BDP'li Bengi Yıldız, vergi vermeyiz
BDP Milletvekili Bengi Yıldız, demokratik özerklikle ilgili Özerk yerlerin Ankara'ya vergi vermemesi ama devletten yardım almasının gerektiğini söyledi.Silvan'da 13 şehidin verildiği günde Demokratik Toplum Kongresi “demokratik özerklik” ilan etti. Demokratik Toplum Kongresi’nde BDP’yi temsil eden beş milletvekilinden biri olan Bengi Yıldız, Taraf Gazetesi'nden Neşe Düzel'e 'demokratik özerklikle' ne istediklerini anlattı.
DTK, demokratik özerkliği nerelerde ilan etti?
Tabii ki, Kürtlerin yaşadığı bölgede... Yani Barış ve Demokrasi Partisi’nin, Demokratik Toplum Kongresi’nin gücünün olduğu yerlerde... Biz, “Bu model Türkiye gerçekliğine uyuyor” diyoruz ama netice itibarıyla bunu Türkiye’ye dayatamayız tabii. “Türkler, Karadeniz’de demokratik özerkliğinizi ilan edin. İstanbul, demokratik özerkliğini ilan et” diyemeyiz.
Demokratik özerkliği ilan ettiniz yer hangi bölge peki?
Bu açıdan Kürdistan’dır bu... Biz bunu Demokratik Özerk Kürdistan olarak formüle ettik ve bunu üç, dört yıldır söylüyoruz.
Kürdistan denen bölge hangi illeri kapsıyor?
Tarihsel ve coğrafi olarak nereyi kapsıyorsa orayı kapsıyor. Bu, Sivas Koçgiri’ye kadar olan sınırdır aslında. Maraş’ın bir kısmı, Erzincan, Malatya... Elazığ... Tarihsel olarak Erzurum, Van, Ağrı... Batman, Diyarbakır... Aslında Doğu ve Güneydoğu’nun tamamıdır bu. Coğrafi olarak baktığınızda, Osmanlı zamanında da Kürdistan’ın sınırlarıdır bu.
Antep, Adıyaman, Siirt gibi iller de var mı bu demokratik özerklik ilan edilen bölgenin içinde?
Şimdi şüphesiz hedeflenen öyledir.
BDP’ye oy vermemiş Kürt kentlerinde de özerklik ilan edecek misiniz peki?
Oralarda bir talep var mı, demokratik özerklik nasıl hayata geçecek meselesini kendi aramızda konuşuyoruz, tartışıyoruz ve tartışacağız. Diğer kesimleri ve azınlıkları da içine katmak için bir çaba içinde DTK. Bu ay sonunda bir genel kurul yapacak ve yapısını yenileyecek. Size şöyle anlatayım. Biz bu süreci, hem ilan, hem inşa süreci olarak görüyoruz. Mustafa Kemal, “İsmet, yarın cumhuriyeti ilan edelim” dediğinde, cumhuriyet bütün kurum ve kuruluşlarıyla inşa edilmiş halde miydi?
Adıyaman AKP’ye oy verdi mesela. Orada özerklik nasıl olacak? Orada ne inşa edeceksiniz? BDP’ye oy bile vermemiş bir kent, DTK’nın özerkliğini niye desteklesin?
“Ben bir milletim. Ben bir halkım. Benim dilim, kültürüm, tarihim var. Anadilimde eğitim görmek istiyorum. Kendi kendimi yönetmek istiyorum” demek için BDP’ye oy vermek mi gerekir? AKP’ye oy veren insanlar da bunu pekâlâ talep edebilirler.
KCK, demokratik özerkliğin içini doldurdu. İsteklerini, iki dilli yaşamın yanı sıra, “Demokratik özerklik ilan edilen yerlerde polis görev yapmasın, gençler askere gitmesin, öz savunma gücü oluşturulsun, devlete vergi verilmesin” diye sıraladı. Bunlara katılıyor musunuz?
