Erdoğan Kürtlere seslendi, 'Siz Müslümansınız bunları nasıl desteklersiniz'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bütün vatandaşlarım emin olsunlar ki; Türkiye bu musibeti bertaraf edecektir" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bütün vatandaşlarım emin olsunlar ki; Türkiye bu musibeti bertaraf edecektir. Türkiye eski karanlık günlere dönmeden, demokrasi, hukuk ve meşruiyet zemininden geriye doğru tek bir adım atmadan, kandan beslenen bu cinayet şebekesini, bu milletin yakasından düşürecektir. Yeter ki millet olarak moral ve maneviyatımızı en üst düzeyde tutmaya, kardeşliğimizi yaşatmaya özenle devam edelim'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Evvelsi gün, Batman'da araç taranıyor, baba yaralanıyor, hamile kadın, Mizgin Hanım şehit oluyor, 8 aylık yavrusu hastanede, 4 yaşındaki kızı Sultan da şehit oluyor. Bu örgütün bir insani değere inandığını hangi vicdan sahibi söyleyebilir. Bunun kültürel haklar mücadelesiyle ne alakası var? Yakından uzaktan ne alakası olabilir? Sizin kültürünüz, size acımasızca insanları öldürme yetkisini nasıl veriyor? Ben böyle bir kültürü tanımıyorum, böyle bir kültür olamaz'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Benim Müslüman din kardeşim olan Kürt kökenli kardeşlerime sesleniyorum: Bu mabedlerinizi roket atarlarla bombalayan bu örgüte nasıl destek veriyorsunuz? Bunlara karşı sizler de kalkıp bir direniş ortaya koyacaksınız. Bu, sadece bizim görevimiz değil. Bunu devlet, millet el ele yapmak durumundayız, beraber yapacağız. Bunu beraber yapıp, bunları yalnızlığa mahkum etmek durumundayız'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Siyasetçinin görevi, milletin hissiyatını siyasetin merkezine taşımak, meselelere bu şuurla çareler üretmektir. İktidarda da olsanız, muhalefette de olsanız siyasetin ve demokrasinin gereği millete ram olmaktır'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Siyasetçinin görevi, milletin hissiyatını siyasetin merkezine taşımak, meselelere bu şuurla çareler üretmektir. İktidarda da olsanız, muhalefette de olsanız siyasetin ve demokrasinin gereği millete ram olmaktır'' dedi.
Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında, on yıllık bir zaman içine Türkiye için başka bir örneği olmayan büyük bir değişim sığdırdıklarını söyledi.
Bunu, bu yolda yalnız olmadıkları ve adımları Türk milletiyle birlikte attıkları için başardıklarının bilinmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Bu gerçeği sadece bizim değil, Türkiye'nin bugünü ve geleceği için siyaset üretmeye talip olan herkesin iyi bilmesi lazım. Siyasetçinin görevi, milletin hissiyatını siyasetin merkezine taşımak, meselelere bu şuurla çareler üretmektir. İktidarda da olsanız, muhalefette de olsanız siyasetin ve demokrasinin gereği millete ram olmaktır.
Biz hemen her toplantımızda temel ilkelerimizi, zeminimizi birbirimize anlatıyoruz, zira her gün yeni bilgilerle yenilenirken ve hayat akıp giderken duruşumuzu özenle muhafaza etmek, yeni sorumluluklarımızı birbirimize aktarmak zorundayız.''
-MUHALEFETE ELEŞTİRİ-
AK Parti hükümetinin bürokratik bir siyaset yapmadığını, siyasetçilerin her gün yenilenmek zorunda olduklarını ifade eden Erdoğan, dünyanın ve hadiselerin hızının ve ritminin gerisinde kalmamak mecburiyetinde olduklarını dile getirdi.
Erdoğan, şunları kaydetti:
''(Efendim ben muhalefetteyim, iktidara cepheden muhalefet ederim) derseniz siyasetin ruhuna ihanet edersiniz. Hiçbir fikir beyan etmeyen, hiçbir öneri getirmeyen bir siyaset anlayışı olamaz. Unutmayalım ki muhalefet anayasal bir kurumdur. Bir yanlışlık görüyorsanız, doğrusunun ne olduğunu ortaya koyacaksınız, bir öneri getirecek, kendi doğrunuzu söyleyeceksiniz. Ülkesinin itibarını düşürmek pahasına, AK Parti'ye muhalefet edeyim diye Türkiye'ye muhalefet etmenin adı siyaset olamaz.
