26 Mayıs 2012, Cumartesi 15:27:40

Kılıçdaroğlu, 'Konuşursam altından kalkamazlar'



Kılıçdaroğlu, 'Konuşursam altından kalkamazlar'

Kılıçdaroğlu, Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde partisinin ilçe başkanlığını  ziyaretinde yaptığı konuşmada, bugünün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü  olduğunu, insanların ağır bedeller ödeyerek hak elde ettikleri günün kutlandığını  söyledi.   İnsan Hakları Günü'nün demokrasi, özgürlük ve adalet taleplerinin  yoğunlaştığı günler arasında yer aldığına işaret eden Kılıçdaroğlu, ''Eğer bir  ülkede, demokrasi varsa halkın iradesine saygı vardır. Halkın iradesine saygı  varsa halkın seçtiği milletvekillerinin tutuklanmaması kuraldır. Onlar seçimlere  girdiler, kim izin verdi? Yargı izin verdi. İzin istediler, Yüksek Seçim Kurulu  'evet' dedi. Nasıl oluyor da aynı insanlar bugün hapiste? O zaman baştan izin  vermeyin'' diye konuştu.        

Kılıçdaroğlu, Karadeniz Ereğli'nin pek çok sorunu olduğunu, ekonomik  sıkıntıların da bunların başında geldiğini savunarak, şunları kaydetti:  ''Büyük bir işsizlik var. Siz sanmayın ki işsizlik sadece burada var. Dün  Adana'daydım. Burası işsizlikte Türkiye'nin bir numaralı ilidir. Düşünün  İstanbul'dan sonra sanayinin filizlendiği bir Anadolu kentinde bugün işsizlik en  yüksek noktada. Türkiye'nin ciddi sorunları var. Önümüzdeki yıl göreceksiniz.  Bütün arkadaşlar bunu hatırlasınlar. Önümüzdeki yıl, çok daha büyük ekonomik  sorunlarla karşılaşacağız. İşsizlik daha da aratacak. Gençlerdeki işsizlik oranı  yüzde 22'dir ama benim size bir sözüm var. Bu sözü kimse unutmasın, asla umutsuz,  karamsar olmayacağız. Çünkü herkes şunu çok iyi bilsin, bu ülkede halkın  iradesini temsil eden, halktan güç alan Cumhuriyet Halk Partisi var.''        

Seçimlerden önce açıkladıkları çok sayıda projenin hayali olduğunu  söyleyenlerin şimdi bunları uyguladığını öne süren CHP Genel Başkanı  Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: ''Demek ki bizim projelerimiz hayali değil. Biz doğruları söylüyoruz.  Demek ki CHP kılı kırk yararak bir lafı söylüyor. Hesabını kitabını yapmadan  finansal dengeleri sağlamadan, makroekonomik dengeler dikkate alınmadan CHP proje  açıklamaz. Şimdi geldiler bizim projelerimize sahip çıkıyorlar. Sahip çıksınlar  seviniyoruz. Hatta 41 projemizi de getirirlerse söz veriyoruz tamamına destek  vereceğiz. Bizden özür dilesinler gibi bir şey de söylemiyoruz. Çünkü biz, halka  güveniyoruz, halk için çalışıyoruz, doğru söylemeye çalışıyoruz, bunun çabasını  harcıyoruz. Temel hedefimiz ve amacımız bu.'' Bu sırada bir partilinin ''Kanal İstanbul Projesini'' hatırlatın demesi  üzerine Kemal Kılıçdaroğlu, ''Şimdi bu Kanal İstanbul'u hatırlatmayın. Onlara  girmeyelim, zamanı var'' dedi.                

