Sözleşmeli öğretmene kötü haber
Anayasa Mahkemesi, Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğretmen ihtiyacını sözleşmeli öğretmen ile karşılaması için Devlet Memurları Kanunu'nda yapılan düzenlemeyi anayasaya aykırı bulmadı.
Anayasa Mahkemesinin, Danıştay 12. Dairesinin yaptığı başvuru üzerine aldığı kararın gerekçesi, Resmi Gazetenin bugünkü sayısında yayımlandı.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan "Sözleşmeli Öğretmenler" konulu 4 Temmuz 2006 tarihli genelgede yer alan "Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşmeli öğretmen istihdam edilmesine..." ibaresinin anayasaya aykırılığı ileri sürülerek iptali istemiyle Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası tarafından dava açılmıştı. Söz konusu genelgenin dayanağını oluşturan itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılığının ileri sürülmüştü.
Davaya bakan Danıştay 12. Daire, davacının anayasaya aykırılık iddiasını ciddi bularak itiraz konusu kuralın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmuştu.
Kararın esasında, başvuru kararında, kamu görevlilerinde "atama" koşulu zorunlu iken sözleşmeli personel istihdamında "akdi" bir durum söz konusu olduğundan sözleşmeli personelin anayasanın 128. maddesinde yer alan "kamu görevlileri" kapsamında olmadığı belirtilerek, eğitim öğretim hizmetinin sözleşmeli personel istihdamının kapsamını oluşturan geçici iş tanımı içerisine sokulamayacağı, sözleşmeli öğretmenlerin ücret, yükselme durumları ve buna benzer diğer haklarının güvenceden yoksun olduğu, kadrolu öğretmenler ile sözleşmeli öğretmenlerin aynı şartlarda aynı işi yapmalarına rağmen özlük ve sosyal hakları bakımından farklılıklar bulunduğu gerekçesiyle itiraz konusu kuralın Anayasa'nın 2., 10. ve 128. maddelerine aykırı olduğunun ileri sürüldüğü kaydedildi.
İtiraz konusu kural ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında norm kadro uygulaması sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşmeli öğretmen istihdam edilmesine imkan sağlandığı ifade edilerek maddenin gerekçesinde bu düzenlemenin amacının öğretmen açığının hızla kapatılmasına yönelik olduğunun da ifade edildiği anımsatıldı.
"Eğitim hizmeti, kamu hizmeti"
Kararda, Anayasa'nın ilgili maddelerinin içerdiği hükümlere yer verilerek, kamu hizmetinin, geniş tanımıyla, devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından ya da bunların denetim ve gözetimleri altında, ortak gereksinimleri karşılamak ve kamu yararını sağlamak için topluma sunulmuş bulunan sürekli ve düzenli etkinlikler olduğu ifade edildi.
Toplumsal yaşamın zorunlu gereksinimlerinden olan düzenlilik ve süreklilik isteyen eğitim hizmetinin de niteliği gereği kamu hizmeti olarak değerlendirildiği belirtilen kararda, eğitim ve öğretim hizmetlerinin, devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmeti olduğu, öğretmenler tarafından yerine getirilen görevlerin de bu hizmetin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerden olduğu kaydedildi.
Anayasa'nın 128. maddesinde, devletin, genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin ancak memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülebileceği hükmünün yer aldığı anımsatılarak, sözleşmeli öğretmenlerin Anayasa'nın 128. maddesinde sayılan "memurlar" kapsamında olmadığının kuşkusuz olduğu ifade edildi.
Sözleşmeli öğretmenlerin, idare ile aralarındaki sözleşmenin özel hukuk sözleşmesi olmadığından ve gördükleri hizmetin niteliği gereği işçi de sayılamayacakları belirtilerek, "Bu kişiler, idarenin ihtiyaç duyması sonucunda ve yasada belirtilen şartları taşımaları kaydıyla, idarenin kendileriyle idari hizmet sözleşmesi imzalamak suretiyle çalıştırdığı sözleşmeli personeldir" denildi.
