyla Konya, Anadolu’da tarımsal faaliyetleri yönlendiren ve politikaları etkileyen bir konumdadır. Dünyada yaşanan açlık ve yoksulluk tehlikesine yeniden değinirsek, Konya Ovası’nın geniş topraklarında en temel gıdamız olan ekmeğin ortaya konulabilmesi için yetiştirilen tahılın önemine dikkat çekmek istiyorum. Gıdada dışa bağımlı olunmaması ve kendi kendimize yetebilirliliğimiz için Konya’daki üretim faaliyetlerinin desteklenmesi gerekmektedir. Dünya genelinde yaşanan krizlerden etkilenmemek için bu topraklarda yetişecek ürünlere ihtiyacımız var. Politikaları buna göre şekillendirmeli ve devlet desteğini artırmalıyız”

Tarımda yeni hamle ve açılımlara ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Faruk Çöklü şunları söyledi, “Öncelikle çiftçi-köylü ayırımını mutlaka yapmalıyız. Kimin üretici olduğunu tespit etmeliyiz. Desteklemeleri de bu ayırıma göre şekillendirmeliyiz. Çiftçilere üretim faaliyetleri için destek, köylülere ise sosyal destekler sağlamalıyız. Bunun yanı sıra mutlaka arazi toplulaştırmalarına gidilmelidir. Yıllar boyunca uygulanan miras hukuku nedeniyle araziler bölünerek küçülmüş ve artık sahibine de fayda sağlamayan bir konuma gelmiştir. Tarımsal alanlara bir işletme gözüyle bakılmalıdır. Tarımsal alanlarda ürün çeşidi, kalitesi ve verimini artırmak için toprak analizleri yapılmalıdır. Bu doğrultuda en doğru ürünler yetiştirilmeli, hem devletimiz hem de üreticimiz kazanmalıdır. Devletimiz, hangi ürünleri yetiştirmesi konusunda çiftçilerimizi yönlendirmelidir.

Küresel ısınmaya paralel olarak ülkemizde yaşanan su sorunu tarımsal alanları da ciddi anlamda etkilemektedir. Gerek yer altı gerekse yerüstü sularında yaşanan çekilme ekili alanların sulanmasını daha da zorlaştırmaktadır. Bu nedenle sulama projelerinin tamamlanması gerekmektedir. Konya Ovalarını Sulama Projesi (KOP) biran önce bitirilmelidir. Bu çiftçimizin yaşayabilmesi ve üretim faaliyetlerini sürdürebilmesi açısından hayati önem taşımaktadır. Ayrıca sulama sistemleri konusunda salma sulama sistemlerinden yağmurlama ve damlama sulama sistemlerine dönüşüm için çiftçilere destek verilmelidir.

Sulamada kullanılan elektrik enerjisi üreticilerin en önemli girdileri arasında yer almaktadır. Bu konuda yeşil tarifeye geçilmeli ve zaten zor şartlar altında üretim yapan çiftçilere daha ucuz enerji sağlanmalıdır”

Türkiye’de tahıl üretiminde Konya’nın büyük payı olduğunu belirten Çöklü şuyle devam etti, “ Türkiye’nin tahıl ihtiyacının yüzde 15-20’si Konya’dan sağlanmaktadır. Şehrimizin arazilerinde en fazla üretilen ürünler buğday ve arpadır. Bunun ardından şeker pancarı gelmektedir. Diğer taraftan yonca, korunga ve fiğ gibi endüstriyel bitkiler, ayrıca fasulye gibi yeşil bitkiler de yetiştirilmektedir. Hububat ürünleriyle birlikte diğer ürünlerinde yetiştirilmesi ve bu konudaki atılımlar sulama imkânlarının iyileştirilmesiyle mümkün olacaktır. Su en temel problemimizdir. Öte yandan organik tarım, meyvecilik, seracılık, bodur bahçecilik çalışmaları da vardır. Ancak bunlarda yeterli seviyeye gelememiştir. Bu ürünlerin yetiştirilmesi için de su sorunun ortadan kaldırılması şarttır”

