Gerçek olursa yer yerinden oynayacak
CHP ve BDP’nin talebi doğrultusunda Hatip Dicle ya da diğer vekilleri kurtarma sürecinde Murat Karayılan hatta Abdullah Öcalan’a bile Meclis yolunun açılması riski var.
Meclis yeni yasama yılına yemin kriziyle başladı. BDP Ankara’yı, CHP Meclis’i boykot etti. Muhalefet, çözümü iktidardan bekliyor. Fakat iktidar cephesinde de kafalar karışık. Çünkü çok bilinmeyenli bir denklem var. Atılacak adımları iyi hesaplamak gerekiyor. Dicle’yi ya da diğer vekilleri kurtaralım derkenÖcalan’ın bile yolunu açmak mümkün.
DİCLE İÇİN İMKANSIZ
Dicle 2007’de terör örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılandı, 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Bu ceza da 22 Mart 2011’de onaylandı.Aslında YSK, bu mahkumiyetten zamanında haberdar olsa ya da haberdar edilseydi Dicle’nin adaylığı baştan engellenecekti. Ancak onama kararı üzerine kesinleşen ilam, sabıka kaydına rutin işleyişin uzun sürmesi nedeniyle geç işlendi. Bu noktada Dicle’nin ve BDP yönetiminin kötü niyeti aşikâr. Çünkü hem Dicle hem parti yönetimi sabıkadan haberdardı.
YSK konuyu bilmediği için adaylığına engel çıkartmadı. Adaylığı kesinleştikten sonramahkumiyeti öğrendi. Bu mahkumiyetin 1 yıldan fazla olması sebebiyle hem Anayasa’nın 76hemde 2839 SayılıKanu’nun 11.maddesine göre milletvekili seçilememesi gerekiyordu. Öte yandan KCK davasından tutuklu kaldığı 453 günlük süre 1 yıl 8 aylık cezasından mahsup edildi.Ancak bu mahsup 1 yıl 8 aylık cezanın tamamını karşılamadı. Dolayısıyla mahsup işlemi de vekilliğinin düşürülmesini engelleyemedi.
Kaldı ki bu mahsupla tüm mahkumiyeti karşılanmış olsaydı dahi, milletvekili seçilebilmesi için cezasını çekip bitirdiği tarihten itibaren 3 yıllık bir sürenin ‘iyi halli’ olarak geçmesi ve bunun sonunda yasaklanmış haklarının geri verilmesine dair bir karar alınması gerekiyordu. 3 yıllık bu süre de geçmiş olmadığından milletvekilliği düşürülmek zorunda kaldı. Yani YSK’nın kararı yürürlükteki mevzuata uygun. YSK Anayasa ve yasayı uyguladı. Şu aşamadan sonra Hatip Dicle ile ilgili yapılabilecek bir şey yok. Anayasa değişikliği yapılsa bile bu durum Hatip Dicle’yi milletvekili yapamaz. Ancak bu düzenlemelere geçici birmadde eklenmesi suretiyle Hatip Dicle’nin milletvekilliği geri verilebilir. Hatip Dicle aynı zamanda KCK davasından da tutuklu. Diğer 8 vekil de aynı şekilde KCK ve Ergenekon davalarından tutuklu bulunuyor. Bu kişilerle ilgili henüz ilk derece mahkemesindeki yargılama devam ediyor.
KCK’LILAR NE OLACAK?
Tutukluluk CMK’nın 100 ve devamı maddelerinde düzenleniyor. Kişinin ‘kaçma ve delilleri karartma şüphesi’ varsa tutuklanabilir. Mahkeme, sanıkların kaçma ve delilleri karartma riski var deyip tutuklu yargılanmalarına karar veriyor.Hatta bu kararlar itirazlar sebebiyle birden fazlamahkeme tarafından veriliyor. Kural olarak bir kişinin milletvekili seçilmesi o kişinin yasama dokunulmazlığından yararlanması hakkını doğuruyor. Ancak bu sınırsız değil. Eğer kişinin Anayasanın 14. maddesinde sayılan suçlardan birisini işlediği iddia ediliyorsa ve bu soruşturma seçimlerden önce başlamışsa bu suç yasama dokunulmazlığı kapsamına girmiyor. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin uygulaması da bu yönde.