 -''Yargının militanlaşmasına izin vermeyiz''-                

 CHP lideri Kılıçdaroğlu, adaletin olduğu bir yerde demokrasi ve  özgürlüğün olacağını ifade ederek, şunları söyledi: ''Eğer bir yerde adalet yoksa demokrasi ve özgürlük de olmaz. Adaletin  olduğu yerde insanların gelecek güvencesi olur. Bu olmazsa insanlar geleceğe  güvenle bakamazlar. O nedenle 'adaletin olmadığı yerde tuz kokmuştur' denir. Biz  adaleti her yerde ve ortamda yüceltmek zorundayız. Yargıyı eleştirirken de biz  çok dikkatli davranıyoruz. Ama yargının militanlaşmasına, bir siyasal partinin  arka bahçesi olmasına izin vermeyiz. Unutmayın eski adıyla Devlet Güvenlik  Mahkemeleri, yeni adıyla özel yetkili mahkemeler birer operasyon mahkemesidir. Bu  mahkemeler siyasi otoriterinin emrine ve talimatına göre karar veren  mahkemelerdir. Eski adıyla da sıkı yönetim mahkemeleridir. Bir yerlerden talimat  gelir. Bunlar da onu karara dönüştürürler. O nedenle bizim 41 projemiz arasında  özel yetkili mahkemelerin kaldırılması da var. Çünkü, özel yetkili mahkemeler  doğal yargılama ilkesine aykırıdır. Bunlar özel mahkemelerdir, özel ihtisas  mahkemeleri değildir, özel siyasal mahkemelerdir ve adaleti yaralayan  mahkemelerdir.''        

CHP'nin bütün partilerden daha fazla çalıştığını savunan Kılıçdaroğlu,  ''Emekli arkadaşlarım çok iyi bilirler, biz İntibak Yasası'nı çıkaracağız  dediğimiz zaman 'bunun için 20 katrilyona ihtiyaç var, hayali proje' dediler.  Şimdi meclise getirecekler. Ama hemen getirmiyorlar. Seçimlerden önce  getirecekler. Emekliler buna kanacak mı? Emekliler bunu çok iyi bilmesi lazım''  ifadeleri kullandı.                 

-''Hükümetin tek dayanağı sıcak para''-                 

Kılıçdaroğlu, bir partilinin hükümetin özelleştirme mantığıyla hareket  ettiğini iddia etmesinin ardından konuşmasını şöyle sürdürdü: ''Özelleştirme yoluyla AKP'nin aldığı para 30 milyar dolardır. Cumhuriyet  tarihinin en büyük borçlanmasını yaptı. Ama bizim anladığımız bir anlamda büyüme  de yok. Herkes borç içinde. Bir ev düşünün adam buzdolabını sattı, biraz geçindi.  Çamaşır makinesini, yatak odası, televizyonunu sattı, biraz daha iyi geçindi.  Sonra bir baktı borç aynı borç. Evde de hiçbir şey kalmadı. Bizim durumumuz da  buna benziyor. Her şeyi sattık, dünyanın borcunu yaptık. İşsizlik, kimse de iş  bulamadı. 2012 o açıdan çok önemlidir. Hükümetin tek dayanağı var, o da sıcak  paradır yani borç. En büyük korkusu da para çıkacak mı, çıkmayacak mı? Para  çıkarsa çökecek. Türkiye'nin ihracat yapması, cari fazlası vermesi lazım. Plan  Bütçe Komisyonu'nda, bütün bakanlıkların bütçelerinde söylendi. Televizyonlar ve  TRT 3 niye yasaklandı? Halk gerçekleri, meclisteki tartışmaları öğrenmesin. Grup  toplantıları yasaklandı, yayınlanmıyor, gerekçe halkı gerçekleri anlatmamak.''                 