"Sözleşmeli öğretmenlerin hizmeti, asli ve sürekli görev"
MEB'in yürüttüğü eğitim ve öğretim hizmetlerinin niteliği itibarıyla belli bir düzenlilik içinde sunulması gereken, kişilerin ve toplumun varlığı ve huzuru yönünden vazgeçilemez, ertelenemez ve ikame edilemez hizmetlerden olduğunun vurgulandığı kararın esasında, şunlar kaydedildi:
"Bu hizmetleri yerine getirmek üzere yeterli kadrolu öğretmen istihdamının sağlanamaması durumunda sözleşmeli öğretmen olarak istihdam edileceklerde; öğrenim durumu ve diğer yönlerden Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında görev yapan emsali kadrolu öğretmenlerde aranan genel ve özel şartlar aranmaktadır. Sözleşmeli çalışacak öğretmenler ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında idari hizmet sözleşmesi imzalanmaktadır. Hizmet sözleşmesinde, sözleşmeli öğretmenlerin bakanlıkça gösterilecek görev yerlerinde eğitim kurumlarının idari yönetmeliklerinde kadrolu öğretmenler için öngörülen görevleri ve verilecek emirler çerçevesinde göreviyle ilgili kendisine verilen tüm işleri yapacakları hüküm altına alınmıştır. Çalışma saat ve süreleri, emsali kadrolu öğretmenler için belirlenen çalışma saat ve sürelerinin aynıdır. Sözleşmeli öğretmenler, hizmet sözleşmesine göre sözleşme yapmış oldukları öğretmenlik alanı dikkate alınarak emsali kadrolu öğretmenlerin alanları itibarıyla haftada okutmak zorunda oldukları aylık karşılığı kadar ders görevini yapmak zorundadırlar. Ücretleri idare tarafından ödenmektedir."
Tüm bu hususlar gözetildiğinde, sözleşmeli öğretmenler tarafından sunulacak eğitim ve öğretim hizmetlerinin, devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler olduğunun açık olduğu belirtilerek, "Bu durumda, söz konusu asli ve sürekli görevleri yerine getiren sözleşmeli öğretmenler de 'diğer kamu görevlileri' kapsamında yer almaktadır" denildi.
Yasa önünde eşitlik
Devletin, genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu eğitim ve öğretim hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin kadrolu öğretmenler ya da anayasanın 128. maddesindeki "diğer kamu görevlileri" kapsamında yer alan sözleşmeli öğretmenler tarafından yürütülmesinin yasa koyucunun takdirinde olduğu ifade edilerek, anayasanın 10. maddesinde öngörülen "yasa önünde eşitlik ilkesi"nin hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusu olduğu kaydedildi.
Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitliğin öngörüldüğü belirtilerek, eşitlik ilkesinin amacının, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemek olduğu ifade edildi.
Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesinin yasaklandığı vurgulanarak, "Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa anayasada öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez" denildi.
"Eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilebilmesi için ..."
Kadrolu öğretmenlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/A maddesine tabi memur statüsündeki kamu görevlileri olduğu anımsatılarak, memur ile idare arasındaki ilişkinin, yasama organı tarafından hizmetin gereklerine göre düzenlendiği, bu ilişkinin, karşılıklı anlaşmaya dayanarak saptanmadığı kaydedildi.
Sözleşmeli öğretmenlerin ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesine tabi sözleşmeli personel statüsündeki kamu görevlileri olduğu hatırlatılarak, sözleşmeli personelin, kamu hizmetinin insan unsurunun memurlardan (atamayla) oluşturulması ilkesine getirilmiş bir istisna olduğu, sözleşmeli personelin kamu hizmetine sözleşme ilişkisiyle bağlandığı belirtildi.
"Eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilebilmesi için bir yasanın aynı hukuksal durumda olanlar arasında bir ayırım veya ayrıcalık yaratması gerekir" ifadesinin yer aldığı kararın esasında, 657 sayılı yasanın 4/A maddesine tabi memur statüsünde çalışan kadrolu öğretmenler ile 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personel statüsündeki sözleşmeli öğretmenlerin aynı hukuksal konumda olmadıkları, farklı hukuksal konumda olanların farklı hukuksal düzenlemelere tabi olmalarının eşitsizliğe yol açtığının ileri sürülemeyeceğinin altı çizildi.
Kararda, açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın anayasanın 2., 10. ve 128. maddelerine aykırı olmadığı belirtilerek, iptal isteminin reddine karar verildi.