Siyasette eleştiri, polemik yok mudur? Vardır. Ama bunun da en az iki şartı vardır. Bir, söylediklerini hakkaniyet çerçevesinin dışına çıkmadan söyleyeceksin, haksızlık etmeyeceksin. İki, eğer siyaset yapıyorsan, misyonunu sadece eleştiri ve polemikle sınırlamayacak, eleştiri ile sınırlamayacak, memleket gündemindeki meselelere kendi doğrularınla çareler önereceksin. Aksi halde havanda su döğmüş olursunuz.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bunlarda samimiyet yok, bunlarda dürüstlük yok. Bunlar bu ülkede cinayet şebekesi olarak rant elde ediyorlar. Sadece onlar rant elde etmiyor. Onların uzantısı olanlar da rant elde etmeye devam ediyorlar. Burada siyasi uzantılarını da kastediyorum'' dedi.
Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında, terör saldırılarını değerlendirdi.
Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''Türkiye bütün şehirleriyle, bütün bölgeleriyle kalkınırken, milletimizin ekmeği aşı büyürken ihanet odakları da boş durmuyor. Geçtiğimiz günlerde eli kanlı terör örgütünün saldırıları bir kez daha yüreklerimizi yaktı. Türkiye'ye musallat edilen bu cinayet örgütünün kime, ne zaman ve nasıl saldırdığını çok iyi görmek gerekiyor. Hayata, masumiyete kasteden bu cinayet örgütü ne istiyor? Kim adına, kimin için, neyin karşılığında taşeronluk yapıyor?
780 bin kilometrekarelik vatan topraklarında 74 milyona sesleniyorum: Bunlar düğün evini cenaze evine çeviriyor. Futbol oynayan, markette evine ekmek alan polisime gelip enseden kurşun sıkıyor veya tarıyor. Siirt'te birlikte bir mutluluğu paylaşmaya, birlikte yemek yemeye giden masum genç kızlara alçakça pusu kuran bu terör örgütü neyin mücadelesini veriyor?
Savunmasız masum insanlara karşı yapılan bu terörü neyle ifade etmek mümkün? Yüzlerce kurşunla hayatlarının baharındaki evlatlarımızı öldüren bu terör örgütü neyin mücadelesini veriyor? 4 kızımıza, arkadaşlarına sıkılan kurşun sayısı 200'ü buluyor. Şu hale bak... Bu cinayetleri tasarlayanlar kan dökerek hangi emellerine ulaşmış oluyorlar? Ondan sonra bakıyorsunuz laubali bir şekilde özür beyanları, bilmem neler... 'Yok bilmem yanlış olduydu, yok bilmem şurayı tarıyorduk'... Kimi aldatıyorsunuz yahu, kimi kandırıyorsunuz?
Bunlarda samimiyet yok, bunlarda dürüstlük yok. Bunlar bu ülkede cinayet şebekesi olarak rant elde ediyorlar. Sadece onlar rant elde etmiyor. Onların uzantısı olanlar da rant elde etmeye devam ediyorlar. Burada siyasi uzantılarını da kastediyorum. 'Sayın Başbakan sert konuşuyorsun' diyorlar. Ciğerim yanıyor ciğerim... Neyin sertini konuşuyoruz? Bu ifadeler, bunların yaptıklarının karşılığını anlatmaya yeterli değil.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Müslüman din kardeşim olan Kürt kökenli kardeşlerime sesleniyorum. Bu mabetlerinizi roketatarlarla bombalayan bu örgüte nasıl destek veriyorsunuz? Bunlara karşı kalkıp sizler de bir direniş ortaya koyacaksınız. Bu, sadece bizim görevimiz değil'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Müslüman din kardeşim olan Kürt kökenli kardeşlerime sesleniyorum. Bu mabetlerinizi roketatarlarla bombalayan bu örgüte nasıl destek veriyorsunuz? Bunlara karşı kalkıp sizler de bir direniş ortaya koyacaksınız. Bu, sadece bizim görevimiz değil'' dedi.
Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, terör saldırılarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:
''İşte Ankara Kumrular Sokak'ta, evine helal bir lokma götürmek için alın teri döken, bir ayakkabı boyacısı... Masum, savunmasız. Hiçbir şeyi yok. Sadece oradan kazandığıyla evine ekmeğini götürecek yahu. Bu genç insanlar orada bombayla öldürülüyor yahu. Bu şebeke hangi insani değerlerle ifade edilecek? Soruyorum. Bunlara gönül verenler, bunları destekleyenler, bunlara oylarını verenler bunun tarihe hesabını nasıl verecekler? Soruyorum...
Benim Kürt kökenli vatandaşlarımın istismarını yapmanın hiçbir izahı yoktur. Bu, istismardan öte hiçbir şey değildir. İnsan bu hayatı niye yaşar? 9 yıl öncesine kadar, bu ülkede 74 milyon vatandaşımıza şu getirilen hakların, getirilen imkanların hiçbirisi var mıydı? Hala bu hizmeti vermeye çalışan böyle bir iktidar varken bunlar ne yapmak istiyor?
