Naylon Milliyetçi..
Yalçın İREŞ
22 Temmuz 20
BEN bu insanların çoğunluğunun vatan, bayrak, ülke sevgilerine inanmıyorum. Sahte milliyetçiliklerine, dolayısıyla da bu husustaki samimiyetlerine asla inanmıyorum…
Çoğunluğu naylonmuş gibi geliyor sanki…
Daha önce de söyledim; vatan sevgisi, milliyetçilik, hoşgörü şekille olmuyor. Bıyıkla, saçla, el işaretiyle, lafla sözle, uyduruk bir takım düşünce ya da davranışlarla olmuyor…
Yüreğin milliyetçi olacak. Arslanlar gibi gerekeni yapacaksın bu vatan için. Örneğin suyun bile damlasını gereksiz sarf etmeyecek, garibi kollayacak, ülke çıkarları için gerekirse yırtınacaksın…
Geçtiğimiz günlerde Karayolları kurumunda gece telsiz görevlisi olarak çalışan bir arkadaşımız anlattı…
Kiminize önemsiz gibi gelse de zihniyetin ne olduğunu anlatmak açısından aktaralım, ola ki faydası olur. Bence çok önemli çünkü…
Anlatıyor…
“Gece saat 03 sıralarında nöbetteyim. Polis merkezindeki görevli memur beni arayıp, İstanbul yolu 55’inci kilometrede, bir köpek ölüsünün yolun ortasında yattığını söyleyip, bunu Karayolları ekibinin kaldırması gerektiği talimatını verdi. Bende gerekeni yaptım…
Bunu anlattı...
Gereken tabii ki yapılacak. Fakat bunun gerekeni nedir, bunu biliyor musunuz ?
Anlatayım…
Telsizde görevli arkadaşımız gece servis şoförünü telefonla çağıracak. Servis gelecek. Evi yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Karayolları ekip görevlisini evinden almaya gidecek. Onu getirecek. Ekip görevlisi şubedeki iş aracını alacak. İstanbul yolu 55’inci kilometredeki köpek ölüsünü yolun kenarına atmaya gidecek. Onu atacak ve şubeye geri gelecek. Servis aracı onu tekrar alacak ve evine bırakıp geri gelecek. Sonra da servisçi kendi evine gidip yatacak…
Evet, konu bu…
Basit bir konu değil mi?
Okuyun bakalım aşağıyı. Basitmiymiş değil mi…
Servis ve ekip araçları yaklaşık 190 kilometre yol yaptı mı? Servisçinin evi de 30 kilometre diyelim. Gidiş geliş 60 kilometre de bu mu? Ne yaptı ? Toplam 250 kilometre…
Bu araçlar su yakmıyor tabi. Hesap edin bakalım yakıt masrafını… Karayolları personelini gece mesaisi ücreti var mı? Bu aracın amortismanı ve ayrıca servisçinin ücreti var mı? Ne oldu? Görevli yoldaki ölü köpeği yolun kenarına attı geldi…
Masraf !
Masraf yaklaşık olarak 300 lira. Eski para birimine göre 300 milyon Türk Lirası…
Bu sadece Karayolları’nda gerçekleşti…
Bu yapılan gereksiz harcamaları tüm ülke genelindeki bütün resmi kurumlarda düşünürsek, içler acısı durum hakkında az çok yorum yapar hale gelebilirsiniz sanırım…
Olayı merkeze bildiren 55’inci kilometrede görevli polis ekibinden bir memurumuz, bir kağıt parçasıyla köpeğin kuyruğundan tutup 2 metre kenara atsaydı. Köpeğin kuyruğu eline mi yapışırdı. Ayrıca bu durumda 300 lira devletin kasasında kalacaktı…
Kötü mü olacaktı…
Hani ülke sevdalısıydın, hani vatanseverdin. Ne oldu ? Eğer yıllar önce benzer durumdaki gereksiz harcamaların önüne geçilseydi, belki de o polis memuru şu anda aldığı maaşın iki katını alacaktı…
Kötü mü olacaktı?
melih öğüt
yalçın bey ben sizin köşenizde fatih aladağ diye güçlü bir kalem görmüştüm bir ara.kendisini tanımam ama çok güzel konulara dğiniyordu. neden kaldırdınız onun yazılarını anlayamıyorm. kolay gelsin
11 Ağustos 2010, Çarşamba
abdullah
yalçın bey çok haklısın. polislerde son zamanlarda ciddi bir değişim var ya hadi hayırlısı.
26 Temmuz 2010, Pazartesi
ahmet
yetkililer bu insanları biraz eğitseler durum böyle olma. yazarında dediği gibi köpeğin kuruğu elinemi yapışırdı kenara atsaydı, çok yazık
26 Temmuz 2010, Pazartesi
|
|
|
|
|
||
|
||
|
||
|





