BDP adına konuşamam. Bengi Yıldız olarak konuşabilirim. Askere gitmeme meselesini ben üç-beş yıldır söylüyorum. Kürtler kendi kendini idare etmelidir. Kendi polisini kurmalıdır. Vergiye gelince, vergiyi o yerelin kendisi toplar. Yerel özerklik kuracaksan, kendi vergilerinin önemli bir kısmını kendin harcarsın. Ama şu var. KCK’nin açıklamalarına katılıyor musunuz katılmıyor musunuz şeklinde meseleyi formüle etmek çok doğru bir yaklaşım değil. “Demokratik özerklikten BDP olarak siz ne anlıyorsunuz? Siz ne istiyorsanız?” derseniz...
Cevabınız nedir?
Dünyayı yeniden keşfetmiyoruz. Dünyada özerklik neyse, İspanya’da demokratik özerklik nasıl inşa edilmiş ve yürütülmüşse, biz de öyle yapıyoruz. Özerk parlamentoları var onların. Bu yüzden AKP ile BDP’yi birbirinden ayrıştırırsanız doğru bir yaklaşım olmaz. “Kürtler, kendi kendini yönetmek istiyor” diyorum ben. AKP’ye oy vermiş olanı da, CHP’ye oy vereni de bunu istiyor.
Demokratik özerkliğin olduğu iller devletten yardım alacak mı yoksa tamamıyla kendi yağıyla mı kavrulacak?
Biz demokratik özerkliği konuştuk ve inşa ediyoruz. Formülasyonu şu... Kendi yerelinde topladığı vergiler, şüphesiz oranın kalkınmasında ve Türkiye’nin diğer bölgeleriyle arasındaki makasın kapanmasında yeterli olmaz. Merkezin, pozitif ayırımcılık uygulayarak orayı desteklemesi gerekir. Yani Ankara’ya vergi vermemesi ama devletten yardım alması lazım. Geri kalmış yörelerin hepsi için bu böyle olmalıdır. Çünkü bu bölgeler yıllardır ihmal edildi. Devlet Ege’ye, Marmara’ya yatırım yaptı.
Demokratik özerklik ilan eden her yer, merkezden para alacak ama merkeze para vermeyecek. Türkiye’nin diğer vatandaşlarını, vergilerinin bölgede kullanılmasına, bölgenin ise hiç vergi vermemesine nasıl ikna edeceksiniz?
Bu devlet, bu bölgeyi yıllarca ihmal etti diyeceğiz. Demokratik özerkliği ilan ettik ve her şey güllük gülistanlık değil. Bu ülkenin demokratikleşmesi, bu bürokratik cumhuriyetin demokratik cumhuriyete evrilmesi lazım.
Merkezden hiç para gelmemesi, hayat standardını biraz etkiler mi yoksa hiç etkilemez mi?
Tabii ki olumsuz etkiler. Biz, bu sürecin içini dolduracağız, dediğimizde, sadece biz dolduracağız, demiyoruz. Biz diyoruz ki, parlamentoda bunun yasal ve anayasal dayanaklarının oluşturulması lazım... Bağımsızlık ilan etmişiz gibi yaklaşmamak lazım bu olaya.
Diyelim ki, DTK’nın demokratik özerklik ilan ettiği illerde, devlet “olmaz öyle şey” dedi. O zaman ne olacak? Topyekûn bir halk ayaklanması mı düşünülüyor?
Türkiye Cumhuriyeti, kendisini evrensel ölçülere uydurmak zorunda... İlan ettiğimiz şeyi ya kabul edecek ya kabul edecek... Başka bir şeyi var mı yani? Kabul etmezse gelsin hepimizi öldürsün, biz bunun mücadelesini vereceğiz. O zaman Kürtler olarak biz de biraraya gelip toplanacağız, değerlendirmeler yapacağız. “Senin taleplerini hiçbir şekilde kabul etmiyorum” demek bağları koparmaktır. Biz bağları koparmaktan yana değiliz. Taleplerin kabul edilmemesi bu hareketi radikalleştirir ve bağları koparmaya doğru götürür.