Karşı oylar
Karar oy çokluğuyla alınırken, karara muhalif kalan üyeler de oldu. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Alifeyyaz Paksüt karşıoy yazısında, "Devletin üzerine düşen görevi yapmayarak ihtiyaca yeterli kadro ihdas etmemesi, bu nedenle kadrolu öğretmen istihdam edemez duruma düşmesi ve bu açığı karşılamak üzere, yeni sorun ve eşitsizlikler yaratacak şekilde sözleşmeli öğretmenliği asli bir istihdam şekline çevirmesi, anayasanın 10. ve 42. maddeleri ile bağdaşmaz" ifadesini kullandı.
Üye Mehmet Erten ise karşıoy gerekçesinde, "sözleşmeli öğretmenlerin memur ya da diğer kamu görevlisi olmadıklarının açık" olduğunu savunarak, memur ya da kamu görevlisi olarak kabul edilmemeleri mümkün olmayan kimselere, bir kamu hizmeti olan eğitim hizmetinin gördürülmek istendiği, bunun da anayasanın 128. maddesine aykırı olduğunu öne sürdü.
Karşıoy yazısında üye Engin Yıldırım, dava konusu düzenlemenin sözleşmeli öğretmen istihdamını norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması şartına bağladığını anımsatarak, "Maliye Bakanlığının öğretmen ihtiyacı kadar öğretmen kadrosu vermemesi neticesinde bu durum ortaya çıkmaktadır. Yeteri kadar öğretmen adayının varlığı da bilindiğine göre, sorun idarenin ihtiyaç oranında öğretmen kadrosu ihdas etmemesinden kaynaklanmaktadır" değerlendirmesini yaptı.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan "Sözleşmeli Öğretmenler" konulu 4 Temmuz 2006 tarihli genelgede yer alan "Milli Eğitim Bakanlığında norm
Davaya bakan Danıştay 12. Daire, davacının anayasaya aykırılık iddiasını ciddi bularak itiraz konusu kuralın iptali
Kararın esasında, başvuru kararında,
İtiraz konusu kural ile Milli Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında norm kadro uygulaması sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşmeli öğretmen istihdam edilmesine
"Eğitim hizmeti, kamu hizmeti"
Kararda, Anayasa'nın ilgili maddelerinin içerdiği hükümlere yer verilerek, kamu hizmetinin,
Toplumsal yaşamın zorunlu gereksinimlerinden olan düzenlilik ve süreklilik isteyen eğitim hizmetinin de niteliği gereği kamu hizmeti
Anayasa'nın 128. maddesinde, devletin, genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin ancak memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütülebileceği hükmünün yer aldığı anımsatılarak, sözleşmeli öğretmenlerin Anayasa'nın 128. maddesinde sayılan "memurlar" kapsamında olmadığının kuşkusuz olduğu ifade edildi.
Sözleşmeli öğretmenlerin, idare ile aralarındaki sözleşmenin
"Sözleşmeli öğretmenlerin hizmeti, asli ve sürekli görev"
MEB'in yürüttüğü eğitim ve öğretim hizmetlerinin niteliği itibarıyla belli bir düzenlilik içinde sunulması gereken, kişilerin ve toplumun varlığı ve huzuru yönünden vazgeçilemez, ertelenemez ve ikame edilemez hizmetlerden olduğunun vurgulandığı kararın esasında, şunlar kaydedildi:
"Bu hizmetleri yerine getirmek üzere yeterli kadrolu öğretmen istihdamının sağlanamaması durumunda sözleşmeli öğretmen olarak istihdam edileceklerde; öğrenim durumu ve diğer yönlerden Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarında görev yapan emsali kadrolu öğretmenlerde aranan genel ve özel şartlar aranmaktadır. Sözleşmeli çalışacak öğretmenler ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında idari hizmet sözleşmesi imzalanmaktadır.
Tüm bu hususlar gözetildiğinde, sözleşmeli öğretmenler tarafından sunulacak eğitim ve öğretim hizmetlerinin, devletin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler olduğunun açık olduğu belirtilerek, "Bu durumda, söz konusu asli ve sürekli görevleri yerine getiren sözleşmeli öğretmenler de 'diğer kamu görevlileri' kapsamında yer almaktadır" denildi.
