Cem Karaca ile Barış Manço kardeş
Yıllar sonra bir mektupla ortaya çıkan sırrı, Cem Karaca'nın eşi de doğruladı!
Gündeme bomba gibi düşecek bir iddia... Anadolu Rock müziğinin iki efsanevi ismi Barış Manço ile Cem Karaca, baba bir anne ayrı kardeş mi? Habertürk'ten Bülent Günal'ın haberine göre bu çarpıcı iddia, Cem Karaca'nın Almanya'da olduğu yıllarda senelerce yanında kaldığı ev arkadaşı İbrahim Hızlı'nın kaleme aldığı özel bir mektupla gündeme geldi. Cem Karaca'nın eşi İlkim Karaca ise iddiayı şu sözlerle doğruladı: "Evet, Cem bana Barış Manço'nun ağabeyi olduğundan bahsetti.'' Barış Manço'nun Belçika'da yaşayan ağabeyi Savaş Manço ise, şu açıklamayı yaptı: 'Cem'in DNA'sıyla benimkini karşılaştırsınlar... Olmaz olmaz diye bir şey yok." İlk duyulduğunda gözleri fal taşı gibi açtıran, "Bu kadarı da ancak Türk filmlerinde olur'' dedirten bu müthiş iddia, ilk olarak elimize geçen 'özel' bir mektupla gündeme geldi. 15 Şubat 2007 tarihli 6 sayfalık mektup, Almanya'nın Köln şehrinden gönderilmişti. Mektubu kaleme alan kişi ise Cem Karaca'nın 1979 yılından 1987 yılma kadar Almanya'da geçirdiği günlere şahitlik eden, evinde kaldığı yakın dostu, ev arkadaşı İbrahim Hızlı'ydı. Hızlı'nın iddiasına göre Cem Karaca'nın kendisinden 2 yaş büyük bir ağabeyi vardı ve bu kişi de tüm Türkiye tarafından tanınıyordu. Cem Karaca'nın eşi İlkim Karaca ise iddiaları doğruladı ve "Evet, Cem bana bir ağabeyi olduğunu, bu kişinin de Barış Manço olduğunu söylemişti'' dedi. İbrahim Hızlı'nın yazdığı mektup, "Aşağıda, Cem Karaca ile ilgili bazı hatıralarımı aktarıyorum" diye başlıyor ve şöyle devam ediyor: "Bunlar bazı şeylerin bilinmesi için anlatmak istediğim hususlardır. Ben Cem Karaca ile 1965 senesinde Antakya'da Saray Caddesi'nde tanıştım. Ben askerdim, o askere yeni geliyordu. Eğitim alayını arıyordu. Beni asker elbisesi içinde görünce bana sordu ve ölünceye kadar süren tanışıklığımız başlamış oldu. Asker ocağında Cem'in arkadaşlar arasındaki lakabı büyük numaralı gözlüklerinden dolayı 'doktor'du." 'AYNI EVDE YAŞADIK' İbrahim Hızlı mektubunda çalışmak için Almanya'ya gittiğini, ilerleyen yıllarda Türkçe gazetelerin başbayiliğini yaptığını, Cem Karaca'nın Almanya konserlerinde ise sık sık bir araya geldiklerini anlatıyor: "1979 Şubat sonu ya da mart başında gazetelerden Cem Karaca'nın Almanya'da olduğunu okudum. Tekrar buluştuk. Bana, 'Artık Türkiye'ye dönmek istemiyorum. Türkiye'de sanat, müzik yapmak kolay değil. Fakat bana bir yer lazım. Beni buraya getiren siyasi arkadaşlar da 30 bin markımı çarptılar. Beraber geldiğimiz arkadaşlar da mağdur durumda kaldılar. En az 10 kişinin ikamet edebileceği bir yer lazım' dedi. O zaman benim evim 120 metrekareydi. O günden itibaren tüm ekip evimde kalmaya başladılar. Cem Karaca'nın Almanya'da 9-10 yıl süreyle rahat yaşamasını sağlayan esas kişi Münih'te yaşayan bayan M.K. idi. Yani 10 yıl boyunca Cem Karaca'nın ayakta kalabilmesini sağlayanlar ben, M.K., Yağmur Atsız ve Orsan Öymen'dir. Başka hiç kimseden herhangi bir yardım ve yakınlık görmemiştir.'' İbrahim Hızlı, 1979 yılından itibaren Cem Karaca ile aynı evde kaldıklarını, evlerinde ise rakı masasının eksik olmadığını belirtiyor: "Bir gün Cem Karaca'ya 'Yahu Cem, senin kız veya erkek kardeşlerin, yakının kimse yok mu?' diye sordum. 