İşte 3 örnek insan
Açık Kapı Sosyal Sorumluluk Derneği, Bahçelievler Şeyh Zayed Çocuk Yuvası'nda hayata geçirdiği Koruyucu Ruh Sağlığı projesiyle, çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerini tamamlayarak hayata adım atmalarını hedefliyor. Proje çocuklarda depresyona sebep olan sorunların erken dönemde saptanarak gerekli önlemlerin alınmasını da kapsıyor
5 yıl önce 15 güzel, başarılı ve sorumluluk sahibi kadın yuvada kalan çocukların ruhlarındaki yaraları birleştirebilmek için yola çıktığında belki de bu kadar büyük bir dünyaya adım attıklarının farkında değildi.
Aslı Soyak, Batya Edin, Berrin Yoleri, Burçak Sayılgan, Didem Kurdoğlu, Esra Civelek, Maide Kurttepeli, Merve Kurttepeli Gürsel, Nevbahar Koç, Seli Elvasvili, Serra Taşkent, Sevgi Toprak Tunga, Suzan Keleş, Zeynep Bilgin ve Zeynep Üstünel bir yılbaşında yurt ziyaretiyle başlayan o ilk adımdan sonra çocuklara plastik kamyonlar ve bebekler götürmekten ziyade, şefkat götürmenin gerekliği olduğunu hissetti. Ve çocuklar için üzülmeye harcayacakları enerjiyi, onları dönüştürmeye harcamaya karar verdiler. Birkaç arkadaşın bir arada iyilik yaptıkları bireysel çabadan ziyade, daha profesyonel bir şekilde özellikle manevi ihtiyaçları gidermeye yönelik adımlar atan bir derneğin etrafında buluştular.
Bu vizyonla kurulan Açık Kapı Sosyal Sorumluluk Derneği, Sosyal Hizmetler çocuk Esirgeme Kurumu ile birlikte Bahçelievler Şeyh Zayed Çocuk Yuvası'nda 'Koruyucu Ruh Sağlığı' projesini hayata geçiriyor.
Açık Kapı'nın kurucularından Esra Civelek ile Serra Taşkent, tüm devlet yurtlarında etkin hale getirilmesi hedeflenen projeyle ilgili daha geniş kitlelerle buluşmayı hedeflediklerini anlatıyor. İki yıldır yürüttükleri projede çocukların akademik başarısının, yeteneklerinin gittikçe daha öne çıktığına dikkat çeken Civelek ve Taşkent, 2011 yılında çalışmaların Türkiye'deki tüm kuruluşlara yayılmasını amaçladıklarını da dile getiriyor.
Çırağan Sarayı'nda güzel bir günde bir araya geldiğimiz Civelek ve Taşkent, yetiştirme yurdunda kalan çocukların psikiyatr ve psikologlar eşliğinde ruhsal gelişimlerini tamamlamalarına özen gösterdiklerini şöyle anlatıyor.
- Çocukların dünyalarına bir kapı açma fikri nasıl ortaya çıktı?
Serra Taşkent: 2004 yılında bir arkadaşımızın yönlendirmesiyle birkaç arkadaş yılbaşı öncesinde Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumu'na ziyarete gittik. Oyuncaklar, parayla alınmış giysiler vs. götürdük. Ben de Esra (Civelek) da yeni doğum yapmıştık. Çok etkilendik gördüklerimizden. Duygulanmamak elde değildi. Ancak oradan çıktıktan sonra yaptığımızın hiç de kalıcı olmadığını, birkaç gün sonra belki de kıracakları oyuncaklar verip çıkmanın bir anlamsızlığını hissettik.
Esra Civelek: Boynumuza iki üç çocuk birden sarıldı. Bacaklarımızdan tutuyorlardı. Bu duruma çok üzüldük. Ama bunun bir faydası yoktu, daha farklı şeyler yapmamız gerekiyordu. Üzüntüye harcayacağımız enerjiyi, onları dönüştürmeye harcamaya karar verdik. Şimdi artık oraya gittiğimizde sevgiye aç bir şekilde bacaklarımıza sarılmıyorlar. Normal bir kucaklaşma yaşıyoruz.
- İlk önce hangi somut adımı attınız?