BDP’nin resmî politikası ne özerklik konusunda? Siz DTK’nın ilan ettiği özerkliği destekliyor musunuz?
Evet destekliyoruz. DTK’nın bir bileşeni olarak bunu destekliyoruz. Bizim parti programımızda var bu. Parlamentoya gidersek, demokratik özerkliğin anayasal ve yasal altyapısını oluşturmak için mücadele edeceğiz.
Peki, bu özerklik işi yürümezse ne olacak?
Şu âna kadar ne oluyordu... Otuz yıldır ne oluyorsa, o olacak. Bakınız... Ölme, öldürme işini biz seçmedik. Bunu, devletin kendisi seçti. Devlet ölme ve öldürme işinden vazgeçmeli. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Dünya sorunlarını nasıl çözmüşse, “ey halkım, ey Kürtler gelin biz de böyle çözelim” demeli devlet. Bu ülke bir imparatorluğun bakiyesidir. Burası çok dilli, çok dinli bir topluluktur. Ama Cumhuriyet bunu inkâr etti! Türkiye, yerel yönetimler, medeni ve siyasi haklar ve anadil konularında altına imza attığı uluslararası sözleşmelerdeki çekincelerini kaldırsa...
Sonuç ne olur?
Demokratik özerkliğin içini büyük ölçüde doldurur. Bunlar çağdaş ve evrensel sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerin kabulü, önemli bir başlangıç olur. Bu kabul, Türkiye’yi de rahatlatır, bizi de. Demokratik özerklik ilanı Türkiye’nin üniter devlet yapısı içinde bir barış formülasyondur. Bunun görülmesi lazım...
DTK, demokratik özerkliği nerelerde ilan etti?
Tabii ki, Kürtlerin yaşadığı bölgede... Yani Barış ve Demokrasi Partisi’nin, Demokratik Toplum Kongresi’nin gücünün olduğu yerlerde... Biz, “Bu model Türkiye gerçekliğine uyuyor” diyoruz ama netice itibarıyla bunu Türkiye’ye dayatamayız tabii. “Türkler, Karadeniz’de demokratik özerkliğinizi ilan edin. İstanbul, demokratik özerkliğini ilan et” diyemeyiz.
Demokratik özerkliği ilan ettiniz yer hangi bölge peki?
Bu açıdan Kürdistan’dır bu... Biz bunu Demokratik Özerk Kürdistan olarak formüle ettik ve bunu üç, dört yıldır söylüyoruz.
Kürdistan denen bölge hangi illeri kapsıyor?
Tarihsel ve coğrafi olarak nereyi kapsıyorsa orayı kapsıyor. Bu, Sivas Koçgiri’ye kadar olan sınırdır aslında. Maraş’ın bir kısmı, Erzincan, Malatya... Elazığ... Tarihsel olarak Erzurum, Van, Ağrı... Batman, Diyarbakır... Aslında Doğu ve Güneydoğu’nun tamamıdır bu. Coğrafi olarak baktığınızda, Osmanlı zamanında da Kürdistan’ın sınırlarıdır bu.
Antep, Adıyaman, Siirt gibi iller de var mı bu demokratik özerklik ilan edilen bölgenin içinde?
Şimdi şüphesiz hedeflenen öyledir.
BDP’ye oy vermemiş Kürt kentlerinde de özerklik ilan edecek misiniz peki?
Oralarda bir talep var mı, demokratik özerklik nasıl hayata geçecek meselesini kendi aramızda konuşuyoruz, tartışıyoruz ve tartışacağız. Diğer kesimleri ve azınlıkları da içine katmak için bir çaba içinde DTK. Bu ay sonunda bir genel kurul yapacak ve yapısını yenileyecek. Size şöyle anlatayım. Biz bu süreci, hem ilan, hem inşa süreci olarak görüyoruz. Mustafa Kemal, “İsmet, yarın cumhuriyeti ilan edelim” dediğinde, cumhuriyet bütün kurum ve kuruluşlarıyla inşa edilmiş halde miydi?