Terör örgütünden kaçmak isteyen, belki de kendine bir gelecek kurmak isteyen 5 kadın militanı, ki biri 17 yaşında henüz, işkence ile dağ başında bir mağarada kurşuna diziyorlar ve bir yıl sonra da ölen kızların ailelerine 'kızlarınız gaz zehirlenmesinden öldü' diyorlar. Buyurun, tablo bu. Bu nasıl bir alçalıştır? Bu nasıl bir zehirlenmedir?''
-''BUNLARA KARŞI KALKIP SİZLER DE BİR DİRENİŞ ORTAYA KOYACAKSINIZ''-
Önceki gün, Batman'da bir aracın tarandığını, babanın yaralandığını hamile eşinin şehit olduğunu belirten Erdoğan, 8 aylık bebeğin hastanede olduğunu, 4 yaşındaki kızları Sultan'ın da şehit olduğunu ifade etti.
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Bu örgütün insani bir değere inandığını hangi vicdan sahibi söyleyebilir? Bunun kültürel haklar mücadelesiyle ne alakası var yahu? Yakından uzaktan ne alakası olabilir? Sizin kültürünüz size acımasızca bu insanları öldürme yetkisini nasıl veriyor? Ben böyle bir kültürü tanımıyorum. Böyle bir kültür olamaz.
Sabah namazına hazırlanan bir imama, insanları ebedi kurtuluşa çağıran bir din alimine kurşun sıkan bu örgüt, bütün mukaddes değerleri çiğneyerek nereye varmak istiyor? Mabedlerimize varıncaya kadar roketatarlarla bombalayan bu örgüt, nereye varmak istiyor? Müslüman din kardeşim olan Kürt kökenli kardeşlerime sesleniyorum. Bu mabetlerinizi roketatarlarla bombalayan bu örgüte nasıl destek veriyorsunuz? Bunlara karşı kalkıp sizler de bir direniş ortaya koyacaksınız. Bu sadece bizim görevimiz değil. Bunu devlet-millet el ele yapmak durumundayız. Beraber yapacağız, bunu beraber yapıp bunları yalnızlığa mahkum etmek durumundayız. Düşünebiliyor musunuz? 'Aldığımız oyun yüzde 90'ını PKK'yı destekleyenlerden alıyorum' diyen bir siyasetçi, bu ülkede oy alabiliyor. Çünkü aralarına hiçbir zaman perde koyamıyorlar. Aralarını ayıramıyorlar ama samimi, sadakatli Kürt kökenli vatandaşlarım da bunlara karşı, tüm bu olanlara rağmen mücadelesini veriyor.
Bütün vatandaşlarım emin olsunlar ki; Türkiye bu musibeti bertaraf edecektir. Türkiye eski karanlık günlere dönmeden, demokrasi, hukuk ve meşruiyet zemininden geriye doğru tek bir adım atmadan kandan beslenen bu cinayet şebekesini, bu milletin yakasından düşürecektir. Yeter ki millet olarak moral ve maneviyatımızı en üst düzeyde tutmaya, kardeşliğimizi yaşatmaya özenle devam edelim. Yeter ki büyük fotoğraf içinde bu cinayet örgütü eliyle Türkiye'yi durdurmak isteyen şer şebekelerine karşı millet olarak uyanık olalım.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kıbrıs Rum Kesimi sondaj adı altında sabotaj yapıyor. Buna rağmen görevi barışı korumak olan kurumlardan ses çıkmıyor'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kıbrıs Rum Kesimi sondaj adı altında sabotaj yapıyor. Buna rağmen görevi barışı korumak olan kurumlardan ses çıkmıyor'' dedi.
Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında, her geçen gün meseleleri biraz daha karmaşıklaşan, sıkıntıları ağırlaşan bir dünyada yaşandığını söyledi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
''Eğer ülkeyi yönetmeye talipseniz, dünyada neler olup bittiğini çok yakından takip edeceksiniz. Takip etmekle de kalmayıp tavrınızı, duruşunuzu, çok yönlü stratejilerinizi belirleyeceksiniz. Siyaset dünyanın hiçbir yerinde düz bir çizgi üzerinde seyretmez. Ferah zamanlar olduğu gibi sıkıntılı zamanlar da vardır. Esas mesele sıkıntılı zamanlarda da dik durmak ve duruşunu korumaktır. Her meseleye fotoğrafın bütününü aklımızda tutarak ve uzun vadeli projeksiyonlarla bakmak mecburiyetindeyiz. Biz bu gerçeği daima aklımızda tutuyor, atacağımız adımları bu dikkat ve hassasiyetle atıyoruz.
Terör meselesinden İsrail'le ilişkilerimize, küresel ekonomik krizden bütün uluslararası ilişkilere kadar her gündem başlığında ülkemizin, milletimizin menfaatleri esasında hareket ediyoruz. Dünyadan yalıtılmış bir Türkiye değil, dünyaya söyleyecek sözü olan bir Türkiye için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Bu anlamda Suriye de bizim meselemiz, Somali de bizim meselemizdir. Norveç'teki terör saldırısını da dikkatle izlemek zorundayız, Yunanistan'ı sıkıntıya sokan ekonomik krizi de takip etmeliyiz. Zira, bugünün dünyasında hiçbir mesele bir diğer meseleden bağımsız değil, hepsi birbirine bağlı meseleler.''