TUTUKLANABİLİRLER
Bu durumda seçimden önce soruşturmaya başlanması ve işlenen suçun Anayasa’nın 14.Maddesi kapsamındaki suçlardan olması şartıyla milletvekillerinin tutuklanmalarına engel bir durumyok. Yani söz konusu vekiller bu kapsamda değerlendiriliyor. Tabii bu durumda akıllara BDP’li Sebahat Tuncel örneği geliyor. Ancak o olayda ilk derece mahkemesi kararını vermiş ve dosya Yargıtay’daydı. Bu sebeple delillerin karartılma ihtimali yoktu.Mahkeme de takdirini tahliye olarak kullandı. Yani tahliyesi bir zorunluluktan değil takdirden kaynaklanmıştı.
Anayasa değişikliği yapılırsa...
BDP ve CHP’nin boykotu, sorunun çözümü için gözleri Meclis’e çevirdi. Bu konuda Erdoğan’ın yaşadıkları hatırlatılıyor. 2002’de Erdoğan ifade özgürlüğü kapsamında kalabilecek bir eylemden dolayı hapis cezası almış ve adaylığı kabul edilmemişti. Girişimler sonucunda Meclis toplandı, milletvekili seçilme koşullarını hafifletti ve bir ilde yenilenen seçimlerde aday olarak Meclis’e girdi.
MAYINLI SAHA GİBİ
Dicle’nin mahkum olduğu olay da yapmış olduğu bir açıklamayla ilgili. Anayasa’nın 76. Maddesi’ndeki koşulların esnetilmesi mümkün. Fakat bu durumda yapılan esnetilme sonu Alparslan Aslan, Veli Küçük, Murat Karayılan hatta Öcalan’ın bile bu durumdan faydalanmaları söz konusu olabilir. Yani bu konu birazmayınlı saha gibi. Ayrıca Dicle’nin konumunda anayasal düzenleme yetmez bir de bu değişikliğin geriye yürütülmesine yönelik bir hüküm de eklenmesi gerekiyor. Diğer vekiller için ise yasama dokunulmazlığı genişletilerek, hangi suç olursa olsun ve soruşturma ne zaman başlatılırsa başlatılsın, vekil seçilen kişinin yasama dokunulmazlığı kapsamına gireceği ve tutuklanamayacağına, tutuklu ise derhal tahliye edileceğine ilişkin düzenleme yapılması mümkün.
Ankara’da en çok konuşulan bir diğer senaryo ise tutuklu vekillerin tahliyesi için yasada değişiklik yapmak. Önerilen tutuklama hallerinin sınırlandırılması. İlgilimaddeye ‘bazı görevlerde bulunan kişiler için tutuklama koşullarının oluşmayacağı’ yönünde bir şerh konabilir. Fakat böyle bir düzenlemenin de adalet sistemini altüst edeceği açık. Böyle bir teklifle, CMK’da milletvekilleri hakkında tutuklama kararı verilmemesi gerektiği gibi bir görüş ileri sürülebilir. Ayrıca böyle bir düzenleme yapılırsa başka tartışmalar da doğar. Mesela Alparslan Aslan milletvekili seçilmiş olsa otomatikman tahliye olacak. Ya da Hizbullah üyeleri ile El Kaide mensupları bu yöntemle çıkarsa...
Bir başka ifadeyle Dicle’nin yolunu açmaya çalışırken bir taraftan da Öcalan’a Meclis yolu açılmış olabilir. Ankara’da masaya yatırılan bir diğer seçenek de yargılama sonucunun beklenmesi. Anayasa ya da yasalarda bir değişiklik yapılmaz, yargılamanın sona ermesi beklenir. Bu durumda tutuklu kişiler mahkum olursa TBMM tarafından vekillikleri düşürülür. Beraat ederlerse tahliye olurlar ve vekillikleri devam eder. Ancak mevcut delil durumu itibariyle tutuklu vekillerin beraat etmeleri de çok kolay değil. Özellikle de KCK’lı vekillerin ya da mahkeme henüz kesin karar verilmemiş olsa dahi bir süre sonra durumlarını değerlendirerek tahliye edilmelerine karar verebilir.
Yeniden sandığa gidilir mi?
Cevabı aranan sorulardan birisi de şu: Sorun hiçbir şekilde çözülmezse yeniden sandığa gidilir mi? Anayasa’nın 78. maddesine göre, TBMM’de boşalma olması halinde, ara seçime gidiliyor. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir. Üye tam sayısının yüzde beşi 28 milletvekilliğine denk geliyor. Yani 28 vekillikte boşalma olursa 3 ay içinde ara seçim yapılır.
