09 Şubat 2012, Perşembe 06:37:56

RAMAZAN'DA ZAM FIRSATÇILARINA BAKANDAN GÖZDAĞI



RAMAZAN'DA ZAM FIRSATÇILARINA BAKANDAN GÖZDAĞI

Bakan Eker ve Devlet Bakanı Zafer Çağlayan tarım sektöründe faaliyet gösteren ihracatçı birlikleri temsilcileriyle Ankara'da düzenlenen toplantıda biraraya geldi.

Eker, toplantıda gazetecilerin de sorularını yanıtladı. Eker, Ramazan ayı öncesi et ve gıda fiyatlarına ilişkin soru üzerine, hayvancılıkla ilgili tedbirler aldıklarını ifade ederek, hiçbir zaman hayvancılık sektörünün tarım sektörü desteklemeleri içerisinde bu dönemdeki kadar pay almadığını söyledi.

Bakan Eker, hayvancılığın toplam tarım desteklerinden aldığı payın yüzde 4 iken, şu anda aldığı payın ise yüzde 22 olduğuna işaret etti. 2009 yılında et fiyatlarında bir hareketlenme meydana geldiğini ve bunun üzerine tedbirler aldıklarını belirten Eker, şöyle konuştu: ''Eğer arzda bir problem varsa veya spekülasyon varsa ki biz spekülasyon olduğunu düşünüyoruz, ithalat kararı aldık. 26 Nisan tarihi itibariyle et fiyatlarında muhtelif düşüşler var. 26 Nisan'dan itibaren kıymada yüzde 12, kuşbaşında yüzde 13,5 düşüş var. Diğer ürünlerde de muhtelif düşüşler var. Piyasada ithalat yoluyla 16 bin ton kasaplık canlı hayvan ithalatı gerçekleştirdik, dağıtıldı. Et Balık Kurumu marketlere, kasaplara karkas etin kilosunu 12 liraya veriyor. 50 bin tonluk daha et ihalesi gerçekleşti. Bunlarda haftada bir belirli aralıklarla geliyor.''

''İLAVE TEDBİRLER ALDIK''

Bakan Eker, ilave aldıkları bir takım tedbirlerin bulunduğunu da belirterek, 1 Ağustos tarihinde yayımlanan kararname ile süt sığırcılığında, damızlık et sığır yetiştiriciliğinde, büyük baş hayvan yetiştiriciliğinde, manda, koyun ve keçi yetiştiriciliğinde, büyük baş ve küçük baş hayvancılığın bütün faaliyetlerinde 2 yıl ödemesiz, 5 yıl taksit ödemeli toplam 7 yılda ödenmek üzere faizsiz kredi uygulaması getirdiklerini ve kredide limitin 7,5 milyon lira olduğunu, bu parayla asgari 750 başlık büyük bir işletme kurulabileceğini anlattı.

Büyük baş hayvan besiciliğinde de bir kredi uygulamaları bulunduğunu ve kredinin bir yıl ödemesiz, ikinci yılın sonunda ödemeli sıfır faizli olduğunu ve kredi limitinin de 3 milyon lira olduğunu kaydeden Eker, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da da 50 başın üzerinde işletme kurana yüzde 40 hibe destek verdiklerini söyledi. Eker, Türkiye'de 50 başın üzerindeki hayvancılık işletme sayısı 2002 yılında 4 bin 500 iken, 2009 yılında bu rakam 18 bin 650'ye yükseldiğini de kaydetti.

Türkiye'nin hayvan varlığında azalma olmadığının altını çizen Eker, üretimi teşvik ettiklerini ve artırdıklarını, et ve süt üretiminde, kayıtlı hayvan üretiminde azalma değil artış olduğunu bildirdi.