-''ARAP SOKAĞI...''-
''İsteriz ki muhalefet partilerimiz de bütün bu süreçlere katkıda bulunsunlar'' diyen Başbakan Erdoğan, muhalefet partilerinin, iktidarın yaptıklarını yanlış bulmaları durumunda, gerekçeleriyle birlikte kendi çözüm önerilerini ortaya koymaları gerektiği üzerinde durdu.
Erdoğan, hayati meselelerde ve milli meselelerde her siyasi partiye ve her siyasetçiye düşen görevin ülke menfaatleri doğrultusunda hareket etmek olması gerektiğini söyledi.
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Eğer siz kritik ülke meseleleri üzerinden bile siyasi rant beklentisine girerseniz hem ülkenize zarar verirsiniz, hem de milletin gözünden düşersiniz. Bize öyle suçlamalar getiriyorlar ki anlaşılır gibi değil. 'Başbakan Arap sokağında siyaset yapıyor' diyorlar. Hani neredeyse, Başbakan yurt dışında da siyaset yapıyor diyecekler. Açık söylüyorum: Ben Türkiye'nin Başbakanıysam dünyanın her ülkesinin ulaşabildiğim her sokağında Türkiye'nin saygınlığını artırmaya devam edeceğim, devam ediyorum. Sizin kendi abes ve köhne mantığınızla küçümseme gayretinde olduğunuz Arap sokağı bugünün dünya siyasetinin döndüğü yerdir. Sadece bugün değil, yüzlerce yıldır dünya siyasetinin en önemli merkezlerinden biridir. Bizim tarihten gelen bağlarla ayrılmaz bir parçası olduğumuz bir coğrafyadır.
Orada olan her şey bizi de etkiler, orada olan biten hiçbir şeyi uzaktan temaşa edemeyiz. Dünyada barışı tesis etmek, güvenliği, huzuru, istikrarı temin etmekle görevli uluslararası kurumlar eğer misyonlarını yerine getiremiyorlarsa buna da sessiz kalamayız. Çünkü bugün dünya sisteminde bir boşluk bırakılıyorsa, birileri gelip o boşluğu dolduruyor. Eğer iddianızın aksine dünyanın bütün ülkelerine eşit mesafede durmuyor, bazı ülkelere farklı ve imtiyazlı davranıyorsanız artık size inanan olmuyor. Başta Birleşmiş Milletler teşkilatı olmak üzere bugün pek çok uluslararası kurum ve kuruluşun durumu budur.''
-BM'YE ELEŞTİRİ-
BM'ye yönelik eleştirilerini sürdüren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Bazı ülkelerin haksız, hukuksuz, hatta insanlık dışı eylem ve hareketlerine sürekli göz yumacaksınız, ama bazı ülkelere de nefes aldırmayacaksınız. İran nükleer enerji derken yaptırım, baskı uygulayacaksın, Somali'de, Sudan'da kuzey-güney ayrımı derken kuzeye elinden gelen baskıyı yapacaksın, yaptırım uygulayacaksın, Somali'de sessiz kalacaksın, ama İsrail-Filistin sorununa geldiği zaman İsrail hakkında BM Güvenlik Konseyinde 89 yaptırım kararı varken, genel kuruldan 247 karar çıkmışken bunların hiçbir tanesinin takipçisi olmayacaksın... Bu mu adaletiniz, bu mu 'bu dünyada barışı tesis etmek için kurulmuş bir kuruluşuz' demeniz?
Adil davranmadığınız zaman, insanlığın vicdanında adalet hissi uyandırmadığınız zaman giderek karmaşıklaşan dünya sorunlarını da çözemezsiniz. İstediği kadar 193 ülke oranın üyesi olsun. Nitekim şu anda durum bu. Üzülerek ifade edeyim bugün olan budur. Bu gerçekleri geçen hafta katıldığım BM Genel Kurulunda da açıkça ifade ettim. Bunların mutlaka söylenmesi ve bu öz eleştirinin özellikle de Batı dünyasında yapılması gerekiyor.
Biz bunları söylüyoruz, hemen bizdeki muhalefet ne diyor? İşte 'Türkiye kendisini dünya siyasetinden soyutluyor, tecrit ediyor'. Böyle bir muhalefet anlayışı olur mu? Söylenen, yapılan tespit doğru mu, yanlış mı ona bakacaksın. Eğer bu gerçekleri bu dünyada birileri söylemezse biz doğruyu, hakikati nasıl bulacağız? Bilesiniz ki yarın bu haksızlıkla karşı karşıya kalacak ülkelerden bir tanesi de Türkiye olacaktır. Bunu bugünden söylemek zorundayız. Eğer Türkiye bunu bugünden söyleyebiliyorsa, kusura bakmayın, 9 yıl öncesinin Türkiye'si olmadığı için söylüyor.''