Bunun sağlanabilmesi, BDP’li vekillerin yemin ederek görevlerine başlamaları, ardından istifa etmeleri ve bu istifalarının TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesine bağlı. Dolayısıyla BDP’lilerin yada CHP’lilerin Meclis’e gelmemeleri doğrudan ara seçim yapılmasına sebep olmaz. Tutuklu milletvekilleri de yemin edip göreve başlamayınca yine istifa edemeyecekleri için ara seçimde yerlerine seçim yapılamayacak.
ARA SEÇİM DE RİSKLİ
Ara seçim kararı verilecek aşamaya gelinirse o takdirde boşalan yerlerde seçim yapılır. Ancak tüm partiler seçime girerlerse o takdirde bağımsızlar aynı sayıda milletvekili çıkaramazlar. Mesela Diyarbakır’da boşalan milletvekillikleri için ara seçim yapıldığında tüm partiler aday gösterebilir. Bu durumda bu seçimdeki oranlar alınsa AK Parti’de milletvekilliği kazanır. Yine aynı şekilde Haberal için Zonguldak’ta seçim yapılsa herkes oy kullanacağı için bu seçimde en fazla oyu alan AKP milletvekilliğini kazanır. Engin Alan’ın seçim bölgesinde de AKP kazanır. Bu nedenle bu formüle BDP, CHP ve MHP’nin sıcak bakmayacağı ortada. Bir diğer formül de BDP ve tutuklu milletvekillerinin istifasıyla boşalan illerde ve seçim bölgelerinde seçilen diğer tüm milletvekilleri de istifa eder. Ancak bu durumda en zararlı parti AKP olacağından bu formüle sıcak bakmayacaklardır. Ayrıca seçilmiş hiçbir milletvekili bu çözüme razı olmaz.
Meclis yeni yasama yılına yemin kriziyle başladı. BDP Ankara’yı, CHP Meclis’i boykot etti. Muhalefet, çözümü iktidardan bekliyor. Fakat iktidar cephesinde de kafalar karışık. Çünkü çok bilinmeyenli bir denklem var. Atılacak adımları iyi hesaplamak gerekiyor. Dicle’yi ya da diğer vekilleri kurtaralım derkenÖcalan’ın bile yolunu açmak mümkün.
DİCLE İÇİN İMKANSIZ
Dicle 2007’de terör örgütü propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılandı, 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Bu ceza da 22 Mart 2011’de onaylandı.Aslında YSK, bu mahkumiyetten zamanında haberdar olsa ya da haberdar edilseydi Dicle’nin adaylığı baştan engellenecekti. Ancak onama kararı üzerine kesinleşen ilam, sabıka kaydına rutin işleyişin uzun sürmesi nedeniyle geç işlendi. Bu noktada Dicle’nin ve BDP yönetiminin kötü niyeti aşikâr. Çünkü hem Dicle hem parti yönetimi sabıkadan haberdardı.
YSK konuyu bilmediği için adaylığına engel çıkartmadı. Adaylığı kesinleştikten sonramahkumiyeti öğrendi. Bu mahkumiyetin 1 yıldan fazla olması sebebiyle hem Anayasa’nın 76hemde 2839 SayılıKanu’nun 11.maddesine göre milletvekili seçilememesi gerekiyordu. Öte yandan KCK davasından tutuklu kaldığı 453 günlük süre 1 yıl 8 aylık cezasından mahsup edildi.Ancak bu mahsup 1 yıl 8 aylık cezanın tamamını karşılamadı. Dolayısıyla mahsup işlemi de vekilliğinin düşürülmesini engelleyemedi.