Adıyaman AKP’ye oy verdi mesela. Orada özerklik nasıl olacak? Orada ne inşa edeceksiniz? BDP’ye oy bile vermemiş bir kent, DTK’nın özerkliğini niye desteklesin?
“Ben bir milletim. Ben bir halkım. Benim dilim, kültürüm, tarihim var. Anadilimde eğitim görmek istiyorum. Kendi kendimi yönetmek istiyorum” demek için BDP’ye oy vermek mi gerekir? AKP’ye oy veren insanlar da bunu pekâlâ talep edebilirler.
KCK, demokratik özerkliğin içini doldurdu. İsteklerini, iki dilli yaşamın yanı sıra, “Demokratik özerklik ilan edilen yerlerde polis görev yapmasın, gençler askere gitmesin, öz savunma gücü oluşturulsun, devlete vergi verilmesin” diye sıraladı. Bunlara katılıyor musunuz?
BDP adına konuşamam. Bengi Yıldız olarak konuşabilirim. Askere gitmeme meselesini ben üç-beş yıldır söylüyorum. Kürtler kendi kendini idare etmelidir. Kendi polisini kurmalıdır. Vergiye gelince, vergiyi o yerelin kendisi toplar. Yerel özerklik kuracaksan, kendi vergilerinin önemli bir kısmını kendin harcarsın. Ama şu var. KCK’nin açıklamalarına katılıyor musunuz katılmıyor musunuz şeklinde meseleyi formüle etmek çok doğru bir yaklaşım değil. “Demokratik özerklikten BDP olarak siz ne anlıyorsunuz? Siz ne istiyorsanız?” derseniz...
Cevabınız nedir?
Dünyayı yeniden keşfetmiyoruz. Dünyada özerklik neyse, İspanya’da demokratik özerklik nasıl inşa edilmiş ve yürütülmüşse, biz de öyle yapıyoruz. Özerk parlamentoları var onların. Bu yüzden AKP ile BDP’yi birbirinden ayrıştırırsanız doğru bir yaklaşım olmaz. “Kürtler, kendi kendini yönetmek istiyor” diyorum ben. AKP’ye oy vermiş olanı da, CHP’ye oy vereni de bunu istiyor.
Demokratik özerkliğin olduğu iller devletten yardım alacak mı yoksa tamamıyla kendi yağıyla mı kavrulacak?
Biz demokratik özerkliği konuştuk ve inşa ediyoruz. Formülasyonu şu... Kendi yerelinde topladığı vergiler, şüphesiz oranın kalkınmasında ve Türkiye’nin diğer bölgeleriyle arasındaki makasın kapanmasında yeterli olmaz. Merkezin, pozitif ayırımcılık uygulayarak orayı desteklemesi gerekir. Yani Ankara’ya vergi vermemesi ama devletten yardım alması lazım. Geri kalmış yörelerin hepsi için bu böyle olmalıdır. Çünkü bu bölgeler yıllardır ihmal edildi. Devlet Ege’ye, Marmara’ya yatırım yaptı.
Demokratik özerklik ilan eden her yer, merkezden para alacak ama merkeze para vermeyecek. Türkiye’nin diğer vatandaşlarını, vergilerinin bölgede kullanılmasına, bölgenin ise hiç vergi vermemesine nasıl ikna edeceksiniz?
Bu devlet, bu bölgeyi yıllarca ihmal etti diyeceğiz. Demokratik özerkliği ilan ettik ve her şey güllük gülistanlık değil. Bu ülkenin demokratikleşmesi, bu bürokratik cumhuriyetin demokratik cumhuriyete evrilmesi lazım.
Merkezden hiç para gelmemesi, hayat standardını biraz etkiler mi yoksa hiç etkilemez mi?
Tabii ki olumsuz etkiler. Biz, bu sürecin içini dolduracağız, dediğimizde, sadece biz dolduracağız, demiyoruz. Biz diyoruz ki, parlamentoda bunun yasal ve anayasal dayanaklarının oluşturulması lazım... Bağımsızlık ilan etmişiz gibi yaklaşmamak lazım bu olaya.
