Erdoğan'dan Kaddafi'ye, çekil artık, teklifi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Libya'daki tavrının tamamen insani, bir tek kişinin dahi burnunun kanamamasına yönelik bir tavır olduğunu belirterek, ''İnsani duruşumuzun başta Libya olmak üzere, mualifler nezdinde yanlış yorumlandığını, yanlış algılandığını özellikle de bazı ülkeler tarafından (bu bizce bilinmektedir) art niyetli bir kampanya ile yanlış aksettirildiğini biliyoruz'' dedi.
Başbakan Erdoğan, WOW Oteli'ndeki Türkiye Sanayicileri ve İşadamları Konfederasyonu (TUSKON) Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından Libya'daki gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Erdoğan, Libya'daki gelişmeleri en başından itibaren çok büyük bir hassasiyetle takip ettiklerini, Libya'nın Türkiye için hiç bir zaman sıradan bir devlet, Libya halkının da hiçbir zaman halklardan bir halk olmadığını söyledi.
Libya'da gelişmelere kayıtsız olmalarının, yaşananlara bigane kalmalarının, Libya halkına sırt dönmelerinin asla söz konusu olamayacağını ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Biz Türkiye olarak, Libya meselesine en başından itibaren çok büyük bir hassasiyetle yaklaştık. Hamasi nutuklardan özenle kaçındık. Popülizmden, şovdan, Libya üzerinden çıkar sağlama kaygısından tamamen şahsım, arkadaşlarım uzak olduk. Her zaman ifade ettiğim gibi, biz Libya'da birilerinin yaptığı gibi petrol kuyularını değil, yerin üstündeki canları görenlerden olduk. Libya'nın toplumsal yapısı, siyasi yapısı bölge için arz ettiği önem ve Libya'nın bazı ülkeler için iştah kabartan zenginliği, bu ülkeye yönelik tavrımızın büyük bir hassasiyet içinde belirlenmesini gerekli kıldı.
Süreç içindeki gelişmeler, Libya'da mevcut yönetimin herhangi bir karışıklık durumunda takınacağı tutum da yine bizim üzerinde duyarlılık gösterdiğimiz bir başka konu oldu.'
Türkiye'nin Libya konusundaki tavrının, ''taraf tutmak, bir tarafı desteklemek'' şeklinde olmadığını ifade eden Erdoğan, ''Bizim Libya tavrımız, şov yapmaya, çıkar sağlamaya, buradan bir rant elde etmeye, nüfuz elde etmeye yönelik de olmamıştır'' dedi.
Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Libya'daki tavrımız, tamamen insani bir tavır olmuş, bir tek kişinin dahi burnunun kanamamasına yönelik bir tavır olmuştur. İnsani duruşumuzun, başta Libya olmak üzere, muhalifler nezdinde yanlış yorumlandığını, yanlış algılandığını özellikle de bazı ülkeler tarafından (Bu bizce bilinmektedir) art niyetli bir kampanya ile yanlış aksettirildiğini biliyoruz. Libya'da adeta Türkiye aleyhine bir kampanya başlatılmış, Türkiye'nin politikaları yalan-yanlış şekilde aksettirilmiş, muhalifler nezdinde bir infial oluşturulmak istenmiştir. Biz burada da soğuk kanlılığımızı kaybetmedik, son derece istikrarlı, tutarlı ve ilkeli bir politika izledik. Muhaliflere her türlü insani yardımı ulaştırırken, her türlü riski göze alırken, iletişim kanallarını muhalifler de açık tutarken, Libya yönetimini de her fırsatta kan dökmemesi, katliamlara girişmemesi, halkın sesine, arzularına kulak tıkamaması noktasında uyardık.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Libya tarihinde yeni bir dönem başlamıştır. Libya meselesinde artık söz tükenmiştir. Bu noktada yapılması gereken, Libya'da Trablus'ta yönetimi elinde tutan Muammer Kaddafi'nin derhal iktidarı bırakması, üzerindeki tarihi sorumluluğu insani ve vicdani sorumluluğu derhal yerine getirmesidir'' dedi.