Kaldı ki bu mahsupla tüm mahkumiyeti karşılanmış olsaydı dahi, milletvekili seçilebilmesi için cezasını çekip bitirdiği tarihten itibaren 3 yıllık bir sürenin ‘iyi halli’ olarak geçmesi ve bunun sonunda yasaklanmış haklarının geri verilmesine dair bir karar alınması gerekiyordu. 3 yıllık bu süre de geçmiş olmadığından milletvekilliği düşürülmek zorunda kaldı. Yani YSK’nın kararı yürürlükteki mevzuata uygun. YSK Anayasa ve yasayı uyguladı. Şu aşamadan sonra Hatip Dicle ile ilgili yapılabilecek bir şey yok. Anayasa değişikliği yapılsa bile bu durum Hatip Dicle’yi milletvekili yapamaz. Ancak bu düzenlemelere geçici birmadde eklenmesi suretiyle Hatip Dicle’nin milletvekilliği geri verilebilir. Hatip Dicle aynı zamanda KCK davasından da tutuklu. Diğer 8 vekil de aynı şekilde KCK ve Ergenekon davalarından tutuklu bulunuyor. Bu kişilerle ilgili henüz ilk derece mahkemesindeki yargılama devam ediyor.
KCK’LILAR NE OLACAK?
Tutukluluk CMK’nın 100 ve devamı maddelerinde düzenleniyor. Kişinin ‘kaçma ve delilleri karartma şüphesi’ varsa tutuklanabilir. Mahkeme, sanıkların kaçma ve delilleri karartma riski var deyip tutuklu yargılanmalarına karar veriyor.Hatta bu kararlar itirazlar sebebiyle birden fazlamahkeme tarafından veriliyor. Kural olarak bir kişinin milletvekili seçilmesi o kişinin yasama dokunulmazlığından yararlanması hakkını doğuruyor. Ancak bu sınırsız değil. Eğer kişinin Anayasanın 14. maddesinde sayılan suçlardan birisini işlediği iddia ediliyorsa ve bu soruşturma seçimlerden önce başlamışsa bu suç yasama dokunulmazlığı kapsamına girmiyor. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin uygulaması da bu yönde.
TUTUKLANABİLİRLER
Bu durumda seçimden önce soruşturmaya başlanması ve işlenen suçun Anayasa’nın 14.Maddesi kapsamındaki suçlardan olması şartıyla milletvekillerinin tutuklanmalarına engel bir durumyok. Yani söz konusu vekiller bu kapsamda değerlendiriliyor. Tabii bu durumda akıllara BDP’li Sebahat Tuncel örneği geliyor. Ancak o olayda ilk derece mahkemesi kararını vermiş ve dosya Yargıtay’daydı. Bu sebeple delillerin karartılma ihtimali yoktu.Mahkeme de takdirini tahliye olarak kullandı. Yani tahliyesi bir zorunluluktan değil takdirden kaynaklanmıştı.
Anayasa değişikliği yapılırsa...
BDP ve CHP’nin boykotu, sorunun çözümü için gözleri Meclis’e çevirdi. Bu konuda Erdoğan’ın yaşadıkları hatırlatılıyor. 2002’de Erdoğan ifade özgürlüğü kapsamında kalabilecek bir eylemden dolayı hapis cezası almış ve adaylığı kabul edilmemişti. Girişimler sonucunda Meclis toplandı, milletvekili seçilme koşullarını hafifletti ve bir ilde yenilenen seçimlerde aday olarak Meclis’e girdi.
MAYINLI SAHA GİBİ
Dicle’nin mahkum olduğu olay da yapmış olduğu bir açıklamayla ilgili. Anayasa’nın 76. Maddesi’ndeki koşulların esnetilmesi mümkün. Fakat bu durumda yapılan esnetilme sonu Alparslan Aslan, Veli Küçük, Murat Karayılan hatta Öcalan’ın bile bu durumdan faydalanmaları söz konusu olabilir. Yani bu konu birazmayınlı saha gibi. Ayrıca Dicle’nin konumunda anayasal düzenleme yetmez bir de bu değişikliğin geriye yürütülmesine yönelik bir hüküm de eklenmesi gerekiyor. Diğer vekiller için ise yasama dokunulmazlığı genişletilerek, hangi suç olursa olsun ve soruşturma ne zaman başlatılırsa başlatılsın, vekil seçilen kişinin yasama dokunulmazlığı kapsamına gireceği ve tutuklanamayacağına, tutuklu ise derhal tahliye edileceğine ilişkin düzenleme yapılması mümkün.