SEÇENEKLER MASADA

Bakan Eker, Ramazan ayında fiyatların artmaması yönünde bütün seçeneklerin masada olduğunu belirterek, şöyle konuştu: ''Gerekirse daha fazla ithalat yaparız. Şu anda özel sektörde kendi ihtiyacını gidermek maksadıyla besi hayvanı ithal etmek isteyenlere bu imkanı tanıyoruz. Damızlıkta 50 başın üzerinde kendi ihtiyacı için ithal etmek isteyenlere bu imkanı veriyoruz. Bir takım tedbirleri biz alıyoruz, bundan sonra da almaya devam edeceğiz.

Orta ve uzun vadede de biz bunları düşünüyoruz. Türkiye'de hayvancılık asla geriye, kötüye gitmiyor, aksine ileriye gidiyor. Türkiye'de sektöre büyük yatırım var. Sanayi ve hizmetler sektöründe çalışan birçok grup sektöre girdi. Dünyada hububat üretimiyle ilgili de birtakım haberler geldi üretimde azalma meydana geldiğine dair. Türkiye'deki üretimimiz kendi ihtiyacımızı karşılayacak düzeyde. Yer yer aşırı yağışlardan dolayı bölgesel sıkıntılar oldu. Türkiye'nin şu anda 2.2 milyon ton buğday stoğu var. Hasat henüz devam ediyor. Yüzde 75-80 oranında tamamlandı.

Dolayısı ile biz dünyayı takip ediyoruz. Kendi ihtiyacımızla ilgili bir sorunumuz yok. Kendi ihtiyacımızı tamamen karşılayacak kadar üretimimiz var. 18 milyon bizim ihtiyacımızı gideriyor ama ihtiyacımızın çok üzerinde üretimimiz var.'' Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, zayıflama haplarına yönelik soru üzerine, söz konusu ürünün internet ortamında satışına ilişkin bilgilerin bulunduğunu, bu duruma ilişkin devletin ilgili birimleriyle temas sağlandığını ve teşebbüse geçildiğini belirterek, ''Onunla ilgili tedbir alınıyor'' dedi. GDO'lu ürünler ile ilgili bir başka soru üzerine de Biyogüvenlik Kanunu'nun çıkarıldığını hatırlatarak, Türkiye'ye herhangi bir ürün geldiğinde bunun bilimsel komite tarafından AB standartlarında, risk değerlendirilmesinin yapılacağını söyledi.

TGDF BAŞKANI ŞEMSİ KOPUZ: BURADAN FIRSATÇILARA DA SESLENMEK İSTİYORUM; BU YIL İŞİNİZ DAHA ZOR OLACAK

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, ramazan döneminde yaşanacak talep artışından kaynaklı bir fiyat artışını geçen yıl olduğu gibi bu yıl da beklemediklerini belirterek, ''Buradan fırsatçılara da seslenmek istiyorum; bu yıl işiniz daha zor olacak'' dedi. Kopuz, yaklaşan ramazan öncesi gıda ve içecek sektörünün gündemindeki konuları paylaşmak amacıyla düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, bu yılın ilk çeyreğinde gıda sektörünün yüzde 16,9 büyüme ile 48 milyar liralık bir hacme ulaştığını, ilk 5 aylık dönemde 2,5 milyar dolar ihracat, 1,2 milyar dolar ithalat ile yüzde 197 oranında dış ticaret fazlası verdiğini söyledi.

Gıda sektörünün üzerinde en çok spekülasyon yapılan sektörlerden birisi olduğunu ifade eden Kopuz, ''Açıkçası sektörümüzün bu denli spekülasyona maruz kalması, her platformda şiddetle karşı çıktığımız bir husustur'' dedi. Birkaç günden beri gazete manşetlerinde ''halk sağlığına zarar veren firmaların açıklanmasını'' isteyen haberleri okuduklarını anımsatan Kopuz, ''Biz Bakanlık tarafından yapılan açıklamanın hemen ardından gerçekleştirdiğimiz iç denetimimizde hapse atılan ya da kapatılan bir üyemiz olmadığını tespit ettik. Şu anda da üyelerimizin zan altında kalmasından dolayı son derece rahatsız durumdayız. Açıkçası TGDF olarak biz de bu firmaların açıklanmasını istiyoruz. Gıda yüzsüzleri varsa vergi yüzsüzleri gibi medya kanalıyla kamuoyuna bildirilsin'' diye konuştu. -

