Daha hiç bakılmamış 50 bin dosya var
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Türkiye gündemine oturan tahliyeler ile ilgili açıklama yapıyor...
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, bölge adliye mahkemelerinin 2010 yılında faaliyete geçeceğini fakat gerçekleşmediğini ifade ederek, “Bu mahkemeler biran önce hayata geçmesi gerekiyor” dedi. Kimseye cevap vermek istemediğini ve “haksız eleştirilerden” dolayı duyduğunu üzüntüyü dile getiren Gerçeker, herkesin elini vicdanına koymasını istedi. Hizbullah Ana davası dosyasının 85 klasörden oluştuğunu anımsatan Gerçeker, “Arkadaşlarımız yapılması gerekenleri yapıyor. Bitmiyor yani. Akıl var mantık var bu kadar çok dosya bir günde 2 günde nasıl biter? Şimdi gidin bakın arkadaşlarımız arşivde maskelerle çalışıyorlar. Bütün bunları dikkate alarak değerlendirme yapmak lazım” dedi.
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, bölge adliye mahkemelerinin 2010 yılında faaliyete geçeceğini fakat gerçekleşmediğini ifade ederek, “Bu mahkemeler biran önce hayata geçmesi gerekiyor” dedi. Kimseye cevap vermek istemediğini ve “haksız eleştirilerden” dolayı duyduğunu üzüntüyü dile getiren Gerçeker, herkesin elini vicdanına koymasını istedi. Hizbullah Ana davası dosyasının 85 klasörden oluştuğunu anımsatan Gerçeker, “Arkadaşlarımız yapılması gerekenleri yapıyor. Bitmiyor yani. Akıl var mantık var bu kadar çok dosya bir günde 2 günde nasıl biter? Şimdi gidin bakın arkadaşlarımız arşivde maskelerle çalışıyorlar. Bütün bunları dikkate alarak değerlendirme yapmak lazım” dedi. Gerçeker, Yargıtay’da gazetecilere gündeme ilgili açıklamalarda bulundu. Konumasında “kimseyle polemiğe girmeyeceğim” diyerek başlayan Gerçeker, Yargıtay’daki iş yoğunluğu sorununun, “yargılamaların makul süre içinde bitirilememesinden kaynaklandığını” savundu.
Gerçeker, davaların kısa sürede bitirilmesinin çarelerinin aranması gerektiğini kaydetti. “Tutuklu dosyalarının zamanında karara bağlanmadığı” yönündeki eleştirilerle ilgili Hizbullah Ana davası dosyasının 85 klasörden oluştuğunu anımsatan Gerçeker, “Arkadaşlarımız yapılması gerekenleri yapıyor. Bitmiyor yani. Akıl var mantık var bu kadar çok dosya bir günde 2 günde nasıl biter. Şimdi gidin bakın arkadaşlarımız arşivde maskelerle çalışıyorlar. Bütün bunları dikkate alarak değerlendirme yapmak lazım.
Bu dosyalar önemli dosyalardı. Bu uzatma sürelerinin 2010 sonunda yürürlüğe gireceği biliniyordu. Niye bunun çaresi aranmadı? Bu doğru değil. Kesinlikle söylüyorum, altını iki kere kırmızı kalemle çizerek söylüyorum. Böyle bir iddia kesinlikle doğru değil. Bütün arkadaşlarımız, tutuklu dosyalar gelir gelmez gerekli işlemleri yapmışlar. Duruşma gününü vermişler, tebliğname tebliğe çıkarmışlar. Ama her dosyanın bir inceleme prosedürü vardır, yasal süreci vardır. Her dosya aynı şekilde incelenmez” dedi. Gerçeker, bölge adliye mahkemeleri hayata geçirilecekse, Yargıtay’da daire sayısının artırılmasına gerek olmadığını kaydederek, bölge adliye mahkemelerinin kurulmasıyla Yargıtay’ın iş yükünün azalacağını dile getirdi ve Yargıtay’daki iş yükünün her yıl yüzde 20 artığını açıkladı.