-''TRİBÜNDEN MAÇ SEYRETMİYORUZ EFENDİLER''-
Kıbrıs, Somali, Suriye ve Norveç'te de problemin temelinde uluslararası toplumun, özellikle de Batılı ülkelerin samimiyetsiz, tek yanlı ve hakkaniyetsiz tutumlarının yattığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, Kıbrıs'ta yaşanan soruna da değindi.
Erdoğan, şöyle dedi:
''Bakınız uzun süredir Kıbrıs'ta iki tarafı da tatmin edecek çözümün gerçekleşmesi olarak yoğun gayretler sarf ediyoruz. Buna karşılık Rum tarafı sürekli bahaneler üretiyor, çözümden kaçıyor, masadan kaçıyor. Buna karşılık AB'nin yaptığı ortada. Rum kesimi tek taraflı olarak üyeliğe alınıyor, KKTC adeta cezalandırılıyor. Kıbrıs Rum Kesimi sondaj adı altında sabotaj yapıyor. Buna rağmen görevi barışı korumak olan kurumlardan ses çıkmıyor. Peki sorunlar böyle çözülür mü? Çözülmüyor, çözülemiyor.
Bugün onlarca uluslararası mesele kilitlenmiş durumda. Artık bütün ülkelerin gerçeği görmesi lazım. Biz sorumluluğumuzun gereğini yerine getiriyor, bu gerçekleri her zeminde sözü eğip bükmeden en açık şekliyle ifade ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. İşte onun için Piri Reis şu anda Güney Kıbrıs'ta sondaj çalışması yapmaya başladı. Onun için oraya gönderdik. Bu bir iradedir. Bu bir varlığımızın orada olduğunu ortaya koymaktır. Tribünden maç seyretmiyoruz efendiler. Biz Türkiye'yi idare ediyoruz ve bölgedeki garantör ülke olmamızın gereğini yerine getiriyoruz. Ama bugüne kadar gelen iktidarlar ne yazık ki tribünden maç izlemişlerdir.''
-''BİZİM ZULME VE HAKSIZLIĞA KARŞI TAVRIMIZ İLKESELDİR''-
Dünyada işlenen bütün zulümlerin ve bütün haksızlıkların birbiriyle doğrudan irtibatlı olduğunu belirten Erdoğan, bütün büyük soygunların, bütün büyük cinayetlerin, bütün işgallerin de aynı şekilde olduğunu dile getirdi.
Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Bizim zulme ve haksızlığa karşı tavrımız ilkeseldir ve hiçbir zaman değişmeyecektir. Eğer bugün kafamızı kuma gömersek, önümüzdeki on yıllar boyunca bu aymazlığımızın bedelini öderiz. İnanmayanlar şu yakın geçmişimize lütfen bir bakıversinler. Aslında bugün attığımız her adımda geçmişte eksik bırakılan bir şeyleri de tamamlamaya çalışıyoruz.
Türkiye'nin bu kadar hızlı değişen bir dünyaya bigane kalma lüksü var mı? Bölgemizde tarih adeta yeni baştan yazılırken 'Bütün bunlardan bize ne' diyebilir miyiz? Çalışma odanızın penceresinden bakarak dünyayı göremezsiniz. O buzlu camların ardından elbette Gazze görünmez, elbette Somali görünmez, Brüksel görünmez, Irak, Suriye görünmez.
AK Parti olarak bizler siyasetin hakkını vermeye, milletimize olan borcumuzu hakkıyla ödemeye kararlıyız. Genel merkezimizden parti teşkilatımızın en uç noktalarına kadar her arkadaşımızla ülke meselelerinin takipçisi olacağız. Bugünün dünyasının gerektirdiği donanımı edineceğiz, laf değil iş üreteceğiz. Türk siyasetindeki bütün aktörlerin de bu şuurla hareket etmesini temenni ediyoruz. AK Parti bu anlamda Türk siyasetini hizmet rotasında tutmanın, doğru istikamette tutmanın da sorumluluğunu taşıyor. Bu önemli noktayı hepimiz çok iyi idrak etmeliyiz. Her arkadaşımın bu şuurla hareket edeceğine ve sorumluluğunun gereğini liyakatle yerine getireceğine gönülden inanıyorum.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili olarak, ''(Bizim partimizin şu kadar milletvekili var, sizin şu kadar milletvekiliniz var) demiyoruz. Ve diyoruz ki fark etmez, her siyasi parti eşit temsilci ile bu komisyona katılsın, sonunda tabii ki kararı Parlamento verecektir'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili olarak, ''(Bizim partimizin şu kadar milletvekili var, sizin şu kadar milletvekiliniz var) demiyoruz. Ve diyoruz ki fark etmez, her siyasi parti eşit temsilci ile bu komisyona katılsın, sonunda tabii ki kararı Parlamento verecektir'' dedi.
Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında, 1 Ekim'de milli iradenin tecelligahı olan TBMM'nin göreve başlayacağını ifade ederek, yeni dönemin Türkiye için hayırlı olması temennisinde bulundu.
Türkiye'nin 2023 hedeflerine kilitlenmesi gerektiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Bu dönemde Türkiye'nin daha çok demokratikleşmesi, ekmeğini ve aşını daha çok büyütmesi, toplumsal barış ve huzurunu sağlam temeller üzerine büyütmesi en büyük arzumuzdur. Siyasetimizin ana gayesi de demokrasidir, hukuktur, adalettir. AK Parti'ye göre, yeni dönemin başarısı milletçe birlik ve beraberlik ruhuna sahip çıkmamıza bağladır. Buna yeni dönemde her zamankinden daha fazla özen göstereceğiz. Bu noktada, iktidar partisi ile demokrasinin vazgeçilmez unsurları olan muhalefet partilerinin sorumluluğu birdir.
İşte bu noktada; terörle birlikte mücadele ama her zaman söylediğim gibi, siyasetle de müzakere.... Biz, bunların hiç bir zaman bizim görev alanlarımız içerisinde yer aldığını inkar etmedik. Ama bu bilinçle hareket ettik, edeceğiz.''
-''HİÇBİR ÖN ŞARTIMIZ YOK''-
AK Parti'nin 5 temsilcisinin yeni bir anayasa için MHP'yi ziyaret ettiğini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:
'' Yarın CHP ile görüşecekler. Yeni bir anayasa için siyasi partilerimizin var olan olumlu iklimi muhafaza etmelerini, toplumun bütün kesimlerinin talepleri doğrultusunda, büyük değişime destek vermelerini son derece önemsiyoruz. Hiçbir ön şartımız yok. Tek arzumuz, ön yargılardan, ön kabulden arındırılmış şekilde Meclis Başkanımızın riyasetinde bu işin süratle oluşacak komisyonda yapılmasıdır. Ama bu, milletin sahiplendiği bir anaysa olacaktır, olması gerekir. Bu konuda söyleyecek sözü olan kim varsa, akademisyeni, medyası, sivil toplum kuruluşları aklınıza ne gelirse, milletimizin kendisi ne varsa hepsinin, söyleyeceği sözlerini bekliyoruz.''
-''DİYALOG KAPILARIMIZI ARDINA KADAR AÇIK TUTACAĞIZ''-
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Tabii ki her partinin de kendi mutfağında yapacağı hazırlıkları vardır. Bizler de yapıyoruz, siyasi partiler de yapacaktır. Bunları da komisyonlarda görüşeceğiz ve ondan sonra da temenni ederiz ki bu arzulanan yeni anayasayı hep birlikte sivil irade olarak kurmuş, oluşturmuş olalım. Bu alanda TBMM'nin rehberliği hepimiz için yol gösterici olacaktır. Yüce Meclis çatısı altında oluşacak irade ülkemizi emniyet ve güven içinde aydınlık yarınlara ulaştıracaktır. Meşruiyet zeminde hep bunları söyledik, söyleyecek sözü olanları da davet ediyoruz. Fikri olan herkesle istişare edebilmek için diyalog kapılarımızı, sonuna, ardına kadar açık tutacağız. Bunun da bilinmesini istiyoruz.
'Bizim partimizin şu kadar milletvekili var, sizin şu kadar milletvekiliniz var' demiyoruz. Ve diyoruz ki fark etmez, her siyasi parti eşit temsilci ile bu komisyona katılsın. Sonunda tabii ki kararı parlamento verecektir.''
-''MEŞRUİYET ZEMİNİNİ DIŞINA ÇIKMADAN...''-
Buradaki ön çalışmanın TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in riyasetinde yürütüleceğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:
''Yürütülmesini arzu ediyoruz. Şu gerçeğe özellikle dikkat çekiyorum; bize göre siyasetin tek yolu meşruiyet zemininden ayrılmamaktır, meşruiyet zemini dışına çıkanlar, doğru yolu bulabilmek için uzun bir yolu katetmek zorunda kalırlar. Bize düşen, herkese yolun doğrusun göstermektir. Israrla ve inatla eğri, yanlış yoldan gitmek isteyenlere söyleyecek sözümüz yoktur.