Diyelim ki, DTK’nın demokratik özerklik ilan ettiği illerde, devlet “olmaz öyle şey” dedi. O zaman ne olacak? Topyekûn bir halk ayaklanması mı düşünülüyor?
Türkiye Cumhuriyeti, kendisini evrensel ölçülere uydurmak zorunda... İlan ettiğimiz şeyi ya kabul edecek ya kabul edecek... Başka bir şeyi var mı yani? Kabul etmezse gelsin hepimizi öldürsün, biz bunun mücadelesini vereceğiz. O zaman Kürtler olarak biz de biraraya gelip toplanacağız, değerlendirmeler yapacağız. “Senin taleplerini hiçbir şekilde kabul etmiyorum” demek bağları koparmaktır. Biz bağları koparmaktan yana değiliz. Taleplerin kabul edilmemesi bu hareketi radikalleştirir ve bağları koparmaya doğru götürür.
BDP’nin resmî politikası ne özerklik konusunda? Siz DTK’nın ilan ettiği özerkliği destekliyor musunuz?
Evet destekliyoruz. DTK’nın bir bileşeni olarak bunu destekliyoruz. Bizim parti programımızda var bu. Parlamentoya gidersek, demokratik özerkliğin anayasal ve yasal altyapısını oluşturmak için mücadele edeceğiz.
Peki, bu özerklik işi yürümezse ne olacak?
Şu âna kadar ne oluyordu... Otuz yıldır ne oluyorsa, o olacak. Bakınız... Ölme, öldürme işini biz seçmedik. Bunu, devletin kendisi seçti. Devlet ölme ve öldürme işinden vazgeçmeli. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok. Dünya sorunlarını nasıl çözmüşse, “ey halkım, ey Kürtler gelin biz de böyle çözelim” demeli devlet. Bu ülke bir imparatorluğun bakiyesidir. Burası çok dilli, çok dinli bir topluluktur. Ama Cumhuriyet bunu inkâr etti! Türkiye, yerel yönetimler, medeni ve siyasi haklar ve anadil konularında altına imza attığı uluslararası sözleşmelerdeki çekincelerini kaldırsa...
Sonuç ne olur?
Demokratik özerkliğin içini büyük ölçüde doldurur. Bunlar çağdaş ve evrensel sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerin kabulü, önemli bir başlangıç olur. Bu kabul, Türkiye’yi de rahatlatır, bizi de. Demokratik özerklik ilanı Türkiye’nin üniter devlet yapısı içinde bir barış formülasyondur. Bunun görülmesi lazım...
25 Temmuz 2011, Pazartesi 10:32:02
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz yapın!
Toplam 0 Yorum Yapılmıştır
- » Adrenalin düşkünleri yazın beyin kanamasına dikkat !
- » Balık tuttuğu tekne alabora olunca suda kayboldu
- » İHH-AYDER Somali'de su kuyuları açıyor
- » 9 Temmuz'a dikkat !
- » Berlin'de bir Türk katliam yaptı
- » Kotil, Avrupa'daki krize rağmen iyi kâr ettik
- » AMBULANS KAZA YAPTI 3 GÜNLÜK BEBEK YAŞAMINI YİTİRDİ
- » 'Konya'da belde ve köyler boşalıyor'
- » Konya Torku Şekersporlu Ahmet Örken Avrupa Şampiyonu
- » Şehit ailesine 2 bin lira yardım çeki
- » Fetih 1453 izlenme rekoru kırdı
- » Sıradışı bir bahar ve yaz geliyor
- » BELEDİYE OTOBÜSÜNÜ ÇALDI
- » Selçuk Üniversitesi'nin ismi değişiyor mu ?