Serra Taşkent: Gönüllü anneye ihtiyacımız olduğunu düşünerek, bu eksikliği giderdik. Onların aylık masraflarını da kendimiz karşılıyorduk. Herkes biraz para veriyordu. Bir süre sonra özürlü çocuklarla normal çocukların aynı ortamda yaşadıklarını ve zorlandıklarını gözlemledik. Aynı evin aynı çatının altında bir odada oturuyorlardı. Hiçbir olanakları yoktu ve bir şekilde yaşamaya çalışıyorlardı. Yetkililere de sorarak Bahçelievler kampusu içinde bir rehabilitasyon merkezi yapmak için adım attık.
- Profesyonel bir oluşuma ihtiyaç da bu aşamada ortaya çıktı sanırım.
Esra Civelek: Evet, bu süreçte biz de dernekleştik. Rehabilitasyon merkezini yapmak çok pahalı bir şeydi. Bir gece düzenledik. Burada topladığımız tabloları açık artırmayla satışa sunduk. Mimar Emre Arolat büyük bir gönüllükle, hiç para almadan 0-6 yaş Özürlüler Bakım ve Rehabilitasyon merkezinin proje çizimlerini hazırladı. Kendi çevrelerimizi kullanarak çok güzel ve kalıcı bir binayı oluşturmayı başardık. Çocukların tüm ihtiyaçlarını rahatlıkla giderebilecekleri bir ortam düzenlendi. İnsanlar da bize inandılar. Sadece binayı yapacak parayı kazanmadık, tüm inşaat için gerekli eksiklikleri de karşıladılar. Birisi parkesini, birisi banyosunu, birisi dolaplarını verdi. Çok ciddi bir para toplandı o an. Büyük bir sorumluluğumuz olduğunu hissettik.
- Sizler iş kadınısınız. Kendi işyerinizde parayı yönetmekle, bir sosyal sorumluluk projesinde kullanmak arasında bir fark var mı?
Serra Taşkent: Çok var. İşyerimde kendim sorumluyum. Kendi paramı kaybederim, itibar kaybederim. Ama burada başkalarına karşı sorumluluklarım var. Başkalarına karşı itibarınızı, parayı ve en önemlisi de o çocukların hayatlarını kaybedersiniz.
- Olumsuz bir durum bağışçıların daha sonra yardım yapmalarını engelliyor değil mi?
Serra Taşkent: Biz o parayı toplayıp o kompleksi yapıp insanlara gösteremeseydik, ertesi yıl kimsenin karşısına çıkamazdık. Paralar kolay kazanılmıyor. Çıkarıp da bir 10 bin lira, 20 bin lira ortaya atmak kolay değil. Karşılığını görmek istiyorsunuz.
Esra Civelek: Biz o gece yapacağımız evin maketlerini tüm masalara koyarak insanların incelemesini sağladık. Sonraki gecede de gerçekleşmiş halinin görüntülerini izlettik. Herkesin yaptığı bağışın karşılığını görmesini sağladık. Bir oda yapanın adını oraya koyduk. İnsanlar bir bina beklerken, inanılmaz güzel bir binayla karşılaştılar. Artık diğer evlerde özürlü çocuklar yok, çocuklar normal ortamları içerisinde yetiştiriliyorlar. Her çocuk durumuna uygun bir ortamda yetişiyor.
- Ev bitti ama vizyonunuz bitmedi...
Esra Civelek: Bina bitince artık çocukların sorunlarına uzun vadeli çözüm bulmak istedik. Tam o sırada karşımıza ruhsal gelişim projesi çıktı. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Onur Saltuk Dönmez'in hazırladığı çok bilimsel ve iyi bir projeydi. Hedefimiz psiyatrist ve psikologlar eşliğinde yuvada kalan çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerini tamamlamalarına yardımcı olmak. Örneğin, çocuklarda depresyona sebep olan sorunların erken dönemde saptanmasının sağlanarak gerekli önlemler alınıyor. Şu anda 400'e yakın çocuğa ulaşıyoruz. Umarız bu proje gelişir ve Türkiye'ye yayılır.
Serra Taşkent: Bunu şöyle açıklamak isterim. Sizin bir çocuğunuz var. Siz bu çocuğunuzun davranışlarını doğduğu andan itibaren kafanızda dosyalıyorsunuz. Son derece rutin bir şekilde gelişiyor bu. Büyüdüğü zaman çocuğunuza bunu anlatıyorsunuz. Sen bir yaşındayken şöyle yapmıştın gibi... Bazen de çocuğunuz anlayamadığınız bir davranış sergilediğinde, ne oluyor acaba ben bir uzmana göstereyim diyorsunuz. Bu çocukların gelişimini kim dosyalıyor? İşte bu proje bu çocukların da özel ihtiyaçlarının dosyalanması söz konusu. Travma atlatmış çocuklar bunlar. 2 yıldır çocuklara koruyucu ve önleyici ruh sağlığı hizmetinin verilmesini sağlıyoruz.