Yasa önünde eşitlik
Devletin, genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü olduğu eğitim ve öğretim hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin kadrolu öğretmenler ya da anayasanın 128. maddesindeki "diğer kamu görevlileri" kapsamında yer alan sözleşmeli öğretmenler tarafından yürütülmesinin yasa koyucunun takdirinde olduğu ifade edilerek, anayasanın 10. maddesinde öngörülen "yasa önünde eşitlik ilkesi"nin hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusu olduğu kaydedildi.
Bu ilke ile eylemli
Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesinin yasaklandığı vurgulanarak, "Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa anayasada öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez" denildi.
"Eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilebilmesi için ..."
Kadrolu öğretmenlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/A maddesine tabi memur statüsündeki kamu görevlileri olduğu anımsatılarak, memur ile idare arasındaki ilişkinin, yasama organı tarafından hizmetin gereklerine göre düzenlendiği, bu ilişkinin, karşılıklı anlaşmaya dayanarak saptanmadığı kaydedildi.
Sözleşmeli öğretmenlerin ise 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesine tabi sözleşmeli personel statüsündeki kamu görevlileri olduğu hatırlatılarak, sözleşmeli personelin, kamu hizmetinin insan unsurunun memurlardan (atamayla) oluşturulması ilkesine getirilmiş bir istisna olduğu, sözleşmeli personelin kamu hizmetine sözleşme ilişkisiyle bağlandığı belirtildi.
"Eşitlik ilkesine aykırılıktan söz edilebilmesi için bir yasanın aynı hukuksal durumda olanlar arasında bir ayırım veya ayrıcalık yaratması gerekir" ifadesinin yer aldığı kararın esasında, 657 sayılı yasanın 4/A maddesine tabi memur statüsünde çalışan kadrolu öğretmenler ile 4/B maddesi kapsamındaki sözleşmeli personel statüsündeki sözleşmeli öğretmenlerin aynı hukuksal konumda olmadıkları, farklı hukuksal konumda olanların farklı hukuksal düzenlemelere tabi olmalarının eşitsizliğe
Kararda, açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın anayasanın 2., 10. ve 128. maddelerine aykırı olmadığı belirtilerek, iptal isteminin reddine karar verildi.
Karşı oylar
Karar oy çokluğuyla alınırken, karara muhalif kalan
Üye Mehmet Erten ise karşıoy gerekçesinde, "sözleşmeli öğretmenlerin memur ya da diğer kamu görevlisi olmadıklarının açık" olduğunu savunarak, memur ya da kamu görevlisi olarak kabul edilmemeleri mümkün olmayan kimselere, bir kamu hizmeti olan eğitim hizmetinin gördürülmek istendiği, bunun da anayasanın 128. maddesine aykırı olduğunu öne sürdü.
Karşıoy yazısında üye Engin Yıldırım, dava konusu düzenlemenin sözleşmeli öğretmen istihdamını norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması şartına bağladığını anımsatarak, "Maliye Bakanlığının öğretmen ihtiyacı kadar öğretmen kadrosu vermemesi neticesinde bu durum ortaya çıkmaktadır. Yeteri kadar öğretmen adayının varlığı da bilindiğine göre, sorun idarenin ihtiyaç oranında öğretmen kadrosu ihdas etmemesinden kaynaklanmaktadır" değerlendirmesini yaptı.
22 Ekim 2011, Cumartesi 00:31:18
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz yapın!
Toplam 0 Yorum Yapılmıştır
- » Çok kötü haber
- » HAKKARİ'DE YOLCU OTOBÜSÜNE SALDIRI ÇOK SAYIA ÖLÜ VAR
- » İstanbul'da KCK dalgası, 80 gözaltı
- » MHP Konya adayı Dr. Sait Gönen Başbakanı eleştirdi
- » Son cemre Pazartesi düşüyor
- » Türkiye'nin en uzun yaya köprüsü Konya'da
- » Anadolu Ateşi Konya'ya geliyor
- » Diyarbakır'da özerklik için tehlikeli girişim
- » Bakan açıkladı, 'Üniversite sınavı kalkacak'
- » Meclis Başkanı Ali Selvi, ova susuz kalmayacak
- » Konya'da trafik haftası etkinlikleri
- » İnsansız helikopter uçuşa hazır
- » Tecavüze uğrayan 97 yaşındaki nine kahrından öldü
- » İŞTE EFENDİMİZİN İNSANLIK ADINA VERDİĞİ MUHTEŞEM 3 MESAJ
- » Bakan Çiçek Konya'dan Fransa'ya ne mesaj verdi ?