Ankara’da en çok konuşulan bir diğer senaryo ise tutuklu vekillerin tahliyesi için yasada değişiklik yapmak. Önerilen tutuklama hallerinin sınırlandırılması. İlgilimaddeye ‘bazı görevlerde bulunan kişiler için tutuklama koşullarının oluşmayacağı’ yönünde bir şerh konabilir. Fakat böyle bir düzenlemenin de adalet sistemini altüst edeceği açık. Böyle bir teklifle, CMK’da milletvekilleri hakkında tutuklama kararı verilmemesi gerektiği gibi bir görüş ileri sürülebilir. Ayrıca böyle bir düzenleme yapılırsa başka tartışmalar da doğar. Mesela Alparslan Aslan milletvekili seçilmiş olsa otomatikman tahliye olacak. Ya da Hizbullah üyeleri ile El Kaide mensupları bu yöntemle çıkarsa...
Bir başka ifadeyle Dicle’nin yolunu açmaya çalışırken bir taraftan da Öcalan’a Meclis yolu açılmış olabilir. Ankara’da masaya yatırılan bir diğer seçenek de yargılama sonucunun beklenmesi. Anayasa ya da yasalarda bir değişiklik yapılmaz, yargılamanın sona ermesi beklenir. Bu durumda tutuklu kişiler mahkum olursa TBMM tarafından vekillikleri düşürülür. Beraat ederlerse tahliye olurlar ve vekillikleri devam eder. Ancak mevcut delil durumu itibariyle tutuklu vekillerin beraat etmeleri de çok kolay değil. Özellikle de KCK’lı vekillerin ya da mahkeme henüz kesin karar verilmemiş olsa dahi bir süre sonra durumlarını değerlendirerek tahliye edilmelerine karar verebilir.
Yeniden sandığa gidilir mi?
Cevabı aranan sorulardan birisi de şu: Sorun hiçbir şekilde çözülmezse yeniden sandığa gidilir mi? Anayasa’nın 78. maddesine göre, TBMM’de boşalma olması halinde, ara seçime gidiliyor. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir. Üye tam sayısının yüzde beşi 28 milletvekilliğine denk geliyor. Yani 28 vekillikte boşalma olursa 3 ay içinde ara seçim yapılır.
Bunun sağlanabilmesi, BDP’li vekillerin yemin ederek görevlerine başlamaları, ardından istifa etmeleri ve bu istifalarının TBMM Genel Kurulunda kabul edilmesine bağlı. Dolayısıyla BDP’lilerin yada CHP’lilerin Meclis’e gelmemeleri doğrudan ara seçim yapılmasına sebep olmaz. Tutuklu milletvekilleri de yemin edip göreve başlamayınca yine istifa edemeyecekleri için ara seçimde yerlerine seçim yapılamayacak.
ARA SEÇİM DE RİSKLİ
Ara seçim kararı verilecek aşamaya gelinirse o takdirde boşalan yerlerde seçim yapılır. Ancak tüm partiler seçime girerlerse o takdirde bağımsızlar aynı sayıda milletvekili çıkaramazlar. Mesela Diyarbakır’da boşalan milletvekillikleri için ara seçim yapıldığında tüm partiler aday gösterebilir. Bu durumda bu seçimdeki oranlar alınsa AK Parti’de milletvekilliği kazanır. Yine aynı şekilde Haberal için Zonguldak’ta seçim yapılsa herkes oy kullanacağı için bu seçimde en fazla oyu alan AKP milletvekilliğini kazanır. Engin Alan’ın seçim bölgesinde de AKP kazanır. Bu nedenle bu formüle BDP, CHP ve MHP’nin sıcak bakmayacağı ortada. Bir diğer formül de BDP ve tutuklu milletvekillerinin istifasıyla boşalan illerde ve seçim bölgelerinde seçilen diğer tüm milletvekilleri de istifa eder. Ancak bu durumda en zararlı parti AKP olacağından bu formüle sıcak bakmayacaklardır. Ayrıca seçilmiş hiçbir milletvekili bu çözüme razı olmaz.
30 Haziran 2011, Perşembe 10:00:50
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz yapın!
Toplam 0 Yorum Yapılmıştır
- » PKK ile görüşmeye yeşil ışık
- » Oğlunun öldüğünü söyleyen doktoru dövdü
- » OSMAN BAYDEMİR AÇIKLADI, KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜMÜ BUDUR !
- » TOBB Sağlık Kurumları Meclis Başkanlık Toplantısı Selçuklu Hastanesi'nde yapıldı
- » İşsize maaş müjdesi
- » Abdullatif Şener'in son dakika sürprizi !