- Projede kimler görev alıyor?
Esra Civelek: Projenin başında çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bir hekim yer alıyor. Yuva müdürünün de yer aldığı projede ayrıca müdür yardımcıları, psikologlar, sosyal hizmet uzmanları, çocuk gelişim uzmanları, öğretmenler, doktor ve hemşireler de katılıyor. Gönüllülerin kuruma başvuruları, idari personel tarafından değerlendirildikten sonra psikiyatrın olduğu ortamlarda ele alınıyor. Bazen bu kişi çocuklar için uygun değil görüşü verilebiliyor.
- Her ay iki tarafından belirlediği gün ve saatlerde Bahçelievler Çocuk Yuvası'nda psikiyatr, yuva müdürü, sosyal hizmet uzmanı, psikoloğun da katılımlarının olduğu vizitler gerçekleştiriliyor.
- Çocuklar ve çalışanlarla yaşanan sıkıntılar ele alınıyor ve çözüm yolu araştırılıyor.
- Oyun - yaşam alanları gözlemlenecek.
- Zaman zaman ebeveyni mevcut olan çocukların aileleriyle görüşme yapılabiliyor.
- Personel işe alımlarında ruh salığı değerlendirilmesi yapılıyor.
Serra Taşkent: Biz ilk başında kurumların kapısını Ayşe Fatma olarak açsaydık hadi canım derlerdi. Önce eş dosttan başladık kıramadılar bizi açıkçası. Bakın ben her türlü sosyal sorumluluk projelerine destek verdim.
Benim arkadaşlarım zaten. Sonuçta bir iyilik yapıyorlar. Bizim jenerasyonumuzda bu çok da gelişti.
Esra Civelek: İş deneyimlerimizden faydalandık. Hepimizin sosyal çevrenin haricinde iş ortamı var onlardan faydalandık, oradaki eş dosttan faydalandık, bizi kıramayanlar oldu o şekilde başladık. Onların desteğini aldık. Ama bize de inandılar.
- İki yılda çocukların hayatında ne değişti?
Serra Taşkent: Projeden önce çocuklar 12 ayrı okula gidiyordu, 5'e indirilmesini sağladık. Bu uyumlarını artırdı. Okullarda normal çocuklarla kaynaşmaları daha iyi oldu. Okuldan kaçmalar azaldı. Çocukların psikolojileri düzeldi. Çocuklara yapılan destek plastik kamyonla, bebekle olmuyor. Bu bir hata. Gidin bakın bizim çocuklarımızdan daha iyi fiziki şartlara sahip o çocuklar. Ama psikolojik destek yetersiz. İşte biz bu eksiği tamamlamak, ruhlarındaki yaraları sarmak istiyoruz.
Esra Civelek: 18 yaşından sonra hayata karışacaklar. Amacımız hayata karıştıklarında sağlam bir ruh yapısına sahip olmalarını sağlamak. Eğer başlangıç iyi olursa, ondan sonrası çok iyi yakalanır.
Serra Taşkent: Geçmişini bilmeyen bir çocuk hayatta çok zorlanır. Halbuki şimdi yaptığı, yaşadığı her şey dosyalanıyor, iyi bir sistemin içerisinde. Yarın arkasına dönüp baktığında tüm şeffaflığıyla kendi hayatına bakma şansını elde edecek. İnanın benim hakkında bu kadar yazılmış şey yok.
- Projeniz çok uzun soluklu olacak.
Esra Civelek: Kesinlikle yıllar sürecek bir dönüşüm projesinden bahsediyoruz. Bu yüzden de gelir yaratmamız lazım. Bizim daha büyük hedeflerimiz var. Daha geniş bir vizyonumuz var. Bunun için de daha geniş katılıma ihtiyacımız var. Eş dost ahbapla olacak şey değil. Sokaktaki insana ihtiyacımız var.
28 Haziran 2011, Salı 09:49:28
- » Gül'den sınır birliklerine moral ziyareti
- » Karatay'da cami bahçelerine düzenleme
- » Kılıçdaroğlu, askerlik 6 aya düşürülecek..