Gerçeker, “adalet sisteminin siyasi bir meta olmaması gerektiğinin” de altını çizerek, adalet sisteminin “devlet politikası” olması gerektiğini istedi ve bir “kutuplaşma içine girilmemesi gerektiğini” ifade etti. Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, yargı ve adalet sisteminin ''siyasi bir meta'' haline getirilmemesi gerektiğini belirterek, yargının sorunlarının devlet politikası şeklinde ele alınarak, toplumun bütün kurumlarının sorunu olduğu bilinci ile çözümünün aranması gerektiğini ifade etti Gerçeker, Yargıtay'da düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konularla ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yargıtay personelinin fedakarca çalıştığını, bu nedenle haksız bazı eleştiriler nedeniyle üzüntü duyduğunu ifade eden Gerçeker, ''Ama elbette ortada bir hastalık var. Bir sakatlık var, bir yanlışlık var. Adalet hizmeti iyi yürümüyor, işlemiyor.
Adalet hizmetinin birtakım yerlerinde tıkanıklıklar var. Önemli olan mazeret bulmak değil, mazeret bulmak kolaydır. Önemli olan çare üretmektir. 'Bu çareyi nasıl üretebiliriz, bu hastayı nasıl iyileştirebiliriz, adalet hizmetinin çarklarının dönmesini nasıl sağlayabiliriz', aslında bunları tartışmak lazım'' diye konuştu. Gerçeker, aynı daire, üye ve personel sayısına karşın, 2005'te Yargıtay'da 724 bin 477 dosya sirkülasyonu bulunduğunu, geçen yıl ise bunun 1 milyon 800 bin 69 olduğunu bildirerek, ''Arkadaşlarımız eğer, bu fedakarca çalışmaları yapmasalardı, bunu sağlamak mümkün müydü? 2005'te çıkan iş sayısı 518 bin, geçen yıl sonu itibarıyla çıkan iş sayısı 825 bin. 300 bin dosya daha fazla çıkmış. Bütün bunları niye söylüyorum?
Önce olayın genelini bir görelim, ondan sonra somut birtakım olayları alıp da geneli görmezlikten gelmeyelim'' ifadelerini kullandı. Ceza yasalarındaki değişikliklerin de etkisiyle Yargıtay'ın iş yükünün 5 yılda yüzde 232,1 oranında arttığına dikkati çeken Gerçeker, ''mevcut kadroyla ne kadar çalışılırsa çalışılsın, iş yükünü azaltmanın mümkün olmadığını'' vurguladı. Bölge adliye (istinaf) mahkemeleri yasasının 2005'te yürürlüğe girdiğini, mahkemelerin kuruluşunun daha sonra 2010'a ertelendiğini kaydeden Gerçeker, 2008'de göreve gelmesinden sonra istinaf mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin ertelemeyi de dikkate alarak, Yargıtay'daki dosya birikimini önleyebilmek için Adalet Bakanlığından Yargıtay'da 6 ek daire kurulmasını talep ettiklerini anlattı.
-''SORUNLAR BİRBİRİNE BAĞLI''-
Gerçeker, ''Sayın Başbakan ile de görüştüm, bizzat sözlü olarak ilettim. Bu rapor halinde de dosyamızı sunduk. O zaman siyasi tercih, öyle bir yapılaşma öngörmedi, bugünlere geldik. 2010 sonu itibarıyla bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmiş olması gerekiyordu. Maalesef yine geçirilemedi. Zaten bunun için tasarıya da gerek yok. Bakanlığın tasarrufuyla, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) onay vermesiyle hemen faaliyete geçebilir. Ama altyapısını tam oluşturamadılar. Hakim sayısı yetersiz. Sorunlar hep birbirine bağlı'' diye konuştu. İstinaf mahkemelerinin faaliyete girmesi halinde Yargıtay'ın daire sayısının artırılmasına gerek olmadığını, bu durumda Yargıtay'ın elindeki dava dosyalarını birkaç yıl içerisinde bitirebileceğini anlatan Gerçeker, ''Yargıtay şu anda temyiz mahkemesi gibi çalışıyor, istinaflar kurulursa temyizi onlar yapacak, biz içtihat birliği için çalışacağız.