Başbakan Erdoğan, WOW Oteli'ndeki TUSKON Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından Libya'daki gelişmelere ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Erdoğan, Libya'nın çok zor bir dönemden geçtiğini, Türkiye'nin, Libya halkının içinden geçmekte olduğu bu zor dönemi, en az zararla aşarak, selamete kavuşmasına katkıda bulunmaya çalıştığını ve bugün de aynı şekilde çalışmaya devam ettiğini belirtti.
Herkesin bildiği gibi soruna Libya'nın içinde Libyalılar tarafından bir çözüm bulunmasının mümkün olmadığını ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Sivil halkın güvenliğinin tehlike altına girmesi üzerine uluslararası camia, duruma müdahil olmak durumunda kaldı. Neticede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, herkesin uymak zorunda olduğu 1970 ve 1973 sayılı kararları kabul etti. Bu kararlar temelinde NATO Libya üzerinde uçuşa yasak bölge ihdas etti ve sivilleri koruma amacına yönelik askeri operasyon başlattı. Türkiye, görünür zorunluluk, uluslararası meşruiyet, bölgesel katılım ve destek şartlarının yerine gelmesi üzerine, bu harekatın silah ambargosunun denetlenmesi ve insani yardımın Libya halkına ulaştırılması boyutlarına katıldı. Bir yandan da sorunun sadece askeri yöntemlerle çözülemeyeceği; ateşin kesilmesinin, akan kanın durmasının ve Libya'da halkın meşru talep ve beklentilerini karşılayacak bir siyasi sürecin başlatılmasının elzem olduğu düşüncesinden hareketle bir yol haritası geliştirdik.''
Başbakan Erdoğan, 7 Nisan'da açıkladığı bu yol haritasının ana parametrelerini şöyle aktardı:
''Bir; derhal gerçek bir ateşkes sağlanması, bu çerçevede, yönetime bağlı askeri unsurların şehirlerden çekilmesi, kuşatmaların kaldırılması, tüm şehirlere ve bölgelere elektrik, gaz, su tedarikinin başlaması, iki; hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün Libyalı kardeşlerimize kesintisiz insani yardım akışı sağlayacak güvenli insani bölgeler oluşturulması, üç; Tüm Libya halkının meşru çıkarlarını dikkate alan, tüm Libya'yı kucaklayan kapsayıcı bir demokratik değişim ve dönüşüm sürecinin ivedilikle başlatılması. O tarihten bu yana yürüttüğümüz diplomatik temaslarla yol haritamızı detaylandırdık. Libya Ulusal Geçiş Konseyi ile istişarelerde bulunduk ve uluslararası toplumun yol haritamıza desteğini sağladık.''
-''LİBYA'DA AKAN KAN, KARDEŞLERİN KANIDIR''-
Sorunun başladığı andan itibaren, Trablus'taki Libya yönetimiyle her an iletişim halinde olduklarını dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Muammer Kaddafi'ye, her görüşmemizde samimi mesajlarımızı ilettik. En başından itibaren, kendisinin yönetimi artık bırakması gerektiğini, Libya'da her kesimin uzlaşma sağlayacağı bir ismin göreve gelmesi gerektiğini, huzur, barış ve istikrarın ancak ve ancak bu şekilde tesis edilebileceğini ifade ettik. En son, açıkladığımız yol haritasında, anayasal demokrasiye geçişin sağlanması için Kaddafi'nin yönetimden çekilmesinin elzem olduğunu açıkça belirttik. Suhuletle, sağduyuyla, soğukkanlılıkla yürüttüğümüz tüm bu girişimler, ne yazık ki Trablus yönetimi tarafından dikkate alınmadı. Muammer Kaddafi, tavsiyelerimizi dikkate almak, kan dökmekten kaçınmak, Libya'nın toprak bütünlüğünü sağlamak için çaba harcamak yerine, kanı, göz yaşını, baskıyı ve kendi halkına saldırıyı tercih etti. Değerli arkadaşlarım... Libya tarihinde artık yeni bir dönem başlamıştır. Libya meselesinde artık söz tükenmiştir. Bu noktada yapılması gereken, Libya'da, Trablus'ta yönetimi elinde tutan Muammer Kaddafi'nin derhal iktidarı bırakması, üzerindeki tarihi sorumluluğu, insani ve vicdani sorumluluğu derhal yerine getirmesidir. Muammer Kaddafi, Libya'nın geleceği, Libya'nın toprak bütünlüğü, Libya'nın barış ve huzuru adına bu tarihi adımı artık atmak zorundadır. Mevcut şartlar altında, en uygun çıkış yolu, emaneti sahibine, yani iktidarı ve yönetimi, emanetin gerçek sahibi olan halka iade etmektir.''