Bizler demokrasinin, hukukun üstünlüğüne inanıyoruz, herkesin sorunu meşruiyet zemini dışına çıkmadan çözmesini istiyoruz. AK Parti olarak, aziz milletimize, aziz ülkemize aşkla heyecana hizmet edeceğiz. Bu kutlu yolda Yüce Allah daima yar ve yardımcımız olsun, huzurumuza kastedenlere, pusu kuranlara Allah fırsat vermesin diyorum. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine sabırlar diliyor, milletimizin başı sağolsun diyorum. ''
28 Eylül 2011, Çarşamba 17:23:37
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz yapın!
Toplam 0 Yorum Yapılmıştır
- » Müslüman ülke Türkiye'nin Bakanı, hıristiyan adetine itibar edilmemesi konusunda milleti uyaran müftünün cezalandırılmasından mutlu oldu
- » 'Tarih yanlış öğretilen!'
- » CHP'ye nasıl güvenecektik ?
- » Tarkan 28 Temmuz'da Konya'da
- » Erdoğan, Ahmedinejad görüşmesi neden ertelendi ?
- » Kriz aşıldı son söz YSK'nın
- » Şınak'ta askerlik yaptığı sırada ölen Konyalı Er toprağa verildi
- » Kendisine tecavüz edeni öldürdü 13 yıl ceza aldı
- » Memur maaşları belli oldu
- » Yürüyen Müze yakalandı
- » Kavurucu sıcaklar geliyor
- » KARISINI POMPALI TÜFEKLE ÖLDÜRDÜ
- » Meram Belediyesi yeni hizmet binasına taşındı
- » Federasyon Süper Lig için yeni kararlar aldı
- » Madem adayımız yok MHP destek vereceğiz
- » Hızlı yemekte mide kanseri riski
- » KATİLİN İLGİNÇ İFADESİ, ÖLÜ NUMARASI YAPIYOR SANDIM
- » Erdoğan'ın Başkanlık Sistemi açıklaması
- » Öcalan'dan şok açıklama, Erdoğan'da öldürülebilir
- » Öğretmene yaz tatilinde 5 hafta eğitim
- suat uzun
Ben bir mahalle muhtarı olarak mahallemde bulunan yaklaşık 21 camii 26 din görevlisi ile plaket törenine özel davete rağmen katılmayan il müftüsü sanke bakan makamı gibi önde kırmızı mavi çakarlambalarla kendi uygun gördüğü yerlere katılan muhtarlarla birgün olsun toplantı yapmayan muhtarlarlam imamları bir arayan getiremeyen bir müftüyü ALLAHA Havale ediyorum ama bence çok ama çok lüks bu millet helal edermi bilmem
- cemil demir
Hayret etmemek elde değil neden insanlar birşeyleri birşeylere benzetmek için bu kadar zorlanırlar anlamak güç. Bu iddiayı atan kişi aynaya baksın kesin burnu ermeni burnuna benziyordur,bi yorumda bizmi yapalım.
- emine
mükemmel ötesi
- Saffet Yüzbaşıgil...
Akıllı yiğenim benim başarılarının devamını diliyorum...
- ahmet erim
Öncelikle siz yorum sahiplerine haberliyoruma ve ilgilenen herkese teşekkür ederm ama hikayem yarım devamı yayınlanırmı bilmiyorum bilginiz olsun istedim teşekkürler
- Kaan Koç
Gerçekten çok güzel. Bu hikayeyi yazan kişinin 6. sınıfa gittiğine inanmak çok zor. İnşallah yazılarının devamını getirir ve burada bırakmaz. Kim bilir belki eee.haberliyorum.com sitesi de bu arkadaşın hikayelerini düzenli olarak yayınlar ve hem gençlere bu konuda güzel örnek olur hem de bizler takip ederiz.
- Ufuk ÖZDEMİR
Şuan gerçekten gözlerim doldu. Senin gibi bir yiğene sahip olduğum için çok şanslıyım. Dayısı olarak ilk defa bu hikayeyi okuyorum. Gerçekten çok güzel tebrik ederim Erim :)
- akadaşça
mrb aynı yaşlarda olabiliriz ama bu hikayenin sadece birazını okuyabildim hemen okunacak kadar kısa değil onun için kitabı olsaydı keşke ben bunubikaç günde okurum ancak
- misafir
helal olsun. maşallah diyelim nazar değmesin. çok güzel. bu yaşta çok güzel
- mehmet alabaş
iyi günler ben emekli bir öğretmen olarak bu çocuğumuzu tebrik ediyorum ve doğanın katledildiği bu dönemde bu çocukların değerlendirilmesine destek istiyorum.
- saadet şeker
Günaydın Türkiye yenimi uyanıyorsunuz???Yıllardan bu yana katledilen hayvanların vebalini nasıl çekecekler merak ediyorum.Öyle bir ceza olmalı ki paraya çevrilmemeli,caydırıcı olmalı.Bu konuda belediyelerde barınakları çoğaltmalı kısırlaştırma eylemi ücretsiz olmalı.Basın da hiç acımadan öldürenleri teşhir etmeli.