Dünyanın her yerinde yüksek mahkemelerin görevi budur. İstinaf mahkemesi olmayan bir ülke görmedim'' dedi. Yargıtay'ın tutuklu dosyalarına her zaman için öncelik verdiğini, ''önemli dosyaların çaresinin aranmadığı'' iddialarının da doğru olmadığını ifade eden Gerçeker, Yargıtay dairelerinin tutuklu dosyalarına gerekli işlemi zamanında yaptığını, her dosyanın bir inceleme prosedürü bulunduğunu, yasal süreç geçirdiğini, ağır ceza mahkemesinden gelen dosyaların duruşmalı görüşüldüğünü söyledi. Kamuoyunda tartışılan Hizbullah davası sanıklarının tahliyelerine ilişkin dosya da yasal sürecin işlediğini belirten Gerçeker, bu dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına 9 ay önce geldiğini, Başsavcılığın tebliğnamesini 1 ay gibi kısa bir zamanda hazırladığını, 26 Ekim 2010 tarihinde de dosyanın ilgili ceza dairesine geldiğini, dairenin duruşma günü verdiğini ve bütün bu işlemlerin Yargıtay'da 2 aylık bir sürede yaşandığını kaydetti.
Gerçeker, ''Yaşanan süreçte arkadaşlarımın ihmali olsa ilk başta ben karşı çıkarım. Yapılmayan hiçbir şey yok. Öncelik her zaman için tutuklu dosyalarına, zaman aşımı yakın dosyalara ve açığa alınan memurlarla ilgili dosyalaradır. Arkadaşlarım fedakarca çalışıyor ama bitmiyor. 20 bin dosya 1-2 günde nasıl bitirilebilir. Akıl, mantık var. Bütün bunları nazara alarak değerlendirme yapmak lazım ama sonuçta önemli olan sorunu çözebilmek'' diye konuştu. Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in açıklamalarından sorunların çözümüne dair öneri paketi olduğunu anladıklarını, ancak kendilerinden tartışılan konulara ilişkin bir görüş sorulmadığını vurgulayan Gerçeker, belki yasama aşamasında görüş sorulabileceğini dile getirdi.
Yaşanan süreçte vatandaşların tepki göstermesinin normal olduğunu ifade eden Gerçeker, şöyle konuştu: ''Çünkü vatandaşın devletinden beklediği hakkının biran önce kendisine teslim edilmesi, suçluların cezalandırılmasıdır. Bunlar için hiçbirimiz mazeret üretme lüksüne sahip değiliz ama bu çareyi sadece bizim üretmemiz bugünkü olanaklarla mümkün görünmüyor. Yargı, adalet sistemi siyasi bir meta haline getirilmemeli. Bu sorunlar devlet politikası şeklinde ele alınarak, toplumun bütün kurumlarının sorunu olduğu bilinci ile ele alınıp çözülmeli. En kısa, süratli adaleti nasıl sağlayabiliriz bunu düşünmeliyiz. İktidar, muhalefet ve diğer kurumlar bu işe eğilmeli, en iyi yargı hizmetini nasıl sağlarız bunu düşünmeliyiz. Gecikmeden adımlar atılmalı, geciktikçe sorunlar büyüyor.
Eleştirilere biz her zaman açığız ama eleştiri yapılırken herkes elini vicdanına koysun. Bütün bu koşulları görsünler, eleştirilerini öyle yapsınlar. Bizim elimizden gelen bu. Bundan ötesi siyasi iradenindir. Ne tedbir alınacaksa bunu bir an önce yapmalı.'' Türkiye'deki hakim ve savcı sayısının Avrupa ülkelerinin çok gerisinde olduğunu, Yunanistan'da bile Türkiye'nin 3 katı hakim ve savcı bulunduğuna dikkati çeken Gerçeker, Türkiye'deki hakim ve savcı sayısının mutlaka Avrupa standartlarına ulaştırılması gerektiğini kaydetti. Gerçerek, Yargıtay'ın altyapı ve bina sorununu çözmek için de uğraş verdiklerini, bina konusunda yaşanan talihsizlikler olduğunu ve arsa tahsisine ilişkin yürütmenin durdurulması kararı verildiğini anlattı.