- » Diyanet İşleri Başkanı Görmez'den, 'mele' açıklaması
- » Bakan Davutoğılu, Savaşa hazırız..
- » BAKAN SEÇİMİN NET TARİHİNİ AÇIKLADI !
- » Çek yasası kabul edildi
- » Teröristler böyle yakalandılar
- suat uzun
Ben bir mahalle muhtarı olarak mahallemde bulunan yaklaşık 21 camii 26 din görevlisi ile plaket törenine özel davete rağmen katılmayan il müftüsü sanke bakan makamı gibi önde kırmızı mavi çakarlambalarla kendi uygun gördüğü yerlere katılan muhtarlarla birgün olsun toplantı yapmayan muhtarlarlam imamları bir arayan getiremeyen bir müftüyü ALLAHA Havale ediyorum ama bence çok ama çok lüks bu millet helal edermi bilmem
- cemil demir
Hayret etmemek elde değil neden insanlar birşeyleri birşeylere benzetmek için bu kadar zorlanırlar anlamak güç. Bu iddiayı atan kişi aynaya baksın kesin burnu ermeni burnuna benziyordur,bi yorumda bizmi yapalım.
- emine
mükemmel ötesi
- Saffet Yüzbaşıgil...
Akıllı yiğenim benim başarılarının devamını diliyorum...
- ahmet erim
Öncelikle siz yorum sahiplerine haberliyoruma ve ilgilenen herkese teşekkür ederm ama hikayem yarım devamı yayınlanırmı bilmiyorum bilginiz olsun istedim teşekkürler
- Kaan Koç
Gerçekten çok güzel. Bu hikayeyi yazan kişinin 6. sınıfa gittiğine inanmak çok zor. İnşallah yazılarının devamını getirir ve burada bırakmaz. Kim bilir belki eee.haberliyorum.com sitesi de bu arkadaşın hikayelerini düzenli olarak yayınlar ve hem gençlere bu konuda güzel örnek olur hem de bizler takip ederiz.
- Ufuk ÖZDEMİR
Şuan gerçekten gözlerim doldu. Senin gibi bir yiğene sahip olduğum için çok şanslıyım. Dayısı olarak ilk defa bu hikayeyi okuyorum. Gerçekten çok güzel tebrik ederim Erim :)
- akadaşça
mrb aynı yaşlarda olabiliriz ama bu hikayenin sadece birazını okuyabildim hemen okunacak kadar kısa değil onun için kitabı olsaydı keşke ben bunubikaç günde okurum ancak
- misafir
helal olsun. maşallah diyelim nazar değmesin. çok güzel. bu yaşta çok güzel
- mehmet alabaş
iyi günler ben emekli bir öğretmen olarak bu çocuğumuzu tebrik ediyorum ve doğanın katledildiği bu dönemde bu çocukların değerlendirilmesine destek istiyorum.
- saadet şeker
Günaydın Türkiye yenimi uyanıyorsunuz???Yıllardan bu yana katledilen hayvanların vebalini nasıl çekecekler merak ediyorum.Öyle bir ceza olmalı ki paraya çevrilmemeli,caydırıcı olmalı.Bu konuda belediyelerde barınakları çoğaltmalı kısırlaştırma eylemi ücretsiz olmalı.Basın da hiç acımadan öldürenleri teşhir etmeli.
- coşkun bozkurt
BEN ENGELLİYİM KIZIM BACAĞIDA KIIRLDI NASIL URAYA KONTROLE GÖTÜRECEĞİM İZAH EDİN LÜTFEN
- yeşim
namus!ne kadarda kolay temizleniveriyor öyle.öldürdüm temizlendi allah ıslah etsin sizin gibileri..
- uğurkart
beyşehirimizeherşeyyakışırlütfenbalıklarımıza sahipolalımn nedeniçibalıklarla dolu rengarenk birgölümüz olmasın
- musa
bana bir telsiz versinler bende gönüllüyüm.
- Mahmut candan
Memur hakkını ancak meydanlarda alabilir. Teşekkürler kamu sen e.