-Sorular-                 

Bir gazetecinin , Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Birinci Daire  Başkanı İbrahim Okur'un ''Şerefli bir Türk hakimi olarak hiç kimseden özür  dilemeyiz'' sözünü hatırlatarak, ''Buna yanıtınız olacak mı?'' sorusunu  Kılıçdaroğlu, şöyle yanıtladı: ''Bir kimsenin şerefli olup olmadığına o kişi karar vermez. Kişinin  şerefli olup olmadığına üçüncü kişiler karar verir. Ben şerefli demekle şerefli  olmam, bir başkası da ben şerefliyim demekle o şerefli olmaz. Bizim yaptığımız  net eleştiriler var. Ben o eleştirilere yanıt bekliyorum. Siz Deniz Feneri  savcılarını hangi gerekçeyle görevden aldınız? Ben bunu cevabını bekliyorum.  Şerefliymiş, bana bunun cevabını verebiliyor mu? Sayın Mehmet Haberal, kendisinin  yargılandığı mahkemenin üyelerinin mahkum ettirdi. Bunlar davadan çekildi mi?  Hayır çekilmedi. Biz o yargıçlara nasıl güveneceğiz? Bir duruşmayı vicdanın  terazisinde değil de onu kan davası haline dönüştürerek karar verme sürecine  getiren bir yargıca nasıl güveneceksiniz? Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu oturmuş  oraya, seçtikleri yargıçlara baksınlar. O şerefli arkadaşımıza şunu sormak  isterim, N.Ç. davasını çok iyi biliyor. O davada karar verenlerin kendileri  tarafından oraya atandığını biliyor mu acaba? Eğer daha fazla konuşursak altında  kalırlar. Otursunlar yargıya baksınlar. Yargı kokuyor. Bir yargıç Yargıtaydan  istifa ediyor, 'Yargıtayda olanları artık benim midem kaldırmıyor' diyor. Acaba  bu söze kulak veriyor mu?''İzmir'deki karakolda bir kadının dayak görüntüleriyle ilgili soru üzerine  Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin geldiği süreçte baskı ve terörün her yerde olduğunu  savunarak, ''Medya üzerinde de var, karakolda da olacak'' dedi.       

 CHP lideri Kılıçdaroğlu, İsrail ile Türkiye ilişkilerinin geldiği noktayı  nasıl değerlendirdiğine yönelik soruyu da ''Perdenin önünde başka, perdenin  arkasında farklı bir tablo var. Halkı kandırmak için her şeyi yapıyorlar'' diye  yanıtladı.       

 Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından partililerin ikram ettiği simit ve  kaşar peynirden yedi.       

Mehmet Haberal'ın tutukluluğu

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP  Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal'ın ''Ergenekon'' davası kapsamında tutuklu  bulunmasıyla ilgili, ''Başka bir ülkede olsa böyle bir insanı el üstünde  tutarlar. Biz ne yapıyoruz, hapse atıyoruz'' dedi.      

  Zonguldak'ın Ereğli ilçesinde partisinin ilçe başkanlığının ziyaretinin  ardından yürüyerek Ereğli Belediyesince yapımı tamamlanan kapalı pazar yerinin  açılış törenine katılan Kılıçdaroğlu, esnafı selamladı, karşılaştığı 6 yaşındaki  bir çocuğu kucağına alarak sevdi.  CHP lideri Kılıçdaroğlu, pazar yerinin açılışında yaptığı konuşmada,  Zonguldak halkının Mehmet Haberal'ı milletvekili olarak seçtiğini hatırlatarak,  şunları kaydetti:  ''Haberal ne yaptı, binlerce kişiye şifa dağıttı, o bir doktor. Parasını  hiçbir zaman şahsi menfaat olarak ortaya çıkartmadı. Kazandığının tamamıyla bir  vakıf, bir de üniversite kurdu. Şu anda binlerce çocuk orada eğitim görüyor.  Başka bir ülkede olsa böyle bir insanı el üstünde tutarlar. Biz ne yapıyoruz,  hapse atıyoruz. Mahkum olsa dert etmeyeceğiz, diyeceğiz ki mahkum olmuş. Mahkum  da değil, tutuklu. Mahkum ve tutukla arasında fark var. Mahkum, 'mahkeme  kararıyla cezaya çarptırılan kişi' demektir. Tutuklu ise henüz mahkeme aşaması  devam eden kişidir. Biz yeri gelince diyoruz ki milli iradeye saygı göstereceğiz.  Milli irade nedir? Sizlerin verdiğiniz oylardır. Siz oy verdiniz, Mehmet Haberal  da milletvekili oldu. Neye göre oy verdiniz? Gitti savcılıktan temiz kağıdı aldı,  Yüksek Seçim Kuruluna başvurdu. Yüksek Seçim Kurulu da 'bu milletvekili olabilir'  dedi, Resim Gazete'de yayımlandı. Seçildi, şimdi diyorlar ki bir dakika, Meclise  gidemezsin. Niçin? Sen tutuklusun. Olmaz arkadaş, milli irade tutuklu olmaz.''       