-''BAŞSAVCILIKTA BİN 227 TUTUKLU DOSYASI BEKLİYOR''-
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Gerçeker, bir soru üzerine, sorunların sadece istinaf mahkemelerinin kurulmasıyla çözülemeyeceğini, hakim-savcı açığının kapatılması, bina ve altyapı sorunlarının çözülmesinin de gerektiğini söyledi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bin 227 tutuklu dosyasının beklediğini, 50 bin dava dosyasının zarfının bile açılamadığını, mevcut depolara sığmayan dava dosyalarının başka kurumlardan temin edilen depolara gönderildiğini anlatan Gerçeker, ''Eğer istinaf mahkemeleri en kısa sürede faaliyete geçecekse, fedakarca çalışan arkadaşlarımız daha çok fedakarlık yaparak, dairelerdeki dosyaları birkaç yılda eritir. Bu kadar hantal bir yüksek mahkeme olmaz. Biz yüksek mahkeme değil, temyiz mahkemesi, istinaf mahkemesi gibi çalışıyoruz'' dedi. Bir soru üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinde 6 yeni daire kurulmasını istediklerini, sorunun çözümüne ilişkin önerilerini dile getirdiğini aktaran Gerçeker, kendisine herhangi bir cevap verilmediğini söyledi.
Gerçeker, ''Görüşmede dile getirdim, daha sonra iki defa yazı yazdım ama o şekilde kaldı. Siyasi iradenin ne düşündüğünü, ne yapmak istediğini bilemiyorum. Bir cevap gelmedi bize'' diye konuştu. Hizbullah dosyasının adli tıpta da 5 yıl beklediğini, 100 bin dosyanın adli tıpta beklediğini anlatan Gerçeker, Hizbullah dosyasının 5-6 aydır Yargıtay'da bulunduğunu belirtti. Farklı dairelerin, farkı kararlarının karşılaştırılmasının kamuoyunun yanılmasına neden olacağını, dairelerin iş yoğunluğunun dosya içeriklerinin farklı olduğunu dile getiren Gerçeker, ''Ortada bir gecikme yok, öne almama öncelik vermeme gibi bir durum yok. Arkadaşlar dosyayı geldiği gün işleme koymuş'' dedi.
Gerçeker, kendisinin de uzun yıllar tetkik hakimlik yaptığını, Yargıtay'da üye ve daire başkanı olarak çalıştığını anımsatarak, ''Askeri mahkemelerde de çalıştım. Bir dosyayı 6 ay, 1 senede okuyorduk. Kılı kırk yarmamaz lazım. Adalet hizmeti kolay değil. Hakimlik vicdan sahibi olmak demektir, okumadan karar veremezsiniz'' değerlendirmesinde bulundu. Bir gazetecinin ''Hükümet tarafından Yargıtay'da yeni daireler kurulmasının Yargıtay'da yaklaşan seçimleri etkilemeye yönelik olduğunu yorumlarının'' yapıldığını ifade etmesi üzerine de Gerçeker, bu konuda bir şey söylemek istemediğini, önceliklerinin sorunların çözümü olduğunu kaydetti. Yargıtay Ceza Genel Kurulunda, tahliyelere ilişkin bir değerlendirme görüşmesi yapıldığını, ilke kararları alındığını ancak bu kararların bağlayıcılığı bulunmadığını bildiren Gerçeker, bir üyenin talebi doğrultusunda yapılan değerlendirme görüşmesine ilişkin alınmış resmi bir karar olmadığını söyledi.