Libya'da dökülen kanın, Libyalıların kanı olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Libya'da akan kan, kardeşlerin kanıdır. Kan üzerine, hele hele kardeş kanı üzerine istiklal, istikbal, barış ve adalet asla tesis edilemez. Dolayısıyla, Libya Liderinin, daha fazla kana, göz yaşına, yıkıma sebebiyet vermeden, kendisi için, ülkesinin geleceği için derhal Libya'dan uzaklaşmasını ve yönetimden çekilmesini arzu ediyoruz. Muammer Kaddafi'nin, böyle bir adım atması, böyle bir karar vermesi durumunda, kendisini misafir edecek bir ülkeye gidişi ve güvenliğinin sağlanması mümkün olabilecektir. Evlat acısı, acıların en büyüğüdür, torun acısı gerçekten çok çok büyük bir acıdır. Bir baba olarak, bir dede olarak Kaddafi'nin de bu acıyı yaşadığını biliyoruz. Aynı acıyı Libya halkının da yaşadığını görmesini ve hissetmesini, daha fazla acının yaşanmaması için artık bu adımı atmasının kaçınılmaz olduğunu hatırlatmak istiyoruz.''
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, artık İslam dünyasının, kanla, gözyaşıyla, özellikle de terörle anılmasını istemediklerini belirterek, ''Liderler, bu toprakların kadim medeniyetinden ilham alarak, bu toprakların çehresini, kaderini, imajını değiştirmek için sorumluluk üstlenmek, fedakarlıkta bulunmak, insani olanı, vicdanı olanı tercih etmek durumundadırlar. Libya'dan da diğer ülkelerden de beklediğimiz, duymak, görmek istediğimiz budur'' dedi.
Başbakan Erdoğan, WOW Otel'deki Türkiye Sanayicileri ve İşadamları Konfederasyonu (TUSKON) Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından Libya'daki gelişmelere ilişkin düzenlediği basın toplantısında, Bingazi'deki Ulusal Geçiş Konseyine ve ülkelerine demokrasiye dayalı yeni bir düzen getirmek için çetin bir mücadele veren Libyalılara da seslenerek, şunları kaydetti:
''Bugün verdiğiniz mücadelenin, çektiğiniz eziyetlerin bütün Libyalıları kucaklayacak bir sonuca ulaşması hayati derecede önemlidir. Verilen mücadele, hür, demokratik, toprak bütünlüğünü, egemenliğini korumuş ve güçlendirmiş yeni ve uluslararası camiada hak ettiği yeri almış bir Libya için verilen bir mücadeledir. Türkiye, tüm Libya halkının sıkıntılarının son bulması için bugüne kadar verdiği çabayı, bundan sonra da vermeye devam edecektir. Libya'nın özlemini çektiği hak, hukuk, özgürlük ve adalet imkanlarına biran önce kavuşması, Libya halkının haklı taleplerinin karşılanması en büyük arzumuzdur. Bu arzunun gerçekleşmesi için katkımız, desteğimiz devam edecektir.''
-LİBYA HALKININ KENDİ GELECEĞİNİ BELİRLEMESİ-
Libya halkının birlik ve beraberlik içinde kendi geleceğini belirlemesinin öncelikleri olduğunu ifade eden Erdoğan, bu doğrultuda, yol haritasında yer alan unsurların hayata geçirilmesi için Geçici Ulusal Konsey ile yakın temas halinde olmaya devam edeceklerini söyledi.