- erva turgut
bizim okul örnek okul şimdi sizde örnek alım örnek olun
- Muhsin AKIL
Elektronik cıhat/alet kullananların haklarını gözetici olumlu ve uyarıcı bir haber...
- MEMET
Peki Konya Müftüsü Özbuğday'ın kendinin de kabul ettiği vechile , audi marka vakıf aracını ankaraya ayağına getirtmesi haberdeki durumdan farklı mı ? biri legal diğeri illegal öyle mi...ben o audıye cami sergilerinden alınan benzin parasını sergiye yardım eden biri olarak helal etmiyorum.
- derya şahin
allah belanızı versin
- mithat demirci
sayın hacı mehmrt gümüş e ALLAH TAN RAHMET kederli ailesine bol sabır diler MESLEK TAŞİ MİTHAT DEMİRCİ
- mehmet güzel
böylelerini tutklayıp müebete çarpacan yaşatmıyacan bu ülkeyi kirleten onlardır terör ddiyorsunuz bundana daha büyük teröris varmı
- kemal burak dayanıklı
yerimizde wehrmacht olmalıydı muazzam hava güçleriyle.çok mu zor luftwaffe yi yeniden yaratmak.haberin doğruluğu bilinmiyor rum kaynaklı haber.bizans entrikası olduğu muhtemel...
- ayse
Allah acıl sıfalar ve aılelerınede sabır versın .(amin)
- ahmet satlık
abdullah abiyi severdim iyibir insandı yakınlarına allahtan sabır dilerim merhumada allahtan rahmet mekanı dennet olmasını dilerim
- selim candan
Sayın Hocamızı tekrardan bize hatırlattığın için çok teşekkürler yalçın bey.Bu zamanda Onun gibi dürüst müftü bulmak bihayli zor.Gittiği yerde yine güzellikler oluşturmuş allah razı olsun.Bizim buradakiler ne yapıyor valiye çiçek vermiş miş...Bakın hocamız 8 tane yetimi sevindirmiş...imamlarla korolar kurmuş...kutlu doğumda birileri gibi vali yağcılığı yapmammış...mehmetçiği sevindirmiş.büyük insan vesselam..özbuğdaya duyurulur.yetimlerin hakkını audılerde harcayanlar hesap gününde hesap verecek
- ahmet selvi
bu insanlar müftü olmus vali olmuş insan olmamıs kişiler insanların eve götürecek ekmegi yok iken onlar yemek bile beyenmezler televizyon gazete ye cıkınca allah cc den kitap tan bahsederler allah şahidim olsun bunungibi yapan insan bile demeye dilim varmıyo ama bunlara hakkımı helal etmiyorum iki elim yakalarında
- Ali Aslan
Dünyaca ünlü saf romanov koyunlarını artık direk Rusya’dan (Türkiye çiftlik teslim) satın alabilirsiniz fiyatlarımız gayet uygun olup abartılı fiyatlarımız yoktur. Bütün koyunlarımız safkan romanov’dur ve yüksek damızlık oranlarını belgeleyen sertifika ve pasaportları vardır. satışlarımız minimum 100 adettir 100 adetten aşağısına tarım bakanlığı ithalatına izin vermemektedir. www.romanovciftlik.ru Tel. Turkıyede 0532 158 7 157 Tel. Rusyada +7 903 884 00 99
- zeyd çölmekci
okullar fettullah gülene ait deyil okullar misyoner okulları ajan yetişiyor
- MEHMET KELEŞ
HAKAN BEY SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN BEN HAKAN KUTLUĞ İSMİNDE KİMSEYİ TEDAVİ ETMEMİŞİM DEFTERİMDE İSMİN YAZMIYOR BİZİM HİÇ KİM SENN 3 KURUŞUNDA GÖZÜMÜZ YOK SEN GERÇEK İSMİNİ SÖYLERMİSİN MADEM GERÇEK DİYORSAN AŞAĞIDA 24 SAAT ULAŞABİLECEĞİN NUMARAM VAR ARA SÖYLE BEN SENİ TANIMIYORUM DEDİĞİM GİBİ SENİ TEDAVİ ETSEM İSMİN FALAN DEFTERİMDE KAYITLI OLUR ....