- » CHP'den AK Parti'ye tam destek
- » Konyaspor Basın Sözcüsü Öten taraftara seslendi, 'Paramız yok yapmayın'
- » Selçuklu belediyesi yem bulamayan hayvanlar için yem attı
- » Memur da işçi gibi 2 yılda pazarlığa oturacak
- » Banyoda düştü makatına şişe girdi
- » Van'da cezaevi yıkıldı, 150 mahkum firar etti
- » Selçuklu Belediyesi'nin yaşlılara evde bakım hizmeti
- » Oruç kalbinizi nasıl etkiler ?
- » Kendisine saldıran kurdu elleriyle öldürdü
- » Beyşehir Kaymakamının engelliye şefkati
- » Çok sayıda ünlü manken fuhuştan gözaltına alındı
- » Kilmiğini kaybetti, bakın başına neler geldi !
- » MAR Filmi gösterime giriyor
- » Barzani resmen meydan okudu
- » Konyaspor Kulüp Başkanı Karapınar dilenciyi geçti
- » Konyaspor'a ikinci FİFA faciası
- » FUARDA GOLDA RÜZGARI ESTİ
- suat uzun
Ben bir mahalle muhtarı olarak mahallemde bulunan yaklaşık 21 camii 26 din görevlisi ile plaket törenine özel davete rağmen katılmayan il müftüsü sanke bakan makamı gibi önde kırmızı mavi çakarlambalarla kendi uygun gördüğü yerlere katılan muhtarlarla birgün olsun toplantı yapmayan muhtarlarlam imamları bir arayan getiremeyen bir müftüyü ALLAHA Havale ediyorum ama bence çok ama çok lüks bu millet helal edermi bilmem
- cemil demir
Hayret etmemek elde değil neden insanlar birşeyleri birşeylere benzetmek için bu kadar zorlanırlar anlamak güç. Bu iddiayı atan kişi aynaya baksın kesin burnu ermeni burnuna benziyordur,bi yorumda bizmi yapalım.
- emine
mükemmel ötesi
- Saffet Yüzbaşıgil...
Akıllı yiğenim benim başarılarının devamını diliyorum...
- ahmet erim
Öncelikle siz yorum sahiplerine haberliyoruma ve ilgilenen herkese teşekkür ederm ama hikayem yarım devamı yayınlanırmı bilmiyorum bilginiz olsun istedim teşekkürler
- Kaan Koç
Gerçekten çok güzel. Bu hikayeyi yazan kişinin 6. sınıfa gittiğine inanmak çok zor. İnşallah yazılarının devamını getirir ve burada bırakmaz. Kim bilir belki eee.haberliyorum.com sitesi de bu arkadaşın hikayelerini düzenli olarak yayınlar ve hem gençlere bu konuda güzel örnek olur hem de bizler takip ederiz.
- Ufuk ÖZDEMİR
Şuan gerçekten gözlerim doldu. Senin gibi bir yiğene sahip olduğum için çok şanslıyım. Dayısı olarak ilk defa bu hikayeyi okuyorum. Gerçekten çok güzel tebrik ederim Erim :)
- akadaşça
mrb aynı yaşlarda olabiliriz ama bu hikayenin sadece birazını okuyabildim hemen okunacak kadar kısa değil onun için kitabı olsaydı keşke ben bunubikaç günde okurum ancak
- misafir
helal olsun. maşallah diyelim nazar değmesin. çok güzel. bu yaşta çok güzel
- mehmet alabaş
iyi günler ben emekli bir öğretmen olarak bu çocuğumuzu tebrik ediyorum ve doğanın katledildiği bu dönemde bu çocukların değerlendirilmesine destek istiyorum.
- saadet şeker
Günaydın Türkiye yenimi uyanıyorsunuz???Yıllardan bu yana katledilen hayvanların vebalini nasıl çekecekler merak ediyorum.Öyle bir ceza olmalı ki paraya çevrilmemeli,caydırıcı olmalı.Bu konuda belediyelerde barınakları çoğaltmalı kısırlaştırma eylemi ücretsiz olmalı.Basın da hiç acımadan öldürenleri teşhir etmeli.
- coşkun bozkurt
BEN ENGELLİYİM KIZIM BACAĞIDA KIIRLDI NASIL URAYA KONTROLE GÖTÜRECEĞİM İZAH EDİN LÜTFEN
- yeşim
namus!ne kadarda kolay temizleniveriyor öyle.öldürdüm temizlendi allah ıslah etsin sizin gibileri..