'Biliyorsun' dedi, ben aslen Azerbaycanlıyım. İstanbul'da çok akrabam var, ama hepsi tüccar. Babam haricinde sanatla ilgilenen olmadı. 'KİMSEYE SÖYLEME' Bayramlarda, akrabalarımla annem babam görüşür. Bana yaşça akranım olan Yılmaz Karaca var, amcamın oğlu. Onunla devamlı irtibatım var. Benim görünüşte ne kız ne de erkek kardeşim var. Ama babamın anlatmasına dayanarak, benden iki yaş büyük bir abim olduğunu biliyorum. Bu abimle devamlı temastayım, birbirimizi sever ve sayarız. Ben onun kardeşi olduğumu biliyorum ama onun beni bilip bilmediğinden haberdar değilim.'' İbrahim Hızlı, Cem Karaca'nın bahsettiği abisinin ismini veremediğinden dolayı üzgün olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Yalnız şunu söylemek isterim, abi dediği kişi Türkiye çapında tanınmış bir kişi. Rahmetli Cem bana bunları içki masasında anlatırken, 'iki duble içtikten sonra sefalara dalıp böyle şeyler mi uyduruyorsun?' dedim. 'Hayır, babam bana vasiyet etti. Bu senin abindir, onunla kavga edip kalbini kırarsan seni evimden kovarım ve bunu kimseye söyleme' dedi." İLKİM KARACA: Evet, Cem'in ağabeyi Barış Manço'ydu PEKİ İbrahim Hızlı'nın Cem Karaca'dan iki yaş büyük olan ve 'ismini açıklayamam' dediği, tüm Türkiye'nin tanıdığı kişi kimdi? İbrahim Hızlı'yı telefonla aradık. Hızlı, 'özel mektubun' elimize geçmesinden dolayı şaşkındı. Ama, "Evet o mektubu ben yazdım. Ancak Cem'in ağabeyinin ismini ben açıklayamam. Başka bilenler de var. Onlar açıklasın'' dedi. Biz de mektubun izini sürmeye devam ettik. 'CEM BANA BUNDAN ÇOĞU KEZ BAHSETTİ' Bu kez Cem Karaca'nın eşi İlkim Karaca'yı aradık ve: "Cem Karaca'nın bir ağabeyi var mıydı? Size hiç bahsetti mi?'' diye sorduk. İlkim Karaca önce duraksadı, sonra da "Evet, bahsetti'' diyerek anlatmaya başladı: "Size ancak Cem'in bana söylediklerini söyleyebilirim. Yalan söyleyemem, bildiğim her şeyi söylemek vicdan borcumdur. Evet Cem'in bir ağabeyi vardı. Söylediğine göre o kişi de Barış Manço'ydu! Cem 1945, barış Manço ise 1943 doğumluydu. Yani aralarında 2 yaş vardı. Cem benimle her şeyini paylaşırdı. Anlattığına göre babası Mehmet Karaca ile Barış Manço'nun annesi Rikkat Uyanık arasında bir ilişki yaşanmıştı.'' "Peki bugüne kadar neden bu konuyu hiç gündeme getirmediniz?'' diye sorduğumuzda, İlkim Karaca şöyle konuştu: "Ben herhangi bir iddia sahibi değilim. Sadece siz sordunuz, ben de doğru bildiklerimi, Cem'den birçok kere dinlediklerimi söylüyorum. Eğer durup dururken ortaya çıkıp, 'Barış Manço, Cem Karaca'nın ağabeyiydi' desem yanlış anlaşılabilirdi. Cem bana 'Gerçek magazin bizde ama kimsenin haberi yok' der sonra da gülerdi.'' 