-''VATANDAŞLAR YAKINMAKTA YERDEN GÖĞE KADAR HAKLI''-
Gerçeker, ''Yakını öldürülen, gasba uğrayan vatandaşlara ne önerirsiniz?'' sorusuna, ''Ben, yargının sorunları nelerdir, adalet en kısa sürede nasıl sağlanır onu söylemeye çalışıyorum. Yaşanan durumda vatandaşlar yakınmakta yerden göğe kadar, yüzde 100 haklı ama bizden beklenen de insan gücünün üstünde. Bunların çaresini de bulmakla yükümlü olanlar bulacak'' yanıtını verdi. Hasan Gerçeker, gazetecilerin ''Hükümet ile yüksek yargı organları arasında yaşanan gerginliğe'' ilişkin sorularına ise ''taraf gibi, kutuplaşmalarla olaya yaklaşmadıklarını, bunu benimsemediklerini, sorunu söyleyerek ortak çözümü bulmak istediklerini ve yargının siyaset üstü bir kurum olması gerektiği'' söyleyerek yanıt verdi.
''Tahliyeler konusunda Adalet Bakanlığını önceden uyardınız mı?'' sorusu üzerine de Gerçeker, Bakanlığı uyarma gibi bir yükümlülüklerinin bulunmadığını söyledi. Bazı gazetecilerin Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nden günde 50-60 kişinin tahliye edildiği şeklinde değerlendirmelerde bulunması üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesi Başkanı Mehmet Yalçın, söz alarak bu değerlendirmenin doğru olmadığını, bugün itibarıyla daireden toplam 125 kişinin tahliyesine karar verildiği bilgisini verdi. Yalçın, adli yıl açılışında dosya taraması yaptıklarını, tutuklu dosyaları tespit ettiklerini, adli tatil sonrasında da bu dosyalara öncelik verdiklerini söyledi. Yalçın, ''Dairemize geçen sene 7 bin 500 iş geldi, 8 bin 586 iş çıktı. Tarama çalışmasını yaparken günleri yaşayacağımızı biliyorduk. Yargıtay 1. Ceza Dairesinin gelen-çıkan iş sayılarına bakıldığında rekor kırıldığını göreceksiniz. Amacımız bugünkü zor duruma düşmemekti. Adli yıl sonrasında gelen dosyalar olmasaydı sıfır tahliye olacaktı'' dedi.
08 Ocak 2011, Cumartesi 02:07:19
- » Greko-Romen'de ASKİ Şampiyon oldu
- » Yaz saati uygulaması 28 Mart'ta başlıyor
- » CHP'li başkan İslam'a hakaret etti
- » Selçuklu'dan eski binaya hüzünlü veda
- » Karara dolandırıcı da güldü
- » Bahçeli partiden gidecek iddiası !
- » Yarın son gün !
- » Konya'da katliam gibi kaza. 5 ölü, 16 yaralı
- » Katsayı kalkıyor
- » BALYOZ PLANINDAKİ KOZMİK BİLGİLER BULUNAN ASKERİYENİN 2 BİLGİSAYARI KAYIP
- » Şimdi de Suriye karıştı
- » BELEDİYE ORMANI GÜNEŞ ENERJİSİYLE AYDINLATACAK
- » HES'ten ilginç 28 Şubat protestosu
- » Benzine yine zam geldi
- » Teknosa Exxtra Konseptini Konya'ya taşıdı
- » Van'a eyleme gelen 4 PKK'lı terörist kıskıvrak yakalandı
- » Konya Mehir Vakfı 2011 yılında 316 çifti evlendirdi
- » Sigara yasağına elektronik takip geliyor
- » CHP'de yine kriz var !
- » Yürek ateşleri yeniden alevlendi
- Saffet Yüzbaşıgil...
Akıllı yiğenim benim başarılarının devamını diliyorum...
