ASLINDA bu yazıyı 19 Mayıs günü yazacaktım, gündem öne geçti. “Atatürk’ü doğru okumak” deyince kastım onun hakkında eleştirel ya da yüceltici değerlendirmeler yapmak değil, sadece onun söz ve yazılarını doğru anlamaktır.
‘Arılaştırma’ diye dilimizde öyle bir karmaşa doğdu ki, bırakın Namık Kemal veya Atatürk’ü, daha yakındaki Halide Edip’i bile ‘sadeleştirerek’ yayımlıyoruz!
Ve sadeleştirirken metinlerin ruhunu öldürüyoruz, “terim”leri katlediyoruz!
Adeta metinleri yeniden kurguluyoruz!
Bugünkü yazımda Atatürk’ün Nutuk adlı eserini, bir dilden başka bir dile ‘tercüme’ yapar gibi “günümüz diline çeviren” Hıfzı Veldet Velidedeoğlu’nun “Söylev”indeki fahiş hatalardan ikisi üzerinde durmak istiyorum.
Kelime tercümesi!
Nutuk‘ta Meclis’in kuruluş ve yetkilerini anlatırken çokça geçen “hukuku esasiye” terimini, Velidedeoğlu, kelime tercümesi yaparak, “temel haklar”a çevirdi!
Eh, kelime olarak “hukuk” ‘haklar’ demek! “Esas” da ‘temel’ demek, öyleyse “hukuku esasiye” ‘temel haklar’ demek!
Bu basit mantıkla Velidedeoğlu, Nutuk‘taki “Hukuku Esasiye Encümeni”ni “Temel Haklar Komisyonu” diye tercüme ediyor! (Söylev, sf. 274)
Halbuki bu, TBMM’deki “Anayasa Komisyonu”dur!
“Hukuki esasiye” bir terimdir, kelime tercümesi yapılamaz; terimsel karşılığı “anayasa hukuku”dur!
Velidedeoğlu Nutuk‘taki “İcra Vekilleri Heyeti”ni de “ulusal hükümet” diye tercüme ediyor! (Söylev, 231)
Halbuki, bir “ulusal hükümet” monarşik veya otarşik olabilir, parlamenter sistemde de olabilir... Nutuk‘taki “İcra Vekilleri Heyeti” bir terimdir ve “Meclis hükümeti sistemine dayalı yürütme kurulu” anlamındadır!
Velideoğulu en azından “Yürütme Vekilleri Kurulu” diye çevirmeliydi ki, Kurtuluş Savaşı’nın dayandığı hukuki sistemin “Meclis hükümeti sistemi” olduğu gerçeğine uygun düşsün!
Velidedeoğlu’nun Söylev‘indeki fahiş hataları ve ideolojik makaslamaları zaman zaman yazacağım. Bu konuda Hakan Erdem’in Tarih-Lenk adlı kitabını da tavsiye ederim.
Metot ve bilgi
Merhum Velidedeoğlu İstanbul Hukuk’ta benim medeni hukuk hocamdı. Ama Nutuk gibi tarihi bir metni sadeleştirmek için anayasa hukuku, siyaset bilimi ve tarih bilgisi ya da dikkati gerekir; kelime tercümesiyle olmaz bu işler.
Atatürk dahil tüm meşrutiyet nesillerinin dilinde “hukuku esasiye” terimi fevkalade önemlidir ve anlamı “anayasa hukuku”dur.
Zira hem ‘ana hukuk’ anlamına geliyor, hem Osmanlı Anayasası’nın adı “Kanunu Esasi” olduğu gibi, yeni Türkiye’nin ilk anayasaları da “Teşkilat-ı Esasiye” adını taşıyordu.
Yanda, Darülfünun-u Osmani’de okutulan Hukuku Esasiye ders kitabı görülüyor.
1939’da Prof. Ziya Özer’in kitabının adı da “Mukayeseli Hukuku Esasi Dersleri”ydi.
Nutuk veya başka bir tarihi metni sadeleştirmek için mutlaka devrin terimlerini doğru bilmek lazımdır.
Doğru metoda ve gerekli birikime sahip olmadan sadeleştirme yapmaya, hele de ‘ideoloji’ yapmaya kalkmak böyle büyük hatalara yol açar.
Birkaç eleştirim olmakla beraber, Prof. Zeynep Korkmaz’ın Türk Dil Kurumu’nca yayımlanan Nutuk sadeleştirmesi mevcutların en iyisidir; tavsiye ederim.
Bu yazi toplam 15 defa okunmuştur