Liderler sultası
Taha AKYOL
1270027993
TÜSİAD‘ın yeniden çıkarmaya başladığı Görüş dergisinin kapağındaki resim, demokrasimizin gerçekçi bir tasviridir: Parlamentoda partilerin sıralarında Erdoğan’lar, Baykal’lar ve Bahçeli’ler oturuyor! Resimde BDP yok. Aslında BDP’nin iç işleyişi ‘otoriter’den öteye ‘totaliter’dir. Ama o partinin ‘Şef’ini parlamento resmine koymak doğru olmazdı elbette. AKP, CHP, MHP fark etmiyor, partilerin mutlak hâkimi liderler. Milletvekillerini onlar belirler. Bütün makamlara gelmenin birinci ölçüsü, lidere saygıdan öteye mutlak sadakattir. Parti tüzüklerindeki değişiklikleri inceleyin... Her değişiklikte lider daha da güçlendirilmiştir. Ankara’dan geç döndüğüm için TÜSİAD’ın tanıtım kokteyline katılamadım; Görüş‘ü kutluyorum, yayın hayatında başarılar diliyorum. Niye hepsi böyle? Bütün partilerimizin böyle olmasının kültürel ve siyasi sebepleri var. Kültürel açıdan, henüz bireyleşmenin ve ‘kitle toplumu’nun yeterince teşekkül etmediği, ‘ataerkil’ değerlerin hâlâ güçlü olduğu bir toplumuz. Yüce sultanlarımız, ardından Ebedi ve Milli şeflerimiz... Sonra da ‘kral’ liderlerimiz... Her milletin tarihinde ‘ataerkil’ bir uzun kültürel geçmişi vardır. Siyasi modernleşmenin bunu kırması gerekirdi. Bizim başaramadığımız bu! Bakın, Ecevit’in 80 yaşındaki İnönü’yü devirmesinin dışında, liderini gönderip yenisini seçebilmiş bir partimiz yoktur! Liderler sadece darbeyle, kapatmayla veya Çankaya’ya çıkarak mevkilerini bıraktılar; hiçbiri partisi içinde itirazla bile karşılaşmadı! Darbelerle veya yargı kararlarıyla partilerin kapatılması yüzünden bizde partiler kurumlaşamadı, doğal gelişimini yapamadı. Onun için her yeni lider ‘kendi’ partisiyle ortaya çıktı veya ele aldığı partiyi kolayca ‘kendisinin partisi’ haline getirdi, partisinin ‘tek adam’ı oldu.
Yazının devamı için tıklayınız
|
|
|
|
|
||
|
||
|
||
|





