'BARIŞ ÖLDÜĞÜNDE 'CANIM GİTTİ' DEDİ' İlkim Karaca, "Cem, Barış Manço'nun ölüm haberini aldığında yanındaydım'' dedi ve ekledi: ''Yıkılmıştı. Dudaklarından sözler dökülüyordu. Başlarını kaçırdım ama sonrasını not etmiştim. Diyor du ki; 'Canım gitti canım / canımı bilir misiniz? / O benim can dostumdu / Gözümün ağladığı kan / Ay Barış ak saçlı dostum benim / İçim kan ağlıyor / Bir yanımı kopardılar, adı sen / O dağlar hangi dağlar ki / De, ben de gelem / Sana, senin dağlarından çiçekler derleyem / Sen şimdilik orada bir gurbettesin / Bense hazin bir hasretteyim.' Cem, Barış Manço'nun ölüm yıldönümlerinde hep bu şiiri okurdu.'' BARIŞ MANÇO'NUN İLK İSMİ DE MEHMET İlkim Karaca, "Cem, 'Babam Mehmet Karaca çok çapkın bir adammış' derdi. Neticede o bir tiyatro sanatçısıydı. Barış Manço'nun annesi de dönemin en ünlü ses sanatçılarından Rikkat Uyanık Hanımefendi'ydi. İlginçtir, Barış Manço'nun ilk ismi de Mehmet'ti. Tekrar ediyorum, ben herhangi bir iddia sahibi değilim. Herkesin bir özel hayatı var. Ben sadece Cem'in anlattıklarını sizinle paylaştım o kadar.'' 'Her ikimiz de babamıza ne kadar çok benziyoruz' İlkim Karaca, Cem Karaca'yla Barış Manço arasında ince bir rekabet olduğunu da sözlerine ekledi: "Ama Cem, 'Barış benim rakibim değil, murakıbım derdi. Cem'in babası Mehmet Karaca aslen Azeri'ydi. Cem de Barış Manço da Azeri şarkısı olan 'Ayrılık'ı okumuşlardı. Cem o zaman, 'İkimizi de baba toprağı çekti' demişti. Barış Manço'nun bir ölüm yıldönümü sonrası, Cem'e Barış'ın bir fotoğrafını vermişlerdi. Aldı onu evin duvarına astı. Sonra da karşısına geçip, 'Her ikimiz de babamıza ne kadar benziyoruz. Herkes beni büyük zanneder ama sen benden 2 yaş büyüksün' dedi. 'Ne diyorsun Cem sen?' deyince, 'Ne diyorsam diyorum, yaz bir kenara bunları' demişti. Sonra da eklemişti: 'İkimizin de bedeni hastalıklı. Eee, ikimiz de babamızın yaşlı zamanına denk gelen çocuklarıyız.'' İbrahim Hızlı mektubunda, Cem Karaca'nın bir ağabeyi olduğunu Cem Karaca'nın annesi Toto Karaca'dan da duyduğunu söylüyor: "1985 yılı sonlarında Toto Karaca bende kalmaktaydı. Bir gün, akşam yemeği yerken Toto bana bir şeyler anlatmak istediğini, ancak kimseye söylemememi rica etti. 'Hayatta kocamla birlikte her şeyi paylaştım, fakat son nefesini verirken gözlerime bakarak yapamayacağım bir şey istedi benden. 'Nedir dedim, yapamayacağın şey?' Kocam, ilk oğlu, Cem in abisini son olarak görmek istedi dedi. Ben o zaman Cem in anlattıklarını hatırladım. Toto da bana Cem in bahsettiği kişiden bahsetti. Biliyorum, bu konuyu benden başka bilenler de vardı. Fakat iki taraflı dinlemiş değillerdir diye tahmin ediyorum. Ben ikisinden de dinlediğim için inanmak mecburiyetinde kaldım. Ama üzgünüm ismi açıklayamıyorum. Annesi ile babası boşandığında Barış 3 yaşındaydı BARIŞ Manço'nun annesi Türk Sanat Müziği'nin önemli sanatçılarından Rikkat Uyanık'tı. 1 Mayıs 1921 'de Adana'da doğmuştu. Çok güzel alto sesi ve müziğe son derece kabiliyetli olmasından ötürü klasik Türk müziği eğitimi almıştı. 1940 yılında İsmail Hakkı Manço ile evlenmişti. Bu evlilikten 1941 'de Savaş, 1943'te Barış, 1946'da ise İnci dünyaya gelmişti. İsmail Hakkı-Rikkat çifti, kızları İnci nin doğduğu yıl 1946 da boşanmışlardı. Barış Manço babasının yanında büyümüştü. Ancak 10. sınıfta iken babası İsmail Hakkı Bey ölmüştü. Rikkat Hanım ise ikinci evliliğini Asaf Uyanık ile yaptı. Sanat çevreleri de onu bu soyadıyla tanıdı. 