- » YGS sonuçları açıklandı
- » AK Parti'ye oy isteyen Vali dayaktan zor kurtuldu
- » Konyaspor Gençlerbirliği'ne bileniyor
- » Siirt'te polise roketatarlı saldırı
- » BAŞBAKAN ERDOĞAN AB'YE SESLENDİ
- » Uzmanlar Van Gölü'nün yükselmesinden depremin geleceği konusunda uyarmışlar !
- » Beşiktaş Asbaşkanı Serdal Adalı istifa etti
- » Bakın öldürülen teröristler nereli çıktılar !
- » Van'daki Kızılay deposunda büyük yangın
- » Hasan Eryılmaz'ın ölümüyle ilgili şok gelişme !
- » Ücretsiz hızlı trene hücum
- » Emekliye müjdeli haber
- » Görme Engelliler müsabakaları Konya'da yapılacak
- » Yüksek Hızlı Tren Turnuvası Konya'da
- suat uzun
Ben bir mahalle muhtarı olarak mahallemde bulunan yaklaşık 21 camii 26 din görevlisi ile plaket törenine özel davete rağmen katılmayan il müftüsü sanke bakan makamı gibi önde kırmızı mavi çakarlambalarla kendi uygun gördüğü yerlere katılan muhtarlarla birgün olsun toplantı yapmayan muhtarlarlam imamları bir arayan getiremeyen bir müftüyü ALLAHA Havale ediyorum ama bence çok ama çok lüks bu millet helal edermi bilmem
- cemil demir
Hayret etmemek elde değil neden insanlar birşeyleri birşeylere benzetmek için bu kadar zorlanırlar anlamak güç. Bu iddiayı atan kişi aynaya baksın kesin burnu ermeni burnuna benziyordur,bi yorumda bizmi yapalım.
- emine
mükemmel ötesi
- Saffet Yüzbaşıgil...
Akıllı yiğenim benim başarılarının devamını diliyorum...
- ahmet erim
Öncelikle siz yorum sahiplerine haberliyoruma ve ilgilenen herkese teşekkür ederm ama hikayem yarım devamı yayınlanırmı bilmiyorum bilginiz olsun istedim teşekkürler
- Kaan Koç
Gerçekten çok güzel. Bu hikayeyi yazan kişinin 6. sınıfa gittiğine inanmak çok zor. İnşallah yazılarının devamını getirir ve burada bırakmaz. Kim bilir belki eee.haberliyorum.com sitesi de bu arkadaşın hikayelerini düzenli olarak yayınlar ve hem gençlere bu konuda güzel örnek olur hem de bizler takip ederiz.
- Ufuk ÖZDEMİR
Şuan gerçekten gözlerim doldu. Senin gibi bir yiğene sahip olduğum için çok şanslıyım. Dayısı olarak ilk defa bu hikayeyi okuyorum. Gerçekten çok güzel tebrik ederim Erim :)
- akadaşça
mrb aynı yaşlarda olabiliriz ama bu hikayenin sadece birazını okuyabildim hemen okunacak kadar kısa değil onun için kitabı olsaydı keşke ben bunubikaç günde okurum ancak
- misafir
helal olsun. maşallah diyelim nazar değmesin. çok güzel. bu yaşta çok güzel
- mehmet alabaş
iyi günler ben emekli bir öğretmen olarak bu çocuğumuzu tebrik ediyorum ve doğanın katledildiği bu dönemde bu çocukların değerlendirilmesine destek istiyorum.
- saadet şeker
Günaydın Türkiye yenimi uyanıyorsunuz???Yıllardan bu yana katledilen hayvanların vebalini nasıl çekecekler merak ediyorum.Öyle bir ceza olmalı ki paraya çevrilmemeli,caydırıcı olmalı.Bu konuda belediyelerde barınakları çoğaltmalı kısırlaştırma eylemi ücretsiz olmalı.Basın da hiç acımadan öldürenleri teşhir etmeli.
- coşkun bozkurt
BEN ENGELLİYİM KIZIM BACAĞIDA KIIRLDI NASIL URAYA KONTROLE GÖTÜRECEĞİM İZAH EDİN LÜTFEN
- yeşim
namus!ne kadarda kolay temizleniveriyor öyle.öldürdüm temizlendi allah ıslah etsin sizin gibileri..
- uğurkart
beyşehirimizeherşeyyakışırlütfenbalıklarımıza sahipolalımn nedeniçibalıklarla dolu rengarenk birgölümüz olmasın
- musa
bana bir telsiz versinler bende gönüllüyüm.