 Bugünün Dünya İnsan Hakları Günü olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, şöyle  konuştu: ''İnsan hakkı adalet, demokrasi ve özgürlükle pekişir. Birbirimizin  düşüncesine saygı göstermenin zamanı geldi. Birbirimizi sevelim. Dostça ve  kardeşçe davranalım. 'O partiden, bu partiden, düşman kamplar' diye ayırmayalım  kendimizi. Hepimiz bu güzel ülkenin yurttaşlarıyız. Aynı havayı teneffüs  ediyoruz. Beraber yaşıyoruz. Hayatı çekilmez hale getiren yanlış siyasetçilerdir.  Birbirimize bizi düşman ediyorlar. Kin ve nefret tohumları ekiyorlar, bunlara  inanmayın. Hangi inançtan, hangi etnik kimlikten olursanız olun hepinizin Kemal  Kılıçdaroğlu'nun başının üstünde yeri vardır. Herkesi kucaklıyorum, herkese dost  diyorum. Hiç kimseyi ötekileştirmek hakkımız değildir. Allah'a inanan çok değerli  varlıklarız. Herkesin inancına ve kimliğine saygı göstereceğiz ki uygar bir  toplum olduğumuz ortaya çıksın.'' Kılıçdaroğlu, pazar yerini gezerek Ereğli Belediye Başkanı Halil  Posbıyık'tan bilgiler aldı.                

 -Yöresel kültür evleri açılışı-               

 Ereğli Belediyesinin ilçedeki yöresel dernekler için yaptırdığı yöresel tanıtım evlerinin de açılış törenine katılan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu,  burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin zenginliklerini yaşatması gerektiğini, buna  da herkesin destek vermesini istediklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık'ın dernekleri bir  araya toplayarak gerekli desteği verdiğini ifade ederek, ''Kendi kültürümüzü  yaşatırsak köklerimizi o kadar güçlendirmiş oluruz. Bir başka fikre saygı  duyarsak emin olun o kadar kaynaşırız. Biz kendi içinde barışık, huzur içinde  yaşayan bir ülke olmak istiyoruz. Bunların mücadelesini veriyoruz. Bunun için  adalete ve özgürlüğe ihtiyacımız var'' dedi.        

Açılışın ardından engelli genç Mert Tatar ile sohbet eden Kılıçdaroğlu,  Cehennemağzı Mağaraları'ndan Kilise Mağarası'nı gezdi. Mağaralar bölgesindeki  amfi tiyatronun temel atma törenine katılan Kemal Kılıçdaroğlu, Herkül Heykeli  Meydanı'ndaki koşu pisti ve yürüyüş yolunun da açılışını yaptı.CHP lideri Kılıçdaroğlu, daha sonra böbrek yetmezliğinden yaşamını  yitiren Ereğlili iş adamı Ahmet Demirkol'un Bozhane Camisi'ndeki cenaze namazına  katıldı, iş adamının yakınlarına başsağlığı diledi. 


10 Aralık 2011, Cumartesi 16:07:08
Bu Habere Henüz Yorum Yapılmamış, İlk yorumu siz yapın!
Toplam 0 Yorum Yapılmıştır
TOPlist AXFreeForum.com Top Free Forums Site Top 100 Aviation Sites on Top100Add.com - Add your Site, Boost Your Traffic! Dutchpony Topsites List Kfz Besuchertausch ToplistDizin Mirc List MircList site ekle siteler arama aramalar toplist dizin adre adresler hitlist list top list sitesimirc Çok Hit, Toplist, Site
Ekle
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Konya Haber Konya Haber Arşivleri Konya Magazin Haberleri Konya Haberliyorum Yazarları Haberliyorum Künye Haberliyorum İletişim