- coşkun bozkurt
BEN ENGELLİYİM KIZIM BACAĞIDA KIIRLDI NASIL URAYA KONTROLE GÖTÜRECEĞİM İZAH EDİN LÜTFEN
- yeşim
namus!ne kadarda kolay temizleniveriyor öyle.öldürdüm temizlendi allah ıslah etsin sizin gibileri..
- uğurkart
beyşehirimizeherşeyyakışırlütfenbalıklarımıza sahipolalımn nedeniçibalıklarla dolu rengarenk birgölümüz olmasın
- musa
bana bir telsiz versinler bende gönüllüyüm.
- Mahmut candan
Memur hakkını ancak meydanlarda alabilir. Teşekkürler kamu sen e.
- erva turgut
bizim okul örnek okul şimdi sizde örnek alım örnek olun
- Muhsin AKIL
Elektronik cıhat/alet kullananların haklarını gözetici olumlu ve uyarıcı bir haber...
- MEMET
Peki Konya Müftüsü Özbuğday'ın kendinin de kabul ettiği vechile , audi marka vakıf aracını ankaraya ayağına getirtmesi haberdeki durumdan farklı mı ? biri legal diğeri illegal öyle mi...ben o audıye cami sergilerinden alınan benzin parasını sergiye yardım eden biri olarak helal etmiyorum.
- derya şahin
allah belanızı versin
- mithat demirci
sayın hacı mehmrt gümüş e ALLAH TAN RAHMET kederli ailesine bol sabır diler MESLEK TAŞİ MİTHAT DEMİRCİ
- mehmet güzel
böylelerini tutklayıp müebete çarpacan yaşatmıyacan bu ülkeyi kirleten onlardır terör ddiyorsunuz bundana daha büyük teröris varmı
- kemal burak dayanıklı
yerimizde wehrmacht olmalıydı muazzam hava güçleriyle.çok mu zor luftwaffe yi yeniden yaratmak.haberin doğruluğu bilinmiyor rum kaynaklı haber.bizans entrikası olduğu muhtemel...
- ayse
Allah acıl sıfalar ve aılelerınede sabır versın .(amin)
- ahmet satlık
abdullah abiyi severdim iyibir insandı yakınlarına allahtan sabır dilerim merhumada allahtan rahmet mekanı dennet olmasını dilerim
- selim candan
Sayın Hocamızı tekrardan bize hatırlattığın için çok teşekkürler yalçın bey.Bu zamanda Onun gibi dürüst müftü bulmak bihayli zor.Gittiği yerde yine güzellikler oluşturmuş allah razı olsun.Bizim buradakiler ne yapıyor valiye çiçek vermiş miş...Bakın hocamız 8 tane yetimi sevindirmiş...imamlarla korolar kurmuş...kutlu doğumda birileri gibi vali yağcılığı yapmammış...mehmetçiği sevindirmiş.büyük insan vesselam..özbuğdaya duyurulur.yetimlerin hakkını audılerde harcayanlar hesap gününde hesap verecek
- ahmet selvi
bu insanlar müftü olmus vali olmuş insan olmamıs kişiler insanların eve götürecek ekmegi yok iken onlar yemek bile beyenmezler televizyon gazete ye cıkınca allah cc den kitap tan bahsederler allah şahidim olsun bunungibi yapan insan bile demeye dilim varmıyo ama bunlara hakkımı helal etmiyorum iki elim yakalarında
- Ali Aslan
Dünyaca ünlü saf romanov koyunlarını artık direk Rusya’dan (Türkiye çiftlik teslim) satın alabilirsiniz fiyatlarımız gayet uygun olup abartılı fiyatlarımız yoktur. Bütün koyunlarımız safkan romanov’dur ve yüksek damızlık oranlarını belgeleyen sertifika ve pasaportları vardır. satışlarımız minimum 100 adettir 100 adetten aşağısına tarım bakanlığı ithalatına izin vermemektedir. www.romanovciftlik.ru Tel. Turkıyede 0532 158 7 157 Tel. Rusyada +7 903 884 00 99
- zeyd çölmekci
okullar fettullah gülene ait deyil okullar misyoner okulları ajan yetişiyor
- MEHMET KELEŞ
HAKAN BEY SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN BEN HAKAN KUTLUĞ İSMİNDE KİMSEYİ TEDAVİ ETMEMİŞİM DEFTERİMDE İSMİN YAZMIYOR BİZİM HİÇ KİM SENN 3 KURUŞUNDA GÖZÜMÜZ YOK SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN MADEM GERÇEK DİYORSAN AŞAĞIDA 24 SAAT ULAŞABİLECEĞİN NUMARAM VAR ARA SÖYLE BEN SENİ TANIMIYORUM DEDİĞİM GİBİ SENİ TEDAVİ ETSEM İSMİN FALAN DEFTERİMDE KAYITLI OLUR ....