''MERDİVEN ALTI İŞLETMELERİN TARİH OLMASINI BİZ DE ARZU ETMEKTEYİZ''-

Gıda sektörü için önemli konuların başında işletmelerin AB standartlarına kavuşturulması ve modernizasyonunun geldiğini söyleyen Kopuz, şunları kaydetti: ''Hatırlanacağı üzere; Polonya AB'ye girdiğinde 5.000 civarında olan hayvansal tesis sayısı standartları karşılayamadıkları için yaklaşık 500'e, aynı şekilde Macaristan'da da 2000 olan hayvansal tesis sayısı yaklaşık 400'e düşmüştü. Geri kalan işletmeler ise kapatılmıştı.

Federasyon olarak; gerek Tarım ve Köyişleri Bakanlığı gerekse de üyesi olduğumuz AB Gıda ve İçecek Konfederasyonu ile ortaklaşa gerçekleştirdiğimiz 'Türkiye'deki işletmelerin AB mevzuatına uyumu ve üretimin modernleşmesi, standartlaştırılması' projesi ile bunu engellemeyi hedeflemekteyiz. Kesintisiz devam eden bu çalışmalarımızla hedefimiz; olası her türlü kaybı minimuma indirmektir. Artık merdiven altı, sağlıksız üretim yapan işletmelerin tarih olmasını biz de arzu etmekteyiz.'' -

''HALKIMIZ BU FIRSATÇILARA MEYDAN VERMESİN''-

Ramazanın yaklaşmasıyla birlikte, gıda ve içecek sektöründe her yıl olduğu gibi yine bir hareketlilik yaşandığını bildiren Kopuz, ''Genel değerlendirmede, sektörümüz Ramazan öncesinde hazırlıklarını yapmıştır ve halkımıza güvenilir, ucuz ve ambalajlı gıda arz etmeye kesintisiz devam edecektir'' diye konuştu. Şemsi Kopuz, halihazırda birçok üründe rekolte tahminlerinin geçen seneye göre daha yüksek olduğunu, bunda iklim şartlarının ve mevsimsel unsurların da büyük etkisi bulunduğunu, bereketli bir yıl geçirildiğini vurguladı.

Kopuz, ''Ramazan döneminde yaşanacak talep artışından kaynaklı bir fiyat artışını geçen yıl olduğu gibi bu yıl da beklemiyoruz. Buradan fırsatçılara da seslenmek istiyorum; bu yıl işiniz daha zor olacak. Bu halkın gıdası üzerinden fırsatçılık yapamayacaksınız. Yeter ki halkımız bu fırsatçılara meydan vermesin. Açıkta satılan gıdalardan uzak dursunlar ve her hal ve şart altına aldıkları her türlü gıdanın fişini faturasını da muhakkak alsınlar'' şeklinde konuştu. -

''ET FİYATLARINDA ASPİRİN TEDAVİSİNE İHTİYACIMIZ YOK''-

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kopuz, genel klasman içinde geçen sene ile bu sene arasında en fazla sıkıntıyı et fiyatları ve buna bağlı süt fiyatlarının oluşturacağını belirterek, şunları kaydetti: ''2009 yılı ile 2010 yılı arasında geçen zaman zarfında, yüzde 18 küçükbaş hayvan etinde fiyat yükselmesi oldu. Yüzde 45 kırmızı ette, yüzde 75 dana etinde yükselme oldu. İthal etin dönem dönem gelmesiyle piyasada yüzde 15-20'lere varan düşüşler yaşandı, fakat bu et piyasasının tansiyonunu tutamadığı için tekrar fırlamalar oldu.