Kuraklık sorununun bölgeyi etkilediğine işaret eden Faruk Çöklü, “Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kuraklığın olumsuz sonuçları görülmektedir. Bu olumsuz sonuçları da en fazla tahıl ambarı Konya Ovası’nda gözlemlemekteyiz. Son birkaç yıla kadar bölgemizde yaşanan kuraklık ve kış mevsiminde özellikle kar yağışının istenilen seviyede olmaması, diğer yandan ovada büyük oranda salma sulama sisteminin kullanılması yeraltı su kaynaklarının girerek düşmesine neden oldu. Konya Ovası son yıllarda kurak bir periyottan geçti. Kış ve ilkbahar mevsiminde beklenen yağışlar maalesef düşmedi. Yeraltı sularını besleyen en büyük faktör de kar yağışlarıdır. Kış mevsiminde özellikle yüksek kesimlere yağan kar, ilkbaharda eriyerek yeraltı sularını besler. Ancak son yıllarda kar yağışlarının çok az düzeyde kalması yeraltı sularını besleyen en önemli kaynağın etkisini yitirmesine neden olmuştur.

Bu durum tehlike çanlarının çalmasında en önemli nedenlerden birisidir. Konya Ovasında hala eski usullere göre sulama yapılmaktadır. Halk arasında ‘vahşi sulama’ olarak da bilinen salma sulama sisteminde su israfı fazla olmaktadır. Dolayısıyla sulama sistemlerinin değiştirilmesi şarttır. Biran önce tamamen damlama sulama sistemine, en azından yağmurlama sulama sistemine geçilmesi gerekmektedir. Bu değişimi tek başına çiftçilerimizin gerçekleştirmesi çok zordur. Dolayısıyla çiftçimizin bu konuda desteğe ihtiyacı vardır.

Konya'da bulunan kuyulardan yaklaşık 3'te ikisinde vahşi sulama, 3'te birinde yağmurlama sulama ve maalesef sadece 10'da biri kadarında damlama sulama yöntemi kullanılıyor. Kuyuların beslenme ve boşalım dengelerinin korunması için özellikle vahşi sulamanın yapıldığı su kuyularının rehabilitasyondan geçirilmesi gerekiyor. Bölgemizde akarsu yoktur. Konya'nın kapalı havza olması dolayısıyla su ihtiyacı özellikle yeraltı sularından karşılanmaktadır. Yani bütün kaynak yeraltındır. Sadece bu kaynağa yüklenilmesi, kuraklık nedeniyle tarımsal sulamada kullanılan su miktarının giderek artırılması, çiftçinin yeterince desteklenmemesi nedeniyle sulamanın eski usullere göre yapılması ile beraberinde gelen su israfı yeraltı suları için tehlike alarmı verilmesine yol açmıştır.

Konya Kapalı Havzası'nda yeraltına yılda 1 milyar 100 milyon metreküp su giriyor, ancak buna karşılık yeraltından her yıl 1,5 milyar metreküpten fazla su çekiliyor. Bu demektir ki, her yıl 400 milyon metreküp su açığı meydana geliyor. Bu su yerine konulamıyor. Tehlikede bundan kaynaklanıyor. Konya'da yaşanan kuraklık ve aşırı su çekimine bağlı olarak son 20 yılda, bölgede yeraltı suyu seviyesi 25 metre azaldı. Ülkemizin tahıl ambarı Konya’da büyük oranda kuru tarım yapılmaktadır. Yani Konya Ovası’nda çiftçimizin en önemli problemi ‘su’dur.

Hasat döneminde ürün verimi ile kalitesinin yüksek derecede olup olmaması o sezonda düşecek yağışa bağlıdır. Büyük emeklerle tarlasını eken ve ürününe gözü bakan çiftçimiz yeteri kadar yağış düşmemesi nedeniyle büyük hüsran yaşamaktadır. Bunu son yıllarda sıkça gördük"


04 Ağustos 2010, Çarşamba 13:26:39
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz yapın!
Toplam 0 Yorum Yapılmıştır
TOPlist AXFreeForum.com Top Free Forums Site Top 100 Aviation Sites on Top100Add.com - Add your Site, Boost Your Traffic! Dutchpony Topsites List Kfz Besuchertausch ToplistDizin Mirc List MircList site ekle siteler arama aramalar toplist dizin adre adresler hitlist list top list sitesimirc Çok Hit, Toplist, Site
Ekle
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Konya Haber Konya Haber Arşivleri Konya Magazin Haberleri Konya Haberliyorum Yazarları Haberliyorum Künye Haberliyorum İletişim