Ayrıca Libya'da bir çözümün önünü açacağına inandıkları bu plan üzerinde 5 Mayıs'ta Roma'da düzenlenecek ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun katılacağı Temas Grubu Toplantısı da dahil olmak üzere, uluslararası toplumla işbirliği yapmayı sürdüreceklerine işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Burada Libya ile birlikte bölgedeki tüm ülkeler için, her zaman dile getirdiğimiz uyarılarımızı bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum. Eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi, belli ülkelerin, belli halkların değil, tüm insanların, tüm insanlığın meşru, en tabii hakkıdır. En temel insani hakları ertelemek, geciktirmek, yok saymak, kendi halkını bunlardan mahrum etmek, adalet üzerine bir idare değil, zulüm ve baskı üzerine bir idaredir. İçinde bulunduğumuz coğrafyada, biz artık kan, gözyaşı, baskı ve zulüm görmek istemiyoruz. Dünya hızla değişirken, bölgemizdeki ülkelerin, temel hak ve özgürlükleri erteleyen, öteleyen bir anlayışla, halklarına baskı uygulamalarını asla sürdürülebilir, asla insani görmüyoruz. Kendi halkımızın güvenlik ve özgürlüğünü ne kadar vazgeçilmez görüyorsak, etnik kökenine, dinine veya mezhebine bakmaksızın, bölgemizde yaşayan bütün halkların güvenlik ve özgürlüğünü de o kadar vazgeçilmez gördük ve görüyoruz. Biz, bir ferdin hakkını, bütün insanlar için de olsa feda etmeyecek, tek bir masumun canını, her türlü iktidar kaygısından evla görecek tam ve mükemmel adalete inanıyoruz.'
''Bu coğrafya ne yazık ki çok büyük acılar yaşadı'' diyen Erdoğan, şunları söyledi:
''Biz yeni Halepçelerin, yeni Hama ve Humusların, yeni Bosnaların yaşanmasını istemiyoruz. Biz artık İslam dünyasının, kanla, gözyaşıyla, özellikle de terörle anılmasını istemiyoruz. Liderler, bu toprakların kadim medeniyetinden ilham alarak, bu toprakların çehresini, kaderini, imajını değiştirmek için sorumluluk üstlenmek, fedakarlıkta bulunmak, insani olanı, vicdanı olanı tercih etmek durumundadırlar. Libya'dan da diğer ülkelerden de beklediğimiz, duymak, görmek istediğimiz budur. Biz Türkiye olarak, coğrafyamızda barışı savunmaya, insani değerleri öne çıkarmaya devam edeceğiz. İlkeli, tutarlı, kararlı, onurlu dış politikamızla, bölgede barış ve istikrara katkı sağlamaya devam edeceğiz. Kardeş halkların, mazlumların ve mağdurların yanında, arkasında dimdik durmaya, onların umudu olmaya, hakkı ve hukuku savunmaya devam edecek, bundan asla taviz vermeyeceğiz.''
Başbakan Erdoğan, basın mensuplarının Usame Bin Ladin'in öldürülmesine ilişkin sorularını yanıtsız bırakarak, salondan ayrıldı.
04 Mayıs 2011, Çarşamba 01:47:41
- » Konya'da intikam cinayeti
- » Konya'da korkunç kaza. Üstgeçitte asılı kaldı
- » Kılıçdaroğlu, askerlik 6 aya düşürülecek..
- » Van'da çadır yandı 1 kişi öldü
- » KONYA İL MÜFTÜLÜĞÜ'NE MAKAM OTOSU HARİCİNDE BİR LÜKS OTO DAHA ALINDI
- » Dışişleri'nden Ermenistan'a kınama
- » Otobüs şarampole uçtu, 5 ölü, 38 yaralı
- » Bakan Çelik, 'Eğer kusuru görülürse Çiller'de'
- » Konya'da bir kadına öldüresiye işkence yapıldı
- » İzmir'de şiddetli patlama, 2 ölü 3 kayıp
- » Konya'da trafik kazası,1 ölü, 6 yaralı
- » Faruk Bal Mecliste konuştu, kanı kanla yıkıyorsunuz
- » Konya'da Bayramı şehitlikte geçirenler
- » Sevgilisinin dostunu öldürdü
- » Beyşehir'de okul servis minibüsü direğe çarptı
- » MİT'çileri ifadeye çağıran savcı görevden alındı
- » SICAKTA RAHAT UYUMANIN YOLLARI
- » Fransızlar Libya savaş uçağını düşürdü
- » ABD ve İngiltere Suriye'yi vuracak mı ?