- » CHP Cihanbeyli İlçe Kongresi gerçekleştirildi
- » Konyalı iki hacı da domuz gribi şüphesi
- » Konya Üniversitesi tasarısı imzada
- » Devlet Bahçeli, terör faaliyetleri tırmanma sürecine girmiştir
- » Davalar, temyiz dahil 1 yılda tamamlanacak
- » MERAM ÇAYBAŞI MESNEVİ KONUTLARINDA DA KURALAR ÇEKİLDİ
- suat uzun
Ben bir mahalle muhtarı olarak mahallemde bulunan yaklaşık 21 camii 26 din görevlisi ile plaket törenine özel davete rağmen katılmayan il müftüsü sanke bakan makamı gibi önde kırmızı mavi çakarlambalarla kendi uygun gördüğü yerlere katılan muhtarlarla birgün olsun toplantı yapmayan muhtarlarlam imamları bir arayan getiremeyen bir müftüyü ALLAHA Havale ediyorum ama bence çok ama çok lüks bu millet helal edermi bilmem
- cemil demir
Hayret etmemek elde değil neden insanlar birşeyleri birşeylere benzetmek için bu kadar zorlanırlar anlamak güç. Bu iddiayı atan kişi aynaya baksın kesin burnu ermeni burnuna benziyordur,bi yorumda bizmi yapalım.
- emine
mükemmel ötesi
- Saffet Yüzbaşıgil...
Akıllı yiğenim benim başarılarının devamını diliyorum...
- ahmet erim
Öncelikle siz yorum sahiplerine haberliyoruma ve ilgilenen herkese teşekkür ederm ama hikayem yarım devamı yayınlanırmı bilmiyorum bilginiz olsun istedim teşekkürler
- Kaan Koç
Gerçekten çok güzel. Bu hikayeyi yazan kişinin 6. sınıfa gittiğine inanmak çok zor. İnşallah yazılarının devamını getirir ve burada bırakmaz. Kim bilir belki eee.haberliyorum.com sitesi de bu arkadaşın hikayelerini düzenli olarak yayınlar ve hem gençlere bu konuda güzel örnek olur hem de bizler takip ederiz.
- Ufuk ÖZDEMİR
Şuan gerçekten gözlerim doldu. Senin gibi bir yiğene sahip olduğum için çok şanslıyım. Dayısı olarak ilk defa bu hikayeyi okuyorum. Gerçekten çok güzel tebrik ederim Erim :)
- akadaşça
mrb aynı yaşlarda olabiliriz ama bu hikayenin sadece birazını okuyabildim hemen okunacak kadar kısa değil onun için kitabı olsaydı keşke ben bunubikaç günde okurum ancak
- misafir
helal olsun. maşallah diyelim nazar değmesin. çok güzel. bu yaşta çok güzel
- mehmet alabaş
iyi günler ben emekli bir öğretmen olarak bu çocuğumuzu tebrik ediyorum ve doğanın katledildiği bu dönemde bu çocukların değerlendirilmesine destek istiyorum.
- saadet şeker
Günaydın Türkiye yenimi uyanıyorsunuz???Yıllardan bu yana katledilen hayvanların vebalini nasıl çekecekler merak ediyorum.Öyle bir ceza olmalı ki paraya çevrilmemeli,caydırıcı olmalı.Bu konuda belediyelerde barınakları çoğaltmalı kısırlaştırma eylemi ücretsiz olmalı.Basın da hiç acımadan öldürenleri teşhir etmeli.
- coşkun bozkurt
BEN ENGELLİYİM KIZIM BACAĞIDA KIIRLDI NASIL URAYA KONTROLE GÖTÜRECEĞİM İZAH EDİN LÜTFEN
- yeşim
namus!ne kadarda kolay temizleniveriyor öyle.öldürdüm temizlendi allah ıslah etsin sizin gibileri..
- uğurkart
beyşehirimizeherşeyyakışırlütfenbalıklarımıza sahipolalımn nedeniçibalıklarla dolu rengarenk birgölümüz olmasın
- musa
bana bir telsiz versinler bende gönüllüyüm.
- Mahmut candan
Memur hakkını ancak meydanlarda alabilir. Teşekkürler kamu sen e.
- erva turgut
bizim okul örnek okul şimdi sizde örnek alım örnek olun
- Muhsin AKIL
Elektronik cıhat/alet kullananların haklarını gözetici olumlu ve uyarıcı bir haber...