1992 yılında ölen Rikkat Uyanık'ın öğrencileri arasında Zeki Müren de bulunuyordu. SAVAŞ MANÇO: Olmaz diye bir şey yok Bu müthiş iddiayı Barış Manço'nun Belçika'da yaşayan ağabeyi Savaş Manço'ya da sorduk. e-posta yoluyla sorularımızı yanıtlayan Savaş Manço, ilk e-postasında, "Size elimden geldiği kadar doğru sandığım bilgileri iletmek isterim. Çünkü yazacaklarınız, yaşamım boyu en çok saygı ve sevgi beslediğim kişileri konu edecek. Bu nedenle sizden biraz zaman istiyorum'' dedi. Savaş Manço, iddiayı reddetmemişti ve daha sonra yolladığı e-postasında ise şunları söyledi: "Gelelim konunun gerçek olup olmadığına. 'Yaşamda, olmaz olmaz' diye düşünürüm. Babamıza en çok benzeyen çocuğunun ben olduğum söylenir. Cem'in DNA haritası ile benimkisi karşılaştırılabilinir. Eğer aynı baba - ayrı anneler kardeşsek, DNA haritalarımızın yarısı uygunluk gösterecektir. Yok değilsek, bütün bu sevdiğimiz kişileri yeniden ve candan anmış oluyoruz: konu kapanırken bu güzel duygular yanımıza kâr kalır.'' Müziğe Galatasaray Lisesi'nde başladı 2 Ocak 1943'te İstanbul'da dünyaya gelen Barış Manço, müziğe Galatasaray Lisesi'nde başladı. Eğitimini Belçika Kraliyet Akademisi nde yaptı. Bestelediği 200'ün üzerinde şarkısıyla 12 altın ve bir platin albüm ödülü kazandı. 1958 de ilk grubu olan Kafadarlar'ı kurdu. 1973'te ise kurduğu Kurtalan Ekspresi adlı grubuyla dillerden düşmeyen şarkılar seslendirdi. "Bizim Gibi, Kol Düğmeleri, Kağızman, Dağlar Dağlar, İşte Hendek İşte Deve, Ölüm Allah'ın Emri, Nazar Eyle, Hal Hal" gibi 45'likleri ile "Unutamadım, Kara Sevda, Gülpembe" gibi büyük ses getiren albümlere imza attı. 31 Ocak 1999 gecesi geçirdiği kalp krizi nedeniyle öldü. Türkiye’yi ‘politik-rock’ müzikle tanıştıran adam 5 Nisan 1945’te Antakya’da dünyaya gelen Cem Karaca, Anadolu Rock ve Anadolu Pop müziğinin kurucuları arasında yer alıyor. Cem Karaca 1967 yılında Apaşlar Grubu’na katıldı. Grup ‘Resimdeki Gözyaşları’ adlı şarkısıyla büyük sükse yarattı. Apaşlar’dan ayrılan Cem Karaca Apaşlar’ın basçısı Seyhan Karabay ile birlikte Kardaşlar Grubu'nu kurdu. İlk 45'likleri 'Dadaloğlu' ile büyük başarı elde ettiler. Kardaşlar'dan ayrılıp Moğollar'la birleşen Cem Karaca, üç 45'lik çıkardı. Moğollar'dan ayrıldıktan sonra kurduğu Dervişan Grubu'yla Türkiye'yi 'politik-rock'la tanıştırdı. 1979 yılında Almanya'ya giden Cem Karaca, 1983 yılında vatandaşlıktan çıkarıldı. 1987 yılına kadar Türkiye'den uzak yaşayan Cem Karaca, 50'ye yakın 45'lik çıkardı. "Tamirci Çırağı, Oh Be, Töre, Namus Belası, Adiloş Bebe, Yiyin Efendiler, Ben Bir Ceviz Ağacıyım, Nerede Kalmıştık" gibi hafızalara kazınan yüzlerce şarkıyı seslendirdi, çok sayıda ödül aldı. 8 Şubat 2004'te öldü.
27 Mart 2010, Cumartesi 18:22:47
- » Konya'da vicdansızlık örneği. Darp edip yol kenarına attılar
- » İstanbul'u süsleyen laleler Konya'dan
- » Oğulunu dövdükten sonra bunalıma girip kendini astı
- » Facebook'ta oyun oynamak kanunen yasaklandı
- » YGS'de soruların şifresi çözülüp kopya çekildiği iddiası
- » İşte beklenen liste
- » REFERANDUM İL İL SONUÇLAR İÇİN TIKLAYIN..
- » Selçuk Üniversitesi Meram Tıp'ta bir yenilik daha
- » Erdoğan'dan vatandaşa uyarı !