- » KPSS'de kopya ayaklanması
- suat uzun
Ben bir mahalle muhtarı olarak mahallemde bulunan yaklaşık 21 camii 26 din görevlisi ile plaket törenine özel davete rağmen katılmayan il müftüsü sanke bakan makamı gibi önde kırmızı mavi çakarlambalarla kendi uygun gördüğü yerlere katılan muhtarlarla birgün olsun toplantı yapmayan muhtarlarlam imamları bir arayan getiremeyen bir müftüyü ALLAHA Havale ediyorum ama bence çok ama çok lüks bu millet helal edermi bilmem
- cemil demir
Hayret etmemek elde değil neden insanlar birşeyleri birşeylere benzetmek için bu kadar zorlanırlar anlamak güç. Bu iddiayı atan kişi aynaya baksın kesin burnu ermeni burnuna benziyordur,bi yorumda bizmi yapalım.
- emine
mükemmel ötesi
- Saffet Yüzbaşıgil...
Akıllı yiğenim benim başarılarının devamını diliyorum...
- ahmet erim
Öncelikle siz yorum sahiplerine haberliyoruma ve ilgilenen herkese teşekkür ederm ama hikayem yarım devamı yayınlanırmı bilmiyorum bilginiz olsun istedim teşekkürler
- Kaan Koç
Gerçekten çok güzel. Bu hikayeyi yazan kişinin 6. sınıfa gittiğine inanmak çok zor. İnşallah yazılarının devamını getirir ve burada bırakmaz. Kim bilir belki eee.haberliyorum.com sitesi de bu arkadaşın hikayelerini düzenli olarak yayınlar ve hem gençlere bu konuda güzel örnek olur hem de bizler takip ederiz.
- Ufuk ÖZDEMİR
Şuan gerçekten gözlerim doldu. Senin gibi bir yiğene sahip olduğum için çok şanslıyım. Dayısı olarak ilk defa bu hikayeyi okuyorum. Gerçekten çok güzel tebrik ederim Erim :)
- akadaşça
mrb aynı yaşlarda olabiliriz ama bu hikayenin sadece birazını okuyabildim hemen okunacak kadar kısa değil onun için kitabı olsaydı keşke ben bunubikaç günde okurum ancak
- misafir
helal olsun. maşallah diyelim nazar değmesin. çok güzel. bu yaşta çok güzel
- mehmet alabaş
iyi günler ben emekli bir öğretmen olarak bu çocuğumuzu tebrik ediyorum ve doğanın katledildiği bu dönemde bu çocukların değerlendirilmesine destek istiyorum.
- saadet şeker
Günaydın Türkiye yenimi uyanıyorsunuz???Yıllardan bu yana katledilen hayvanların vebalini nasıl çekecekler merak ediyorum.Öyle bir ceza olmalı ki paraya çevrilmemeli,caydırıcı olmalı.Bu konuda belediyelerde barınakları çoğaltmalı kısırlaştırma eylemi ücretsiz olmalı.Basın da hiç acımadan öldürenleri teşhir etmeli.
- coşkun bozkurt
BEN ENGELLİYİM KIZIM BACAĞIDA KIIRLDI NASIL URAYA KONTROLE GÖTÜRECEĞİM İZAH EDİN LÜTFEN
- yeşim
namus!ne kadarda kolay temizleniveriyor öyle.öldürdüm temizlendi allah ıslah etsin sizin gibileri..
- uğurkart
beyşehirimizeherşeyyakışırlütfenbalıklarımıza sahipolalımn nedeniçibalıklarla dolu rengarenk birgölümüz olmasın
- musa
bana bir telsiz versinler bende gönüllüyüm.
- Mahmut candan
Memur hakkını ancak meydanlarda alabilir. Teşekkürler kamu sen e.