Bu konu bizim kontrolümüzde olan bir süreç değil, siyasi iradenin burada birtakım müdahaleleri var. İthal etin önü açıldı. Süt ürünlerinde besicilikten gelen sıkıntıdan dolayı yaklaşık yüzde 10 fiyat artışı oldu. Bu konuda devletin sağlıklı bir hayvancılık politikasına ihtiyacı var. Aspirin tedavisine ihtiyacımız yok. Yaklaşık bir seneden beri bu fiyatlar yukarı doğru yükselmektedir. Sadece ithal etten ziyade, bu dediğimiz fırsatçıları devletin, maliyenin de izlemesi lazım.'' Şemsi Kopuz, ette sıkıntılı bir taraf olmasına karşın, özellikle sıvı yağlarında geçen sene ile bu sene arasında yüzde 18 düşüş görüldüğünü, bakliyat ürünlerinde bir fiyat artışı olmadığını, beyaz et fiyatlarında da aşağı düşüş eğilimi bulunduğunu, temel gıda ürünlerinde fiyat artışlarının, spekülasyonun olmayacağını söyledi. -

''İTHAL ET ÇOK KALICI BİR ÇÖZÜM DEĞİL''

- Kopuz başka bir soruya karşılık da ''Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın 'ulusal hayvancılık konseyini' kurması gerek. Biz ithal etin çok kalıcı bir çözüm olmadığına inananlardanız. Bu coğrafyada değil hayvancılık sektörünü ihraç etmek, ithal eder konumda olmalıyız. 15 seneden beri gelen yanlış bir süreç var.

Bu işte oynayan, manipülasyon yapan aracılara da devletin dikkat etmesi, orayı kontrol altına alması lazım'' dedi. Geçen sene yüzde 20 azalan ramazan kumanyalarının reel sektörünün kıpırdanması ile tekrar 2008 verilerine ulaştığını ifade eden Kopuz, kumanyalarda hediye çeki şeklinde gelen taleplerin ise kumanyaların yüzde 10'unu oluşturduğunu kaydetti. Şemsi Kopuz, kakao fiyatlarındaki artışla ilgili olarak da, ''Bir tane İngiliz manipülasyoncu çıkmış, kınıyorum bu insan kimse...

Bu, Ramazan Bayramı öncesi çikolata tüketimine bir şekilde yansıyacak'' dedi. Türkiye'nin AB sürecinde Polonya ve Macaristan'ın yaşadığı sıkıntıların daha fazlasını yaşayacağını, yüzde 50'nin üzerinde gıda işletmelerinin kapanacağını savunan Kopuz, ''Biz Müslüman bir ülkede kendimizin yiyemediği, içemediği bir şeyi vatandaşımıza yediriyorsak bunun vicdani boyutunu Müslüman ülkede sorgulayalım. Avrupa vicdana bırakmamış, 'yasalar koyuyorum' demiş, bunları uygulamayan arkadaşlar da bizden olmasın. Kendi bindiği dalı kestirecek insanlara babamın oğlu olsa müsaade etmeyeceğim. Varsa böyle bir üyemiz, ihraç etme yetkimiz vardır'' diye konuştu. Dünyada en pahalı etin şu anda Türkiye'de bulunduğuna dikkati çeken Kopuz, kırmızı etin sene sonuna kadar konuşulacağını sözlerine ekledi.


04 Ağustos 2010, Çarşamba 16:15:08
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz yapın!
Toplam 0 Yorum Yapılmıştır
TOPlist AXFreeForum.com Top Free Forums Site Top 100 Aviation Sites on Top100Add.com - Add your Site, Boost Your Traffic! Dutchpony Topsites List Kfz Besuchertausch ToplistDizin Mirc List MircList site ekle siteler arama aramalar toplist dizin adre adresler hitlist list top list sitesimirc Çok Hit, Toplist, Site
Ekle
 
 
 
 
 
 
Konya Haber Konya Haber Arşivleri Konya Magazin Haberleri Konya Haberliyorum Yazarları Haberliyorum Künye Haberliyorum İletişim