- » İki kardeşi benzin döküp yakarak öldürmüşler
- » Konya'da 2.5 kilo eroin yakalandı
- » Al sana Türkiye manzarası
- » Başbakan sert çıktı, bundan sonra iyi niyet beklemeyin
- » Dolarda rekor artış
- » Erdoğan'dan orduya, hazır olun, tamilatı
- » Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, rahatsızlığını dile getirdi
- » Eşini öldürdü sonra da tecavüz etti
- » Diyarbakır'da 3 terörist öldürüldü
- » Hatay'da ölen Uzman Çavuş Konya'da toprağa verildi
- » BAKAN BU KAREYE CEVAP VERDİ
- Saffet Yüzbaşıgil...
Akıllı yiğenim benim başarılarının devamını diliyorum...
- ahmet erim
Öncelikle siz yorum sahiplerine haberliyoruma ve ilgilenen herkese teşekkür ederm ama hikayem yarım devamı yayınlanırmı bilmiyorum bilginiz olsun istedim teşekkürler
- Kaan Koç
Gerçekten çok güzel. Bu hikayeyi yazan kişinin 6. sınıfa gittiğine inanmak çok zor. İnşallah yazılarının devamını getirir ve burada bırakmaz. Kim bilir belki eee.haberliyorum.com sitesi de bu arkadaşın hikayelerini düzenli olarak yayınlar ve hem gençlere bu konuda güzel örnek olur hem de bizler takip ederiz.
- Ufuk ÖZDEMİR
Şuan gerçekten gözlerim doldu. Senin gibi bir yiğene sahip olduğum için çok şanslıyım. Dayısı olarak ilk defa bu hikayeyi okuyorum. Gerçekten çok güzel tebrik ederim Erim :)
- akadaşça
mrb aynı yaşlarda olabiliriz ama bu hikayenin sadece birazını okuyabildim hemen okunacak kadar kısa değil onun için kitabı olsaydı keşke ben bunubikaç günde okurum ancak
- misafir
helal olsun. maşallah diyelim nazar değmesin. çok güzel. bu yaşta çok güzel
- mehmet alabaş
iyi günler ben emekli bir öğretmen olarak bu çocuğumuzu tebrik ediyorum ve doğanın katledildiği bu dönemde bu çocukların değerlendirilmesine destek istiyorum.
- saadet şeker
Günaydın Türkiye yenimi uyanıyorsunuz???Yıllardan bu yana katledilen hayvanların vebalini nasıl çekecekler merak ediyorum.Öyle bir ceza olmalı ki paraya çevrilmemeli,caydırıcı olmalı.Bu konuda belediyelerde barınakları çoğaltmalı kısırlaştırma eylemi ücretsiz olmalı.Basın da hiç acımadan öldürenleri teşhir etmeli.
- coşkun bozkurt
BEN ENGELLİYİM KIZIM BACAĞIDA KIIRLDI NASIL URAYA KONTROLE GÖTÜRECEĞİM İZAH EDİN LÜTFEN
- yeşim
namus!ne kadarda kolay temizleniveriyor öyle.öldürdüm temizlendi allah ıslah etsin sizin gibileri..
- uğurkart
beyşehirimizeherşeyyakışırlütfenbalıklarımıza sahipolalımn nedeniçibalıklarla dolu rengarenk birgölümüz olmasın
- musa
bana bir telsiz versinler bende gönüllüyüm.
- Mahmut candan
Memur hakkını ancak meydanlarda alabilir. Teşekkürler kamu sen e.
- erva turgut
bizim okul örnek okul şimdi sizde örnek alım örnek olun
- Muhsin AKIL
Elektronik cıhat/alet kullananların haklarını gözetici olumlu ve uyarıcı bir haber...
- MEMET
Peki Konya Müftüsü Özbuğday'ın kendinin de kabul ettiği vechile , audi marka vakıf aracını ankaraya ayağına getirtmesi haberdeki durumdan farklı mı ? biri legal diğeri illegal öyle mi...ben o audıye cami sergilerinden alınan benzin parasını sergiye yardım eden biri olarak helal etmiyorum.