- uğurkart
beyşehirimizeherşeyyakışırlütfenbalıklarımıza sahipolalımn nedeniçibalıklarla dolu rengarenk birgölümüz olmasın
- musa
bana bir telsiz versinler bende gönüllüyüm.
- Mahmut candan
Memur hakkını ancak meydanlarda alabilir. Teşekkürler kamu sen e.
- erva turgut
bizim okul örnek okul şimdi sizde örnek alım örnek olun
- Muhsin AKIL
Elektronik cıhat/alet kullananların haklarını gözetici olumlu ve uyarıcı bir haber...
- MEMET
Peki Konya Müftüsü Özbuğday'ın kendinin de kabul ettiği vechile , audi marka vakıf aracını ankaraya ayağına getirtmesi haberdeki durumdan farklı mı ? biri legal diğeri illegal öyle mi...ben o audıye cami sergilerinden alınan benzin parasını sergiye yardım eden biri olarak helal etmiyorum.
- derya şahin
allah belanızı versin
- mithat demirci
sayın hacı mehmrt gümüş e ALLAH TAN RAHMET kederli ailesine bol sabır diler MESLEK TAŞİ MİTHAT DEMİRCİ
- mehmet güzel
böylelerini tutklayıp müebete çarpacan yaşatmıyacan bu ülkeyi kirleten onlardır terör ddiyorsunuz bundana daha büyük teröris varmı
- kemal burak dayanıklı
yerimizde wehrmacht olmalıydı muazzam hava güçleriyle.çok mu zor luftwaffe yi yeniden yaratmak.haberin doğruluğu bilinmiyor rum kaynaklı haber.bizans entrikası olduğu muhtemel...
- ayse
Allah acıl sıfalar ve aılelerınede sabır versın .(amin)
- ahmet satlık
abdullah abiyi severdim iyibir insandı yakınlarına allahtan sabır dilerim merhumada allahtan rahmet mekanı dennet olmasını dilerim
- selim candan
Sayın Hocamızı tekrardan bize hatırlattığın için çok teşekkürler yalçın bey.Bu zamanda Onun gibi dürüst müftü bulmak bihayli zor.Gittiği yerde yine güzellikler oluşturmuş allah razı olsun.Bizim buradakiler ne yapıyor valiye çiçek vermiş miş...Bakın hocamız 8 tane yetimi sevindirmiş...imamlarla korolar kurmuş...kutlu doğumda birileri gibi vali yağcılığı yapmammış...mehmetçiği sevindirmiş.büyük insan vesselam..özbuğdaya duyurulur.yetimlerin hakkını audılerde harcayanlar hesap gününde hesap verecek
- ahmet selvi
bu insanlar müftü olmus vali olmuş insan olmamıs kişiler insanların eve götürecek ekmegi yok iken onlar yemek bile beyenmezler televizyon gazete ye cıkınca allah cc den kitap tan bahsederler allah şahidim olsun bunungibi yapan insan bile demeye dilim varmıyo ama bunlara hakkımı helal etmiyorum iki elim yakalarında
- Ali Aslan
Dünyaca ünlü saf romanov koyunlarını artık direk Rusya’dan (Türkiye çiftlik teslim) satın alabilirsiniz fiyatlarımız gayet uygun olup abartılı fiyatlarımız yoktur. Bütün koyunlarımız safkan romanov’dur ve yüksek damızlık oranlarını belgeleyen sertifika ve pasaportları vardır. satışlarımız minimum 100 adettir 100 adetten aşağısına tarım bakanlığı ithalatına izin vermemektedir. www.romanovciftlik.ru Tel. Turkıyede 0532 158 7 157 Tel. Rusyada +7 903 884 00 99
- zeyd çölmekci
okullar fettullah gülene ait deyil okullar misyoner okulları ajan yetişiyor
- MEHMET KELEŞ
HAKAN BEY SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN BEN HAKAN KUTLUĞ İSMİNDE KİMSEYİ TEDAVİ ETMEMİŞİM DEFTERİMDE İSMİN YAZMIYOR BİZİM HİÇ KİM SENN 3 KURUŞUNDA GÖZÜMÜZ YOK SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN MADEM GERÇEK DİYORSAN AŞAĞIDA 24 SAAT ULAŞABİLECEĞİN NUMARAM VAR ARA SÖYLE BEN SENİ TANIMIYORUM DEDİĞİM GİBİ SENİ TEDAVİ ETSEM İSMİN FALAN DEFTERİMDE KAYITLI OLUR ....