- erva turgut
bizim okul örnek okul şimdi sizde örnek alım örnek olun
- Muhsin AKIL
Elektronik cıhat/alet kullananların haklarını gözetici olumlu ve uyarıcı bir haber...
- MEMET
Peki Konya Müftüsü Özbuğday'ın kendinin de kabul ettiği vechile , audi marka vakıf aracını ankaraya ayağına getirtmesi haberdeki durumdan farklı mı ? biri legal diğeri illegal öyle mi...ben o audıye cami sergilerinden alınan benzin parasını sergiye yardım eden biri olarak helal etmiyorum.
- derya şahin
allah belanızı versin
- mithat demirci
sayın hacı mehmrt gümüş e ALLAH TAN RAHMET kederli ailesine bol sabır diler MESLEK TAŞİ MİTHAT DEMİRCİ
- mehmet güzel
böylelerini tutklayıp müebete çarpacan yaşatmıyacan bu ülkeyi kirleten onlardır terör ddiyorsunuz bundana daha büyük teröris varmı
- kemal burak dayanıklı
yerimizde wehrmacht olmalıydı muazzam hava güçleriyle.çok mu zor luftwaffe yi yeniden yaratmak.haberin doğruluğu bilinmiyor rum kaynaklı haber.bizans entrikası olduğu muhtemel...
- ayse
Allah acıl sıfalar ve aılelerınede sabır versın .(amin)
- ahmet satlık
abdullah abiyi severdim iyibir insandı yakınlarına allahtan sabır dilerim merhumada allahtan rahmet mekanı dennet olmasını dilerim
- selim candan
Sayın Hocamızı tekrardan bize hatırlattığın için çok teşekkürler yalçın bey.Bu zamanda Onun gibi dürüst müftü bulmak bihayli zor.Gittiği yerde yine güzellikler oluşturmuş allah razı olsun.Bizim buradakiler ne yapıyor valiye çiçek vermiş miş...Bakın hocamız 8 tane yetimi sevindirmiş...imamlarla korolar kurmuş...kutlu doğumda birileri gibi vali yağcılığı yapmammış...mehmetçiği sevindirmiş.büyük insan vesselam..özbuğdaya duyurulur.yetimlerin hakkını audılerde harcayanlar hesap gününde hesap verecek
- ahmet selvi
bu insanlar müftü olmus vali olmuş insan olmamıs kişiler insanların eve götürecek ekmegi yok iken onlar yemek bile beyenmezler televizyon gazete ye cıkınca allah cc den kitap tan bahsederler allah şahidim olsun bunungibi yapan insan bile demeye dilim varmıyo ama bunlara hakkımı helal etmiyorum iki elim yakalarında
- Ali Aslan
Dünyaca ünlü saf romanov koyunlarını artık direk Rusya’dan (Türkiye çiftlik teslim) satın alabilirsiniz fiyatlarımız gayet uygun olup abartılı fiyatlarımız yoktur. Bütün koyunlarımız safkan romanov’dur ve yüksek damızlık oranlarını belgeleyen sertifika ve pasaportları vardır. satışlarımız minimum 100 adettir 100 adetten aşağısına tarım bakanlığı ithalatına izin vermemektedir. www.romanovciftlik.ru Tel. Turkıyede 0532 158 7 157 Tel. Rusyada +7 903 884 00 99
- zeyd çölmekci
okullar fettullah gülene ait deyil okullar misyoner okulları ajan yetişiyor
- MEHMET KELEŞ
HAKAN BEY SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN BEN HAKAN KUTLUĞ İSMİNDE KİMSEYİ TEDAVİ ETMEMİŞİM DEFTERİMDE İSMİN YAZMIYOR BİZİM HİÇ KİM SENN 3 KURUŞUNDA GÖZÜMÜZ YOK SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN MADEM GERÇEK DİYORSAN AŞAĞIDA 24 SAAT ULAŞABİLECEĞİN NUMARAM VAR ARA SÖYLE BEN SENİ TANIMIYORUM DEDİĞİM GİBİ SENİ TEDAVİ ETSEM İSMİN FALAN DEFTERİMDE KAYITLI OLUR ....