- derya şahin
allah belanızı versin
- mithat demirci
sayın hacı mehmrt gümüş e ALLAH TAN RAHMET kederli ailesine bol sabır diler MESLEK TAŞİ MİTHAT DEMİRCİ
- mehmet güzel
böylelerini tutklayıp müebete çarpacan yaşatmıyacan bu ülkeyi kirleten onlardır terör ddiyorsunuz bundana daha büyük teröris varmı
- kemal burak dayanıklı
yerimizde wehrmacht olmalıydı muazzam hava güçleriyle.çok mu zor luftwaffe yi yeniden yaratmak.haberin doğruluğu bilinmiyor rum kaynaklı haber.bizans entrikası olduğu muhtemel...
- ayse
Allah acıl sıfalar ve aılelerınede sabır versın .(amin)
- ahmet satlık
abdullah abiyi severdim iyibir insandı yakınlarına allahtan sabır dilerim merhumada allahtan rahmet mekanı dennet olmasını dilerim
- selim candan
Sayın Hocamızı tekrardan bize hatırlattığın için çok teşekkürler yalçın bey.Bu zamanda Onun gibi dürüst müftü bulmak bihayli zor.Gittiği yerde yine güzellikler oluşturmuş allah razı olsun.Bizim buradakiler ne yapıyor valiye çiçek vermiş miş...Bakın hocamız 8 tane yetimi sevindirmiş...imamlarla korolar kurmuş...kutlu doğumda birileri gibi vali yağcılığı yapmammış...mehmetçiği sevindirmiş.büyük insan vesselam..özbuğdaya duyurulur.yetimlerin hakkını audılerde harcayanlar hesap gününde hesap verecek
- ahmet selvi
bu insanlar müftü olmus vali olmuş insan olmamıs kişiler insanların eve götürecek ekmegi yok iken onlar yemek bile beyenmezler televizyon gazete ye cıkınca allah cc den kitap tan bahsederler allah şahidim olsun bunungibi yapan insan bile demeye dilim varmıyo ama bunlara hakkımı helal etmiyorum iki elim yakalarında
- Ali Aslan
Dünyaca ünlü saf romanov koyunlarını artık direk Rusya’dan (Türkiye çiftlik teslim) satın alabilirsiniz fiyatlarımız gayet uygun olup abartılı fiyatlarımız yoktur. Bütün koyunlarımız safkan romanov’dur ve yüksek damızlık oranlarını belgeleyen sertifika ve pasaportları vardır. satışlarımız minimum 100 adettir 100 adetten aşağısına tarım bakanlığı ithalatına izin vermemektedir. www.romanovciftlik.ru Tel. Turkıyede 0532 158 7 157 Tel. Rusyada +7 903 884 00 99
- zeyd çölmekci
okullar fettullah gülene ait deyil okullar misyoner okulları ajan yetişiyor
- MEHMET KELEŞ
HAKAN BEY SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN BEN HAKAN KUTLUĞ İSMİNDE KİMSEYİ TEDAVİ ETMEMİŞİM DEFTERİMDE İSMİN YAZMIYOR BİZİM HİÇ KİM SENN 3 KURUŞUNDA GÖZÜMÜZ YOK SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN MADEM GERÇEK DİYORSAN AŞAĞIDA 24 SAAT ULAŞABİLECEĞİN NUMARAM VAR ARA SÖYLE BEN SENİ TANIMIYORUM DEDİĞİM GİBİ SENİ TEDAVİ ETSEM İSMİN FALAN DEFTERİMDE KAYITLI OLUR ....
- HAKAN KUTLUĞ
BENDE DENEDİM BU ADAMIN MUCİZEVİ KARIŞIMLARINI. İNANIN Kİ ÇOK ÜÇ KAĞITÇI BİR ADAM BU. İLK KÜRÜN PARASINI VERDİM DAHA SONRA İHTİYACIM VAR DİYE 2 . KÜRÜN PARASINI İSTEDİ YOK DEDİM SÜREKLİ TELEFON AÇTI. BENDE SENİN YAPACAĞIN İŞE DİYE KIZDIM BIRAKTIM. SONRA PARASINI VERDŞİĞİM ŞİŞEYİ İSTEDİM ONUDA VERMEDİ. BÖYLE UMUT SİMSARLARINA İTİBAR ETMEYİN ARKADAŞLAR. SAÇSIZ OLMAK DOLANDIRILMAKTAN DAHA İYİ BANA KALIRSA. BAK AKLIMA GELDİ YİNE SİNİRLEDİM. ALLAHINDAN BUL
- gunes kılıç
o adam hakedıyor oh olmuş yazık kadına
- harun özkan
kaza anı aracın tam arkasındaydım çok sevdiğimiz bi abimizdi çok üzüldüm allah tahsiratını affetsin.