- Mahmut candan
Memur hakkını ancak meydanlarda alabilir. Teşekkürler kamu sen e.
- erva turgut
bizim okul örnek okul şimdi sizde örnek alım örnek olun
- Muhsin AKIL
Elektronik cıhat/alet kullananların haklarını gözetici olumlu ve uyarıcı bir haber...
- MEMET
Peki Konya Müftüsü Özbuğday'ın kendinin de kabul ettiği vechile , audi marka vakıf aracını ankaraya ayağına getirtmesi haberdeki durumdan farklı mı ? biri legal diğeri illegal öyle mi...ben o audıye cami sergilerinden alınan benzin parasını sergiye yardım eden biri olarak helal etmiyorum.
- derya şahin
allah belanızı versin
- mithat demirci
sayın hacı mehmrt gümüş e ALLAH TAN RAHMET kederli ailesine bol sabır diler MESLEK TAŞİ MİTHAT DEMİRCİ
- mehmet güzel
böylelerini tutklayıp müebete çarpacan yaşatmıyacan bu ülkeyi kirleten onlardır terör ddiyorsunuz bundana daha büyük teröris varmı
- kemal burak dayanıklı
yerimizde wehrmacht olmalıydı muazzam hava güçleriyle.çok mu zor luftwaffe yi yeniden yaratmak.haberin doğruluğu bilinmiyor rum kaynaklı haber.bizans entrikası olduğu muhtemel...
- ayse
Allah acıl sıfalar ve aılelerınede sabır versın .(amin)
- ahmet satlık
abdullah abiyi severdim iyibir insandı yakınlarına allahtan sabır dilerim merhumada allahtan rahmet mekanı dennet olmasını dilerim
- selim candan
Sayın Hocamızı tekrardan bize hatırlattığın için çok teşekkürler yalçın bey.Bu zamanda Onun gibi dürüst müftü bulmak bihayli zor.Gittiği yerde yine güzellikler oluşturmuş allah razı olsun.Bizim buradakiler ne yapıyor valiye çiçek vermiş miş...Bakın hocamız 8 tane yetimi sevindirmiş...imamlarla korolar kurmuş...kutlu doğumda birileri gibi vali yağcılığı yapmammış...mehmetçiği sevindirmiş.büyük insan vesselam..özbuğdaya duyurulur.yetimlerin hakkını audılerde harcayanlar hesap gününde hesap verecek
- ahmet selvi
bu insanlar müftü olmus vali olmuş insan olmamıs kişiler insanların eve götürecek ekmegi yok iken onlar yemek bile beyenmezler televizyon gazete ye cıkınca allah cc den kitap tan bahsederler allah şahidim olsun bunungibi yapan insan bile demeye dilim varmıyo ama bunlara hakkımı helal etmiyorum iki elim yakalarında
- Ali Aslan
Dünyaca ünlü saf romanov koyunlarını artık direk Rusya’dan (Türkiye çiftlik teslim) satın alabilirsiniz fiyatlarımız gayet uygun olup abartılı fiyatlarımız yoktur. Bütün koyunlarımız safkan romanov’dur ve yüksek damızlık oranlarını belgeleyen sertifika ve pasaportları vardır. satışlarımız minimum 100 adettir 100 adetten aşağısına tarım bakanlığı ithalatına izin vermemektedir. www.romanovciftlik.ru Tel. Turkıyede 0532 158 7 157 Tel. Rusyada +7 903 884 00 99
- zeyd çölmekci
okullar fettullah gülene ait deyil okullar misyoner okulları ajan yetişiyor
- MEHMET KELEŞ
HAKAN BEY SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN BEN HAKAN KUTLUĞ İSMİNDE KİMSEYİ TEDAVİ ETMEMİŞİM DEFTERİMDE İSMİN YAZMIYOR BİZİM HİÇ KİM SENN 3 KURUŞUNDA GÖZÜMÜZ YOK SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN MADEM GERÇEK DİYORSAN AŞAĞIDA 24 SAAT ULAŞABİLECEĞİN NUMARAM VAR ARA SÖYLE BEN SENİ TANIMIYORUM DEDİĞİM GİBİ SENİ TEDAVİ ETSEM İSMİN FALAN DEFTERİMDE KAYITLI OLUR ....