- MEMET
Peki Konya Müftüsü Özbuğday'ın kendinin de kabul ettiği vechile , audi marka vakıf aracını ankaraya ayağına getirtmesi haberdeki durumdan farklı mı ? biri legal diğeri illegal öyle mi...ben o audıye cami sergilerinden alınan benzin parasını sergiye yardım eden biri olarak helal etmiyorum.
- derya şahin
allah belanızı versin
- mithat demirci
sayın hacı mehmrt gümüş e ALLAH TAN RAHMET kederli ailesine bol sabır diler MESLEK TAŞİ MİTHAT DEMİRCİ
- mehmet güzel
böylelerini tutklayıp müebete çarpacan yaşatmıyacan bu ülkeyi kirleten onlardır terör ddiyorsunuz bundana daha büyük teröris varmı
- kemal burak dayanıklı
yerimizde wehrmacht olmalıydı muazzam hava güçleriyle.çok mu zor luftwaffe yi yeniden yaratmak.haberin doğruluğu bilinmiyor rum kaynaklı haber.bizans entrikası olduğu muhtemel...
- ayse
Allah acıl sıfalar ve aılelerınede sabır versın .(amin)
- ahmet satlık
abdullah abiyi severdim iyibir insandı yakınlarına allahtan sabır dilerim merhumada allahtan rahmet mekanı dennet olmasını dilerim
- selim candan
Sayın Hocamızı tekrardan bize hatırlattığın için çok teşekkürler yalçın bey.Bu zamanda Onun gibi dürüst müftü bulmak bihayli zor.Gittiği yerde yine güzellikler oluşturmuş allah razı olsun.Bizim buradakiler ne yapıyor valiye çiçek vermiş miş...Bakın hocamız 8 tane yetimi sevindirmiş...imamlarla korolar kurmuş...kutlu doğumda birileri gibi vali yağcılığı yapmammış...mehmetçiği sevindirmiş.büyük insan vesselam..özbuğdaya duyurulur.yetimlerin hakkını audılerde harcayanlar hesap gününde hesap verecek
- ahmet selvi
bu insanlar müftü olmus vali olmuş insan olmamıs kişiler insanların eve götürecek ekmegi yok iken onlar yemek bile beyenmezler televizyon gazete ye cıkınca allah cc den kitap tan bahsederler allah şahidim olsun bunungibi yapan insan bile demeye dilim varmıyo ama bunlara hakkımı helal etmiyorum iki elim yakalarında
- Ali Aslan
Dünyaca ünlü saf romanov koyunlarını artık direk Rusya’dan (Türkiye çiftlik teslim) satın alabilirsiniz fiyatlarımız gayet uygun olup abartılı fiyatlarımız yoktur. Bütün koyunlarımız safkan romanov’dur ve yüksek damızlık oranlarını belgeleyen sertifika ve pasaportları vardır. satışlarımız minimum 100 adettir 100 adetten aşağısına tarım bakanlığı ithalatına izin vermemektedir. www.romanovciftlik.ru Tel. Turkıyede 0532 158 7 157 Tel. Rusyada +7 903 884 00 99
- zeyd çölmekci
okullar fettullah gülene ait deyil okullar misyoner okulları ajan yetişiyor
- MEHMET KELEŞ
HAKAN BEY SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN BEN HAKAN KUTLUĞ İSMİNDE KİMSEYİ TEDAVİ ETMEMİŞİM DEFTERİMDE İSMİN YAZMIYOR BİZİM HİÇ KİM SENN 3 KURUŞUNDA GÖZÜMÜZ YOK SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN MADEM GERÇEK DİYORSAN AŞAĞIDA 24 SAAT ULAŞABİLECEĞİN NUMARAM VAR ARA SÖYLE BEN SENİ TANIMIYORUM DEDİĞİM GİBİ SENİ TEDAVİ ETSEM İSMİN FALAN DEFTERİMDE KAYITLI OLUR ....