- ahmet erim
Öncelikle siz yorum sahiplerine haberliyoruma ve ilgilenen herkese teşekkür ederm ama hikayem yarım devamı yayınlanırmı bilmiyorum bilginiz olsun istedim teşekkürler
- Kaan Koç
Gerçekten çok güzel. Bu hikayeyi yazan kişinin 6. sınıfa gittiğine inanmak çok zor. İnşallah yazılarının devamını getirir ve burada bırakmaz. Kim bilir belki eee.haberliyorum.com sitesi de bu arkadaşın hikayelerini düzenli olarak yayınlar ve hem gençlere bu konuda güzel örnek olur hem de bizler takip ederiz.
- Ufuk ÖZDEMİR
Şuan gerçekten gözlerim doldu. Senin gibi bir yiğene sahip olduğum için çok şanslıyım. Dayısı olarak ilk defa bu hikayeyi okuyorum. Gerçekten çok güzel tebrik ederim Erim :)
- akadaşça
mrb aynı yaşlarda olabiliriz ama bu hikayenin sadece birazını okuyabildim hemen okunacak kadar kısa değil onun için kitabı olsaydı keşke ben bunubikaç günde okurum ancak
- misafir
helal olsun. maşallah diyelim nazar değmesin. çok güzel. bu yaşta çok güzel
- mehmet alabaş
iyi günler ben emekli bir öğretmen olarak bu çocuğumuzu tebrik ediyorum ve doğanın katledildiği bu dönemde bu çocukların değerlendirilmesine destek istiyorum.
- saadet şeker
Günaydın Türkiye yenimi uyanıyorsunuz???Yıllardan bu yana katledilen hayvanların vebalini nasıl çekecekler merak ediyorum.Öyle bir ceza olmalı ki paraya çevrilmemeli,caydırıcı olmalı.Bu konuda belediyelerde barınakları çoğaltmalı kısırlaştırma eylemi ücretsiz olmalı.Basın da hiç acımadan öldürenleri teşhir etmeli.
- coşkun bozkurt
BEN ENGELLİYİM KIZIM BACAĞIDA KIIRLDI NASIL URAYA KONTROLE GÖTÜRECEĞİM İZAH EDİN LÜTFEN
- yeşim
namus!ne kadarda kolay temizleniveriyor öyle.öldürdüm temizlendi allah ıslah etsin sizin gibileri..
- uğurkart
beyşehirimizeherşeyyakışırlütfenbalıklarımıza sahipolalımn nedeniçibalıklarla dolu rengarenk birgölümüz olmasın
- musa
bana bir telsiz versinler bende gönüllüyüm.
- Mahmut candan
Memur hakkını ancak meydanlarda alabilir. Teşekkürler kamu sen e.
- erva turgut
bizim okul örnek okul şimdi sizde örnek alım örnek olun
- Muhsin AKIL
Elektronik cıhat/alet kullananların haklarını gözetici olumlu ve uyarıcı bir haber...
- MEMET
Peki Konya Müftüsü Özbuğday'ın kendinin de kabul ettiği vechile , audi marka vakıf aracını ankaraya ayağına getirtmesi haberdeki durumdan farklı mı ? biri legal diğeri illegal öyle mi...ben o audıye cami sergilerinden alınan benzin parasını sergiye yardım eden biri olarak helal etmiyorum.
- derya şahin
allah belanızı versin
- mithat demirci
sayın hacı mehmrt gümüş e ALLAH TAN RAHMET kederli ailesine bol sabır diler MESLEK TAŞİ MİTHAT DEMİRCİ
- mehmet güzel
böylelerini tutklayıp müebete çarpacan yaşatmıyacan bu ülkeyi kirleten onlardır terör ddiyorsunuz bundana daha büyük teröris varmı
- kemal burak dayanıklı
yerimizde wehrmacht olmalıydı muazzam hava güçleriyle.çok mu zor luftwaffe yi yeniden yaratmak.haberin doğruluğu bilinmiyor rum kaynaklı haber.bizans entrikası olduğu muhtemel...
- ayse
Allah acıl sıfalar ve aılelerınede sabır versın .(amin)
- ahmet satlık
abdullah abiyi severdim iyibir insandı yakınlarına allahtan sabır dilerim merhumada allahtan rahmet mekanı dennet olmasını dilerim
- selim candan
Sayın Hocamızı tekrardan bize hatırlattığın için çok teşekkürler yalçın bey.Bu zamanda Onun gibi dürüst müftü bulmak bihayli zor.Gittiği yerde yine güzellikler oluşturmuş allah razı olsun.Bizim buradakiler ne yapıyor valiye çiçek vermiş miş...Bakın hocamız 8 tane yetimi sevindirmiş...imamlarla korolar kurmuş...kutlu doğumda birileri gibi vali yağcılığı yapmammış...mehmetçiği sevindirmiş.büyük insan vesselam..özbuğdaya duyurulur.yetimlerin hakkını audılerde harcayanlar hesap gününde hesap verecek
- ahmet selvi
bu insanlar müftü olmus vali olmuş insan olmamıs kişiler insanların eve götürecek ekmegi yok iken onlar yemek bile beyenmezler televizyon gazete ye cıkınca allah cc den kitap tan bahsederler allah şahidim olsun bunungibi yapan insan bile demeye dilim varmıyo ama bunlara hakkımı helal etmiyorum iki elim yakalarında
- Ali Aslan
Dünyaca ünlü saf romanov koyunlarını artık direk Rusya’dan (Türkiye çiftlik teslim) satın alabilirsiniz fiyatlarımız gayet uygun olup abartılı fiyatlarımız yoktur. Bütün koyunlarımız safkan romanov’dur ve yüksek damızlık oranlarını belgeleyen sertifika ve pasaportları vardır. satışlarımız minimum 100 adettir 100 adetten aşağısına tarım bakanlığı ithalatına izin vermemektedir. www.romanovciftlik.ru Tel. Turkıyede 0532 158 7 157 Tel. Rusyada +7 903 884 00 99
- zeyd çölmekci
okullar fettullah gülene ait deyil okullar misyoner okulları ajan yetişiyor
- MEHMET KELEŞ
HAKAN BEY SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN BEN HAKAN KUTLUĞ İSMİNDE KİMSEYİ TEDAVİ ETMEMİŞİM DEFTERİMDE İSMİN YAZMIYOR BİZİM HİÇ KİM SENN 3 KURUŞUNDA GÖZÜMÜZ YOK SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN MADEM GERÇEK DİYORSAN AŞAĞIDA 24 SAAT ULAŞABİLECEĞİN NUMARAM VAR ARA SÖYLE BEN SENİ TANIMIYORUM DEDİĞİM GİBİ SENİ TEDAVİ ETSEM İSMİN FALAN DEFTERİMDE KAYITLI OLUR ....
- HAKAN KUTLUĞ
BENDE DENEDİM BU ADAMIN MUCİZEVİ KARIŞIMLARINI. İNANIN Kİ ÇOK ÜÇ KAĞITÇI BİR ADAM BU. İLK KÜRÜN PARASINI VERDİM DAHA SONRA İHTİYACIM VAR DİYE 2 . KÜRÜN PARASINI İSTEDİ YOK DEDİM SÜREKLİ TELEFON AÇTI. BENDE SENİN YAPACAĞIN İŞE DİYE KIZDIM BIRAKTIM. SONRA PARASINI VERDŞİĞİM ŞİŞEYİ İSTEDİM ONUDA VERMEDİ. BÖYLE UMUT SİMSARLARINA İTİBAR ETMEYİN ARKADAŞLAR. SAÇSIZ OLMAK DOLANDIRILMAKTAN DAHA İYİ BANA KALIRSA. BAK AKLIMA GELDİ YİNE SİNİRLEDİM. ALLAHINDAN BUL
- gunes kılıç
o adam hakedıyor oh olmuş yazık kadına
- harun özkan
kaza anı aracın tam arkasındaydım çok sevdiğimiz bi abimizdi çok üzüldüm allah tahsiratını affetsin.












